BAŞKAN ARSLAN, GENEL KURULA VİDEO KONFERANS İLE KATILDI
Hizmet-İş Sendikası Genel Başkanı Mahmut Arslan, Muş Şube Başkanlığının 6. Olağan Genel Kuruluna video konferans yöntemi ile katılarak üyelere seslendi.
Tüm Belediye ve Genel Hizmet İşçileri Sendikası (HİZMET-İŞ) Muş Şube Başkanlığının 6. Olağan Genel Kurulu dün yapıldı. Yapılan genel kurula video konferans yöntemi ile katılan Genel Başkanı Mahmut Arslan, bir konuşma yaptı.
Arslan, konuşmasında Tüm Belediye ve Genel Hizmet İşçileri Sendikasının (HİZMET-İŞ) Muş’ta uzun yıllardır mücadele verdiğini belirterek, Muş’un gerçek anlamda ülkenin ve bölgenin teminatı bir şehir olduğuna vurgu yaptı.
“HAK-İŞ, TÜRKİYE’NİN ÇOK ÖNEMLİ BİR EMEK KONFEDERASYONUDUR”
Genel Başkan Arslan, konuşmasında HAK-İŞ hakkında bilgiler vererek şunları söyledi: “Muş’ta elde ettiğimiz başarımızın arkasında 30 yıla yakın mücadelemiz var. Muş Şubemiz, yıllardır devam ettirdiği mücadelesini bundan sonrada daha güçlü ve etkin bir şekilde devam ettirecektir. Muş’un ilçeleriyle birlikte her zaman devletin ve milletin yanında saf tuttuk. Muş gerçek anlamda ülkemizin ve bölgenin teminatı bir şehirdir. HAK-İŞ, 750 bine yaklaşan üyesi, 21 sendikası, 81 il başkanlığı ve 300’e yakın şube başkanlığı ile Türkiye’nin çok önemli bir emek konfederasyonudur. Hak-İş, dünyanın en büyük işçi örgütü ITUC’un Başkan Yardımcılığı görevini yürütmektedir. ITUC’un önemli ve saygın bir üyesidir
HAK-İŞ, Avrupa Sendikalar Konfederasyonu, Asya-Pasifik ve uluslararası konfederasyonlarla yakın işbirliği yapan, 50’ye yakın ülkeyle işbirlikleri imzalamış büyük bir organizasyondur. Türkiye’nin her ilinde, her iş yerinde Hak-İş’i inşa etmek için canla başla çalışmaktayız. Mücadelemizi dün ile kıyasladığımızda büyük bir aşamayı geride bıraktığımızı görüyoruz. 2012 yılında yaklaşık 120 bin üyesi olan Hak-İş, bugün 750 bini aşan devasa bir örgüte dönüşmüştür. Ülkemizin zor dönemlerden geçiyor. Bunu geçmiş dönemlerde de yaşadık. Yüksek enflasyon, hayat pahalılığı, ücretlerin istediğimiz düzeyde olmaması çalışanlar için büyük bir sorundur. Bu sorunun çözümü için yapılan toplu iş sözleşmelerine ilaveten yeni ek zam taleplerimizi sık sık dile getiriyoruz. Belediyelerimizde enflasyon üzerinde zamlar elde etme mücadelemizi sürdürüyoruz. Taşeron işçilerin umudu olduk. Taşeron işçilerine modern köle muamelesi yapıldığı dönemde Hak-İş, taşeron işçilerinin hak ve hukuklarının geliştirilmesi için yola çıkmıştır. O mücadelenin sonucu olarak bir milyona yakın taşeron işçisi, kadrolu işçi olmuştur. Bu mücadelemize emek veren herkese teşekkür ediyorum. Bu mücadelenin başarıya ulaşmasındaki en büyük mimar, Cumhurbaşkanımız Erdoğan ve ekibidir. Kadro alamayan taşeron işçilerinin de kadro alması için Hak-İş, önemli bir liderlik üstlenmiştir. Çalışma Bakanlığı ile yapılan ‘Kamu Çerçeve Protokolü’nde, bu yılın sonuna kadar KİT’lerde çalışan arkadaşlarımızın kadro alması, geçici ve mevsimlik işçilerin kadro taleplerinin yerine karşılanması ve kadro alan çalışanların özlük haklarının iyileştirilmesi konusunda prensip kararı aldık. Bu taleplerimizle ilgili düzenlemelerin hayata geçirilmesi için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımıza sık sık taleplerimizi iletiyoruz.” Dedi.
“BİZ ÇÖZÜM ÜRETECEK ADIMLAR ATMAK İSTİYORUZ”
Arslan, konuşmasının devamında ücret artışlarını desteklediklerini ama enflasyon oranında artış olmayan bütün çalışanların da ücretlerinin buna göre belirlenmesi gerektiğini belirterek şunları söyledi; “Tüm zorluklara rağmen umutlarımızı kaybetmedik. Oturup felaket tellallığı yapmak bize yakışmaz. Biz çözüm üretecek adımlar atmak istiyoruz. Geçtiğimiz günlerde asgari ücrette yapılan yeni artışa paralel olarak Türkiye’deki 15 milyon işçinin tamamının ücretlerinde iyileştirme yapılacak bir modeli bunun için önerdik. Kamuda çalışanların, memurların, memur ve işçi emeklilerinin, BAĞ-KUR emeklilerinin, asgari ücretle çalışanların, ücretlerindeki artış elbette önemli ve bu artışları destekliyoruz. Ancak asgari ücretin üzerinde ücret alan, özel sektörde çalışan, belediyelerde, üniversitelerde ve toplu sözleşmelerinde enflasyon oranında artış olmayan bütün çalışanların da ücretlerinin buna göre belirlenmesi gerekiyor. Sayın Çalışma Bakanı’na buradan bir kez daha çağrı yapıyorum: Bu olağanüstü dönemde, 15 milyon sigortalı işçinin de tamamının yararlanacağı bir yeni modele ihtiyacımız var. Çalışanların ücretlerinden yapılan kesintilerin düşük düzeylerde tutulması gerekir. Bütün ücretlilerin gelir vergisinden belli bir oranda muaf tutulması talebimiz var. Bu kriz döneminde nasıl ki kiralara bir sınır getirilmiştir ve bu sınır bir yıl devam edecektir, bu ekonomik kırılganlık, yüksek enflasyon uygulamasında, mağdur olan milyonlarca emekçinin hiç değilse belli bir dönem, belli oranda vergi alınarak rahatlatılması gerekmektedir. Bu konunun elbette ki kamu maliyesine getireceği yükün farkındayız. Ama milyonlarca emekçinin ücretlerinin asgari ücret düzeyine yaklaşmış olması toplu sözleşme düzenimizi ciddi şekilde etkilemekte ve olumsuz bir noktaya taşımaktadır” şeklinde konuştu.