DEM PARTİLİ TEMELLİ VARTO’DAKİ JEOTERMAL ÇALIŞMALARI MECLİS’E TAŞIDI
DEM Parti Muş Milletvekili Sezai Temelli, Varto’daki jeotermal arama ve sondaj çalışmalarının mera ve tarım alanlarına etkilerini, maden faaliyetleriyle olası bağlantılarını ve kamu kurumlarının sorumluluklarını TBMM gündemine taşıdı.
Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Grup Başkanvekili ve Muş Milletvekili Sezai Temelli, Muş’un Varto ilçesi ve bağlı köylerde başlatılan jeotermal arama ve sondaj faaliyetlerinin ekolojik, tarımsal, sosyo-ekonomik ve hukuki etkilerinin incelenmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne araştırma önergesi sundu. Temelli, faaliyetlerin mera ve tarım alanlarına etkileri ile bu çalışmaların maden arama faaliyetleriyle olası bağlantısının ortaya konulmasının önemine dikkat çekti.
“Bölge ciddi risk altında”
Temelli, Varto’da jeotermal arama çalışmalarının ABD merkezli Ignis H2 Energy şirketinin Türkiye’deki iştiraki aracılığıyla yürütüldüğünü belirtti. Şirketin Doğu Anadolu Bölgesi’nde birden fazla jeotermal arama ruhsatı olduğunu ve bu ruhsatlardan birinin Varto ilçesi Güzelkent Köyü ve çevresinde yaklaşık 40 kilometrekarelik alanı kapsadığını açıkladığını hatırlatan Temelli, projeye kamuoyunda “Güzelkent Exploration Project” denildiğini ifade etti.
Temelli, bu tür çalışmaların yer altı ve yer üstü su varlıklarını kirletme, toprak yapısını bozma, mera alanlarını geri dönüşsüz şekilde tahrip etme ve bölgedeki tarımsal ve hayvansal üretime zarar verme riskleri taşıdığını vurguladı. “İçme suyu sorunu yaşayan Varto için bu riskler çok daha ciddi sonuçlar doğurabilir” dedi.
Mera alanlarının enerji ve madene açılması eleştirisi
Özellikle Varto’ya bağlı Çalıdere Köyü sınırları içindeki 104 ada 1 parsel numaralı taşınmazın, Muş İl Özel İdaresi Ruhsat ve Denetim Müdürlüğü’nün 01.12.2025 tarihli yazısıyla jeotermal sondaja açılmasının talep edildiğini belirten Temelli, “Mera alanlarının enerji ve maden faaliyetlerine açılması, kırsal yaşamın devamlılığını zayıflatıyor ve köylülerin geçim kaynaklarını tehdit ediyor” dedi.
Jeotermal mi, maden araması mı?
Temelli, Varto ve köylerinde maden ocaklarının açılacağı yönünde yerel bilgiler olduğunu ve termal su ile kaplıca adı altında başlatılan çalışmaların gerçekte altın ve bakır gibi madenlerin tespiti amacıyla yürütülebileceği iddialarına dikkat çekti.
Maden mühendislerinin değerlendirmelerine göre, jeotermal su hatları ile hareketli fay hatlarının örtüşmesi, altın ve bakır gibi madenlerin yüzeye yaklaşmasında doğal güzergâhlar oluşturuyor. Temelli, “Jeotermal aramalar, maden aramacılığına altyapı sağlayabilir ve bölge halkı yeterince bilgilendirilmeden köyler enerji ve maden sahalarına açılabilir” uyarısında bulundu.
Halkın bilgilendirilmesi ve şeffaflık vurgusu
Temelli, tüm sürecin şeffaf biçimde yürütülmesi gerektiğini de vurgulayarak, “Kapsamlı ve bağımsız bilimsel çalışmalar yapılmadan, çevresel etki değerlendirmeleri şeffaf işletilmeden köylerin enerji ve maden sahalarına açılması telafisi mümkün olmayan ekolojik, sosyal ve ekonomik yıkımlara yol açabilir” dedi.
Temelli, Varto ilçesi ve köylerinde yürütülen jeotermal arama ve sondaj faaliyetlerinin hukuki dayanaklarının, ekolojik etkilerinin, mera alanlarına ve kırsal yaşama olan etkilerinin, maden arama faaliyetleriyle bağlantısının ve ilgili kamu kurumlarının sorumluluklarının Meclis tarafından incelenmesinin zorunlu olduğunu belirtti.