CHP’Lİ RIZVANOĞLU VARTO’DAKİ JES PROJESİNİ MECLİS GÜNDEMİNE TAŞIDI
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, Muş’un Varto ilçesinde 16 köyü etkileyeceği belirtilen jeotermal arama projesiyle ilgili iddiaları Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne taşıdı. Rızvanoğlu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanıtlaması istemiyle iki ayrı soru önergesi verdi.
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Doğa Hakları ve Çevre Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Evrim Rızvanoğlu, Muş’un Varto ilçesinde planlanan ve bölgedeki 16 köyü etkileyeceği ifade edilen jeotermal arama projesiyle ilgili gelişmeleri Türkiye Büyük Millet Meclisi gündemine taşıdı. Rızvanoğlu, proje kapsamında meraların kullanımı ve verilen çevresel izinlerle ilgili iddiaların açıklığa kavuşturulması amacıyla Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı ile Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a ayrı ayrı yazılı soru önergeleri sundu.
Rızvanoğlu’nun Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’ya yönelttiği soru önergesinde, Muş Valiliği İl Mera Komisyonu tarafından Varto ilçesine bağlı Çallıdere köyünde mera vasfındaki bir alanda jeotermal arama sondajı yapılmasına izin verildiği iddiası gündeme getirildi.
Rızvanoğlu, Muş’un Varto ilçesine bağlı Güzelkent Mahallesi sınırlarında yer alan ve Ar: 2023/02 ruhsat numaralı sahada, merkezi yurtdışında bulunan Ignis H2 Enerji Üretim Anonim Şirketi tarafından jeotermal arama sondajı yapılmasının planlandığını belirtti. Projeye ilişkin Muş Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından “Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Gerekli Değildir” kararı verildiğini ifade eden Rızvanoğlu, proje tanıtım dosyasının ÇED Yönetmeliği Ek-2 listesinde yer alan “jeotermal kaynağın aranması ve/veya çıkartılması” maddesi kapsamında hazırlandığını kaydetti.
Ancak Danıştay 6. Dairesi’nin 2022/7584 esas sayılı dosyasında, söz konusu maddede yer alan “jeotermal kaynağın aranması ve/veya çıkartılması” ibaresinin hukuka aykırı bulunarak yürütmesinin durdurulduğunu hatırlatan Rızvanoğlu, buna rağmen sürecin devam etmesinin hukuki tartışmalara yol açtığını belirtti.
Tarım ve Orman Bakanına 8 kritik soru
Rızvanoğlu, Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı’nın yanıtlaması istemiyle sunduğu soru önergesinde proje kapsamındaki mera alanlarının kullanımına ilişkin çeşitli sorular yöneltti.
Önergede, Çallıdere köyünde 104 ada 1 parselde bulunan mera alanının tahsis amacı değiştirilmeden önce rezerv tespiti yapılıp yapılmadığı, arama faaliyetlerinin hangi aşamada olduğu ve rezerv belirlenmeden 4342 sayılı Mera Kanunu’nun 14. maddesi kapsamında işlem yapılmasının hukuki dayanağı soruldu.
Ayrıca Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından resmi bir talep bulunup bulunmadığı, mera tahsis sürecinde komisyon kararı, defterdarlık görüşü ve valilik onayının usulüne uygun alınıp alınmadığı da sorular arasında yer aldı.
Proje kapsamında toplam 4 bin 37,99 hektarlık ruhsat alanı içinde 8 hektarlık bir ÇED alanı belirlendiği ve 10 adet jeotermal kuyusu açılmasının planlandığı ifade edilen önergede, bazı sondaj noktalarının Çallıdere, Teknedüzü, Küçüktepe ve Güzelkent köylerindeki parseller üzerinde yer aldığı belirtildi.
Bu kapsamda Rızvanoğlu, söz konusu parsellerin mera vasfı taşımasına rağmen neden yalnızca Çallıdere 104/1 parsel için izin verildiğini, diğer parseller için de benzer izinlerin bulunup bulunmadığını ve projenin tüm mera alanları üzerindeki toplam etkisinin değerlendirilip değerlendirilmediğini sordu.
Rızvanoğlu ayrıca, sondaj faaliyetlerinin tarım arazileriyle çakışması durumunda 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında “Tarım Dışı Kullanım İzni” alınıp alınmadığını da gündeme getirdi.
Hayvancılık ve mera kaybı soruları
Rızvanoğlu, soru önergesinde mera alanlarının jeotermal faaliyetlere açılmasının bölgedeki hayvancılık faaliyetlerini nasıl etkileyeceğine ilişkin değerlendirmelerin yapılıp yapılmadığını da sordu.
Anayasal koruma altındaki ve “kamu orta malı” statüsündeki meraların özel bir şirket tarafından yürütülecek jeotermal faaliyetlere açılmasının “kamu yararı” ilkesiyle nasıl bağdaştırıldığını soran Rızvanoğlu, mera alanlarının parçalanması ve sondaj çalışmalarında kullanılan kimyasalların sızma riskinin hayvancılık ekonomisi ile hayvansal gıda güvenliği üzerindeki etkilerinin dikkate alınıp alınmadığını da gündeme getirdi.
ÇED kararı hukuki tartışma konusu
CHP’li Rızvanoğlu’nun Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’a yönelttiği soru önergesi ise aynı proje için verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararının hukuki dayanaklarına ilişkin soruları içeriyor.
Rızvanoğlu, proje tanıtım dosyasının sunulduğu 17 Nisan 2025 tarihinde ÇED Yönetmeliği’nde yer alan ilgili hüküm hakkında Danıştay tarafından verilmiş yürütmeyi durdurma kararı bulunduğunu hatırlatarak, buna rağmen başvurunun neden iade edilmediğini sordu.
Önergede ayrıca Danıştay 6. Dairesi’nin yürütmeyi durdurma kararının Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile il müdürlükleri tarafından neden uygulanmadığı, bu konuda il müdürlüklerine herhangi bir bilgilendirme yapılıp yapılmadığı da soruldu.
“Projenin hukuki niteliği net mi?”
Rızvanoğlu, proje hakkında verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararının hukuki niteliğinin tartışmalı olduğunu belirterek, projenin jeotermal arama mı yoksa çıkarma faaliyeti mi olduğunun netleştirilmeden karar verilmesinin idari açıdan sorun oluşturup oluşturmadığını da gündeme getirdi.
Önergede ayrıca, söz konusu faaliyetlerin bir jeotermal enerji santrali projesinin parçası olup olmadığı ve ÇED Yönetmeliği Ek-1 listesi kapsamında tam bir ÇED raporu hazırlanması gerekip gerekmediği de sorular arasında yer aldı.
Rızvanoğlu, proje faaliyetlerinin bütünlük ilkesi gözetilmeden parçalara ayrılarak ayrı ayrı değerlendirilip değerlendirilmediğinin de açıklığa kavuşturulmasını istedi.