BİYOLOJİK KÖKENLİ AFETLER

Muş Alparslan Üniversitesi, (MŞÜ) Afet Yönetim, Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi İskender Dölek, korona virüs ile ilgili değerlendirmelerde bulunarak biyolojik kökenli afetlerden örnekler verdi.

GÜNCEL 27.03.2020 19:15:55
BİYOLOJİK KÖKENLİ AFETLER

Dünya geneli yaşanan korona virüs salgınına örnekler veren Muş Alparslan Üniversitesi, (MŞÜ) Afet Yönetim, Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğretim İskender Dölek, ?Covid 19 yada Corona virüsünün neden olduğu bir şekliyle bizlerin de dahil olduğu bu süreç çok boyutlu bir olaydır? dedi.

Sadece ülkemiz değil bütün dünya oldukça ilginç ve zor bir süreçten geçtiğine dikkat çeken Dr. Öğretim Üyesi İskender Dölek ?İnsanın yaşamı boyunca çok nadir karşılaşacağı, olaylardan birini yaşamaktayız. Afetler doğa kökenli olabilecekleri gibi insan ya da biyolojik kökenli de olabilmektedir. Biyolojik afetler olarak nitelendirilen salgın hastalıklar çok geniş alanları etkilemeye başladığında ?Pandemi? adını alır. Bu durum yerel olmaktan çıkan küresel ölçekte etkili olan salgın hastalıkları ifade etmek için de kullanılır. Hem dünyanın hem de ülkemizin yaşadığı olağanüstü durum geçmişte de yaşanmış insanlık bir şekilde bunun üstesinden gelmiştir? dedi.

?Covid 19 yada Corona virüsünün neden olduğu bir şekliyle bizlerin de dahil olduğu bu süreç çok boyutlu bir olaydır? diye ifade eden Dölek, şunları söyledi: ?Her ne kadar sağlık açısından değerlendirilse de yaşanan bu olayın sosyolojik, kültürel, teolojik, felsefi, yönetimsel birçok boyutu vardır. Bu tür afet durumları doğru yönetildiğinde doğru çıkarımlar da bulunabildiğinde milletlere önemli deneyim ve kazanımlar sağlar. Olumsuz gibi gözüken bu durumu çok ciddi fırsatlara dönüştürebiliriz.  Doğru yönetilmek ve doğru çıkarımlar da bulunmak kaydıyla. Her kötü şey beraberinde iyilikleri de getirir.

Hastalık beden veya zihinde meydana gelen rahatsızlık ve görev bozukluğuna yol açan belirli bir anormal duruma verilen genel bir addır. Bulaşıcı hastalıklar ise enfeksiyon hastalıkları olarak adlandırılan virüs, bakteri, mantar, çok hücreli parazitler ya da anormal yapılı proteinler gibi hastalığa neden olan mikrobik taşıyıcıların neden olduğu rahatsızlıklardır. Bu taşıyıcılar kimi zaman insandan insana kimi zamanda hayvandan insana olacak şekilde çeşitli mekanizmaları kullanarak insanlara bulaşırlar.

Bulaşıcı hastalık olarak ifade ettiğimiz durum ise bir kıtada,  bir bölgede, bir ülkede veya dünyanın pek çok yerinde aniden ortaya çıkmasının ardından süratle yayılarak çok sayıda kişi üzerinde ciddi bir şekilde etkili olması olarak ifade edilir.

Salgın hastalıklar yani Pandemiler insanlık tarihi kadar eskidir. Hemen herkes savaşlarda verilen can kaybının yüksek bir oran olduğunu bilir. Ancak çoğu kimse dünya tarihi boyunca en az savaşlarda olduğu kadar çok sayıda kişinin salgın hastalıklar nedeniyle hayatını kaybettiğini bilmez. Oysaki tarih boyunca birçok hastalık daha önce bu hastalığın hiç görülmediği kadar ölümlere neden olmuş, sadece halk değil birçok devlet yöneticisi Krallar, Kraliçeler, İmparatorlar bu hastalıklardan direk ya da dolaylı olarak etkilenmişlerdir.

Tarihi Çin ve Roma kayıtları M.S I. ve II. yüzyıllarda bir dizi salgın hastalığın, bu toplumlarda çok sayıda insanın ölümüne neden olduğunu belirtmektedir. Avrasya´nın bir ucundan diğerine sıralanan ülkeler arasında ve Afrika´nın çoğu bölgesinde karşılaşılan salgın hastalıkların Roma ve 2Hun imparatorluklarının yıkılmasının başlıca nedenlerinden biri olduğunu ileri sürmek ise çok iddialı bir ifade değildir.

Tarih boyunca karşılaşılan çiçek, Veba, kolera tifo gibi hastalıkların salgın halinde büyük alanlara yayılmaları tarihte büyük kitlelerin hayatını kaybetmesine neden olmuştur.

SALGIN HASTALIKLARIN MİKRO NEDENLERİ

Bulaşıcı hastalıklara sebep olan birçok etken gözle görülemeyen ancak elektron mikroskopları ile büyütülerek varlıklarını fark edebildiğimiz mikrop ya da virüslerdir. Bu çok küçük organizmalar insanların savaşlarda verdiği kayıplardan daha büyük kayıplara sebep olan ve milyonlarca insanı çok kısa bir süre içinde öldürebilen salgın hastalıklara neden olabilirler. Hatta bugün yüzyıllar önce kitlesel ölümlere neden olan bazı salgın hastalıklara hangi virüs ya da mikrobun neden olduğu gizemini korumakta ve bilim insanlarınca hala araştırılmaktadır.

TARİHTE YAŞANMIŞ BÜYÜK SALGIN HASTALIKLAR

Bugün karşı karşıya kaldığımız durum sadece bu yüzyıla özgü bir olay değildir. Tarihte benzeri birçok defa yaşanmış, bütün dünyayı etkilemiş farklı isimlerle farklı dönmelerde yaşanmış salgın hastalıklara rastlamak mümkündür.

Çiçek hastalığı tarihe damgasını vuran ve büyük ölümlere yol açmış bir hastalıktır. Avrupa´da ilk kez X. yüzyıldan önce gözlenmiş 16. ve 17. Yüzyıllarda esrarengiz bir şekilde öldürücü hale gelerek Avrupa´da etkili olmuştur. Coğarafi keşiflerle Amerika kıtasına taşınan bu hastalık kıta nüfusunu kırmış geçirmiştir.

1977 yılında Dünya Sağlık Örgütü´nun başlattığı kampanya sonucu tüm dünya ülkelerinde çiçek aşısı yapılarak hastalık ortaya çıkmayacak şekilde gerilemiştir.

Veba diğer adıyla Kara Ölüm Milat´tan önce IX ve X. yüzyıllardan itibaren bilinen bir hastalıktır. İlk büyük Veba salgını M.S 6.yy da görülmüştür. Mısır´da görülen bu salgın o yüzyılda 50.000 kişinin ölümüne sebep olmuştur. M.S 164´te Roma´da çıkan salgın da aynı şekilde büyük nüfus kaybına sebep olmuştur. Salgının dördüncü yılına gelindiğinde Avrupa nüfusunun dörtte biri hayatını kaybetmiştir.

1346 yılında ikinci bir Veba salgını Hazar denizi kıyısından başlayarak hemen hemen dört yüzyıl boyunca etkili olmuştur. Taun adı da verilen bu salgın milyonlarca insanın ölümüne sebep olmuştur. Kıtaları etkileyen bu musibet büyük göçlerle dünya üzerinde hızla yayılmaya devam etmiştir. 23 milyondan fazla insanın öldüğü tahmin edilmektedir. Bu salgın da Avrupa, nüfusunun %30´dan fazlasını kaybetmiştir. Öyle ki Fransa gibi o dönmede nüfus yoğunluğu yüksek olan ülkelerde nüfusun Vebadan ölüm oranı %50´lere ulaşmıştır. 1720´de Marsilya´da görülen salgından sonra Veba Avrupa´dan çekilmiştir.

Veba´nın Avrupa´da önlenmesinde İtalyanların aldığı yalıtım (karantina) önlemlerinin etkisi büyük olmuştur. Hastaların karantinaya alınması hastalıkla ilgili koruyucu önlemlerin yoğunlaştırılması, hastalığa neden olan faktörlere yönelik engelleyici tedbirlere başvurulması hastalığın Avrupa topraklarını terk etmesinde önemli olmuştur. Bunun yanı sıra Avusturya-Macaristan imparatorluğunun Osmanlı İmparatorluğu ile olan sınırına çekilen ve ?cordon sanitaire? denilen 1900 km uzunluğundaki karantina sınırının bu gerilemede önemli olduğuna inanılmaktadır.

Asya´da 14. Yüzyılda Çin kaynaklı bir Pandemi tüm Asya kıtasını tehdit altına almıştır. 25 milyon insan Vebadan yaşamını yitirmiştir. Ticaret yollarının gelişmesi ile Veba salgını Uzakdoğu´dan orta Asya´ya Mezopotamya ve yakın Doğu´ya buralardan da İskenderiye, İstanbul, Rusya üzerinden Avrupa ve Afrika´ya taşınmıştır. 1438, 1444 ve 1449 yıllarında Mısır´da üç Veba salgını görülmüştür.

Avrupa´da yaşanan büyük Veba salgını Çin ve Orta Asya´dan başlamıştır. 1347´de Kırım´da bir Ceneviz ticaret merkezini kuşatan Kıpçak ordusu buradaki Vebalı cesetleri mancınıkla kentin içine atmışlardır. Bu eylem Vebayı Avrupa´ya taşıyan ilk olaydır.

YENİ KUŞAK VİRÜSLER

İlk olarak? yeni kuşak virüsler? ifadesi 1989´da Rockefeller üniversitesinden virüs bilimci Stephen Morse tarafından kullanılmıştır. Aslında Morse bu ifadeyle yeni türleri değil? ?bir toplumda birden bire hızla ortaya çıkan? çok eski virüsleri kastetmiştir. Gerçektende günümüzde sıklıkta adlarını duyduğumuz virüslerin çoğu aslında eski dönemlerde insanlığı tehdidi altına almış bilindik virüslerden başkaları değildir.

İSPANYOL GRİBİ

Çiçek, Veba, Kolera ile kıyaslandığında grip son derece hafif ve tehlikesi önemsenmeyecek bir rahatsızlık gibi görülebilir. Oysa birinci Dünya Savaşı ile birlikte yüzleşilen grip salgını bu hastalığın hiçte önemsiz olmadığını insanlara göstermiştir. 1918 baharında aniden ortaya çıkan ve insanların kabusu haline dönüşen grip salgını 30 yıl içinde 50 milyona yakın insanın ölümüne neden olmuştur. Amerika Birleşik Devletleri´nde grip salgını sosyal hizmetlerin tamamen durmasına neden olurken, bazı eyaletlerde santral çalışanlarının görevlerini yapamaz hale gelmesine neden olmuştur. Çok sayıda polisin grip yüzünden görev yapamaması güvenlik sorunlarına neden olmuştur.?

Devam edecek?

İlginizi Çekebilir

MUŞ’TA İSTİKLÂL MARŞI VE ÇANAKKALE ŞEHİTLERİ İÇİN ORTAK PROGRAM

KOCAELİ’DE MUŞLULAR DERNEĞİ KURULDU, HEMŞEHRİLER İFTARDA BİR ARAYA GELDİ

BAŞKAN BARIŞAN: "İSTİKLÂL MARŞI BİN YILIN ÖZGÜRLÜK DESTANIDIR"

VALİ ÇAKIR’DAN İSTİKLAL MARŞI’NIN KABUL YIL DÖNÜMÜ MESAJI

TEKNOLOJİ VE SANAT ATÖLYELERİNDE GELECEĞİN GENÇLERİYLE BULUŞMA

ÖZEL GEREKSİNİMLİ BİREYLER VE AİLELERİ İÇİN ANLAMLI İFTAR BULUŞMASI

KORKUT'TA İFTAR VE ŞENLİKLE DOLU UNUTULMAZ RAMAZAN GECESİ

MALAZGİRT'TE "ZİMEM DEFTERİ" GELENEĞİ YAŞATILDI

HAT, EBRU VE TEZHİP SANATIYLA DEĞERLER SERGİSİ MUŞ’TA ZİYARETE SUNULDU

MUŞ'TA ATA SPORUNA İLGİ ARTIYOR: ÖĞRENCİLER TÜRK OKÇULUĞU KURSUNDA

  • Cuma 14.7 ° / 3.9 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
  • Cumartesi 13.3 ° / 5.3 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
  • Pazar 14.9 ° / 3.4 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.GALATASARAY A.Ş. 25 19 2 4 41 61
2.FENERBAHÇE A.Ş. 25 16 0 9 32 57
3.TRABZONSPOR A.Ş. 25 16 3 6 22 54
4.BEŞİKTAŞ A.Ş. 25 13 5 7 15 46
5.RAMS BAŞAKŞEHİR FUTBOL KULÜBÜ 25 12 7 6 17 42
6.GÖZTEPE A.Ş. 25 11 5 9 10 42
7.KOCAELİSPOR 25 9 10 6 -3 33
8.SAMSUNSPOR A.Ş. 25 7 7 11 -3 32
9.ÇAYKUR RİZESPOR A.Ş. 25 7 9 9 -3 30
10.GAZİANTEP FUTBOL KULÜBÜ A.Ş. 25 7 9 9 -10 30
11.CORENDON ALANYASPOR 25 5 8 12 -4 27
12.NATURA DÜNYASI GENÇLERBİRLİĞİ 25 6 12 7 -6 25
13.TÜMOSAN KONYASPOR 25 5 11 9 -10 24
14.HESAP.COM ANTALYASPOR 25 6 13 6 -15 24
15.İKAS EYÜPSPOR 25 5 13 7 -17 22
16.KASIMPAŞA A.Ş. 25 4 12 9 -15 21
17.ZECORNER KAYSERİSPOR 25 3 11 11 -27 20
18.MISIRLI.COM.TR FATİH KARAGÜMRÜK 25 3 17 5 -24 14