BURSA MUŞ İLDER’İN GELENEKSEL İFTAR PROGRAMINA YOĞUN KATILIM
Bursa’da yaşayan Muşlu hemşehriler, Bursa Muş İlder’in düzenlediği geleneksel iftar programında bir araya geldi. Ramazan’ın manevi atmosferinde gerçekleşen programda, katılımcılar hemşehrilik bilincini pekiştirirken, kültürel ve sosyal bağlarını güçlendirme fırsatı buldu.
Bursa’da faaliyetlerini sürdüren Bursa Muş İlder, geleneksel iftar programında Muşlu hemşehrilerini aynı sofrada buluşturdu. Ramazan ayının manevi atmosferinde gerçekleştirilen programa dernek üyeleri, aileler ve davetliler yoğun katılım gösterdi. Birlik ve beraberlik vurgusunun öne çıktığı gecede, hemşehri dayanışmasının güçlendirilmesi yönünde mesajlar verildi.
İftar öncesinde misafirler tek tek karşılanırken, salonda samimi ve sıcak bir atmosfer hâkim oldu. Okunan ezanın ardından dualar eşliğinde oruçlar açıldı. Program boyunca hemşehriler arasında hasbihal edilirken, memleket özlemi ve ortak değerler üzerine sohbetler gerçekleştirildi.
Aynı sofrada buluşmanın anlamı
Programda konuşan Bursa Muş İlder Başkanı Mehmet Akif Bingöl, Ramazan ayının yalnızca bir oruç ibadeti değil, aynı zamanda toplumsal dayanışma ve kardeşlik ikliminin güçlendiği özel bir zaman dilimi olduğuna dikkat çekti.
Bingöl, Bursa’da yaşayan Muşlu hemşehrilerin birlik ruhunu canlı tutmanın derneğin temel amaçlarından biri olduğunu belirterek, “Geleneksel hale getirdiğimiz iftar programlarımız, sadece bir yemek organizasyonu değil; kültürümüzü, değerlerimizi ve kardeşlik bağlarımızı tazelediğimiz önemli buluşmalardır. Bursa’da yaşayan Muşlu hemşehrilerimizin aynı sofrada bir araya gelmesi, memleket hasretini bir nebze olsun azaltmakta ve aramızdaki gönül köprülerini güçlendirmektedir” ifadelerini kullandı.
Dayanışma ve hemşehrilik vurgusu
Dernek faaliyetlerinin yıl boyunca sürdüğünü hatırlatan Bingöl, sosyal ve kültürel etkinliklerle hemşehriler arasındaki iletişimi artırmayı hedeflediklerini dile getirdi. İftar programlarının bu çabanın önemli bir parçası olduğunu kaydeden Bingöl, konuşmasında şu değerlendirmelere yer verdi: “Bizler Bursa’da yaşayan Muşlular olarak köklerimizi unutmadan, bulunduğumuz şehre değer katma anlayışıyla hareket ediyoruz. Derneğimiz, hemşehrilerimizin iyi gününde de zor gününde de yanında olmayı ilke edinmiştir. Ramazan ayı ise bu birlikteliği pekiştirmek için önemli bir fırsattır. Aynı sofrayı paylaşmak; ekmeğimizi, duamızı ve muhabbetimizi paylaşmak demektir. Bu akşam burada oluşan tablo, hemşehrilik bilincinin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha göstermiştir.”
Bingöl, özellikle genç kuşakların kültürel bağlarını korumasının önemine değinerek, dernek çatısı altında gerçekleştirilen faaliyetlerle yeni nesillerin memleket kültürüyle bağ kurmasının hedeflendiğini ifade etti. Bursa’da yaşayan Muşlu gençlerin hem akademik hem sosyal hayatta daha aktif rol almalarını önemsediklerini belirten Bingöl, bu yönde rehberlik ve dayanışma çalışmalarının sürdürüleceğini kaydetti.
Dernek faaliyetlerinin kapsamı
Bingöl, konuşmasının devamında dernek olarak sadece iftar programlarıyla sınırlı kalmayıp, yıl boyunca çeşitli sosyal, kültürel ve eğitim odaklı etkinlikler düzenlediklerini belirtti. “Bizler, Bursa’da yaşayan Muşlu hemşehrilerimizin birbirleriyle iletişimini artırmak, dayanışmayı güçlendirmek ve kültürel mirasımızı genç kuşaklara aktarmak için çalışmalarımızı aralıksız sürdürüyoruz. İftar programlarımız bunun en somut örneklerinden biri. Burada bir araya gelerek hemşehrilik ruhunu yaşatıyor, birbirimizin iyi ve kötü günlerinde yanımızda olmayı pekiştiriyoruz” dedi.
Gençlere özel destek
Dernek faaliyetlerinde gençlere özel önem verdiklerini vurgulayan Bingöl, “Gençlerimiz geleceğimizin teminatıdır. Bu nedenle onları hem akademik hem sosyal alanda desteklemek, hem kültürümüzü hem de memleket sevgimizi onlara aktarmak için rehberlik ediyoruz. Dernek olarak gençlerimizin hemşehrilik bilincini korumaları ve sosyal sorumluluk projelerinde aktif rol almaları için fırsatlar sunuyoruz” ifadelerini kullandı.
Dayanışma ve manevi değerler
Bingöl, ayrıca dernek üyelerinin ve hemşehrilerin dayanışmasının, Ramazan gibi özel zamanlarda daha da görünür hale geldiğini belirterek, “Bu sofralar sadece bir iftar organizasyonu değil; gönüllerimizin buluştuğu, değerlerimizin paylaşıldığı ve birliğimizin güçlendiği anlar olarak tarihe geçiyor. Katılım gösteren her hemşehrimize teşekkür ediyor, Rabbimden yapılan ibadetleri kabul etmesini niyaz ediyorum” diyerek sözlerini tamamladı.