Hafta sonu Muş Esnaf ve Sanatkarlar Odasının toplantı salonunda düzenlenen Genel Kurula çok sayıda STK temsilcisi ile davetliler katıldı. Belirlenen gündemin gerçekleşmesinin ardından bir kşma yapan Başkan Aras, geçen dört yıl çalışmalarını anlattı. Aras, konuşmasını şunları ekledi; ?Değerli kardeşlerim; Bundan dört yıl evvel yine aynı sebeple bir araya gelmiştik. O gün Din görevlisi kimliğimizin yanında, kardeşliğimizi, muhabbetimizi inşa etmek adına önümüze gelen dört yıllık bir yol haritası koymuş, çilelerle, sıkıntılarla karşılaşa bilmeyi göze almış ve sizlerden el istemiştik. O günlerde konuşulan sorunlarımızı bugün ne mutlu ki konuşmuyoruz. Hatırlayın dört yıl önce başımızda bir Rotasyon sıkıntısı vardı, mücadelesini yaptığımız, çözüm yollarını aradığımız sınavsız geçişimiz, yani ilitamımız vardı, kuran kursları için eğitim öğretim yardımı alabilme çabamız vardı, bayram izinleri ile ilgili sorunlarımız, Cuma izinleri ile ilgili engellerimiz vardı, Dini nikah talebimiz, 4B lilerin izin haklarında düzenleme, bütün bayramlarda mesai ücreti gibi dile getirmekten çekinmediğimiz sorunlarımız vardı.
Dört yıl sonra yine bir aradayız. Biraz daha mutlu, biraz daha onurlu, biraz daha yüklenilmiş görevi yerine getirebilme öz güvenine sahip. Biraz daha sizden aldığımız gucu kazanıma dönüştürme haklılığı. Bunun adına sendikalı olmanın, örgütlü bir güçle yol almanın, bir değil binlerin gücünü arkamıza almak diyoruz. Bunun adına sen yoksan biz bir eksiğiz diyoruz. Değerli Başkanlarım, çok kıymetli meslektaşlarım Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde çalışmak özveri ister, mücadele ve azim ister. Tarihin her döneminde Din ve Diyanete saldırmakla görevli olan şer odaklarının varlığını müşahede ettik. Her dönemde ortaya atılan Ebu Cehillerle karşılaştık. Bizler Peygamber varisi bir mesleğin emanetçileriyiz. Peygamberimizin emanetini yere düşürmemek için, kuranın nurunu söndürmemeleri için kendimizi siper ettik. Dört yıllık süre içerisinde Diyanetimize kara çalmaya çalışanlar türlü hilelerle karşımıza dikildiler. Bir sabah uyandığımızda Diyanet İşleri Başkanlığını makam aracı üzerinden vurmak istediler. Bir sabah uyandığımızda Fetva krizini önümüze koydular. Bir sabah uyandığımızda Diyanette faiz var yalanını uydurdular. Ve yine Diyaneti kerhaneye benzetmek isteyen alim görüntülü zerzevatların karalama eğilimini gündem ettiler. Siyonizm destekli şer odaklı televizyon kanalında ahlaksızlığı servis edip, çıplaklığı dinin vazgeçilmezi haline getirmek istediler.
Bütün bunlar yaşanırken Din görevlilerinin en büyük sendikası olan Diyanet-Sen kayıtsız kalamazdı. Diyanet Bizimdir, Diyanetime ve başkanıma dokunma sloganlarıyla Diyanet İşleri Başkanlığına sahip çıkan, 81 ilde eş zamanlı eylemler yapan bizlerdik. Çunku biz biliyorduk ki Diyanet olmadan, Diyanet-Sen olmaz? Din görevlileri olmadan bizler olamayız. Kanallarından irin akan Adnan Oktar´ın eylem kararını verdikten sonra 81 ilde eş zamanlı programlar duzenledık ve bir ay içerisinde şer odağının hizmetçisi olan Adnan Oktara hapishane yolunu açtık. Unutmayın bu mücadelenin hiçbir yerinde olamayan bugün her şeyin göbeğindeymiş gibi davranamaz. Türkiye´de Diyanet sırat köprüsünden geçerken yanımızda olanlar yarında yanımızda olacaktır. Kendimizi bu davaya vakfetmek, bulunduğumuz kurumu ve davayı kendimizden üstün tutmak din görevlisinin görevidir. Bu dava ne koltukları işkal etmek için, ne güç gösterisi yapmak için ne de ağlama duvarına dönüştürmek için vardır. Bu dava kardeşinin derdiyle dertlenmek için, bu dava mazlumun sesi olmak için bu dava hakkı batıldan ayırmak için bu dava islamın nurunu söndürmemeleri için ilel ebed ayakta durmalıdır. Bunu sağlayacak olanlar bizleriz. Sizlersiniz. Geleceğimizi inşa etmek adına önemle üzerinde duracağımız tek şey tartışmasız olan hususlarımızdır. Değerli başkanlarım, çok kıymetli delegasyon değerli meslektaşlarım, sivil toplum örgütleri Memur-Sen ve Diyanet-Sen´den önce yağmalama, kırma dağıtma olarak bilinen terör sempatizanı yapılar gibiydi. Devletin araçlarını yakan, devlet mülkünü ateşe veren sokakları yaşanmayacak bir hale getirenler sendikacılık adı altında yağmacılık yapıyordu.
Fakat bizler geldikten sonra edeple hak aranabildiğini, diklenmeden de dik durabildiğimizi, devletimizin milli duruşunu korurken bireysel hak ve hukuk mücadelemizden ödün vermediğimizi yaşayarak gösterdik. Unutmayın bizim olmadığımız bir yer, bize karşı duranların olabilir, bilinmelidir ki, asli olan görevimiz Din görevlisi kimliğimizdir. Bu kimliğin içeriği peygamber varisi bir görevi icra ettiğimiz için değerlidir, kıymetlidir. Bu sebeple sendikal mücadelede farklılıkları içeren, farklı özellikleri bünyesinde barındıran diğer sendikalı arkadaşlarımızla, ortak noktalarımızın olduğu unutulmamalıdır. Biz bir olaya bakarken, farklı baksak dahi, aynı menzile gitmek için yola farklı refreflerle çıkmış durumdayız. Maksat aynı iken, yolların farklı olması, yola revan olan kişilerin becerileriyle ilgilidir. Hatırlayın Din görevlileri için mücadele veren Diyanet-Sen, sınavsız geçişi sadece Diyanet-Sen üyeleri için kazanıma dönüştürmemiştir. Karşısında duracağımız, kayıtsız şartsız tahammül edemeyeceğimiz tek gerçek, devletime, milletime, bayrağıma, inancıma, kitabıma yapılan hiçbir saldırıyı affetmem. Onun ötesi bizim için şefkattir, sabırdır, çiledir, derttir ama asla isyan değildir. Bugün dört yıllık aradan sonra birlikte olup eteğimizdeki taşları döküyoruz. Dertleşmeye, motivasyona ve tıpkı dört yıl önce olduğu gibi yürü başkanım demenize ihtiyacımız var. Bizler yürürken sizleri arkamızda görmeliyiz. Bizler sesimizi yükseltirken bu gücü sizden aldığımızı bilmelerini istiyoruz. Bizler sadece birlerden değil, binlerden meydana gelmiş büyük ailenin ferdi olduğumuzu görmelerini isteriz. Bu yüzden ne ben tek başına bişeyim, ne siz tek başına bir şeysiniz. Bizi bir ve bütün eden, birbirimizden aldığımız güçtür. Birlerle başladığımız bu yolda, bugün geldiğimiz durumu rakamlarla arz etmek isterim. Unutmayın bir sayısı tek başına sadece bir dir. Fakat üç tane bir yan yana gelirse yüz on bir, yedi tane bir yan yana gelirse bir milyon yüz onbir bin yüz on bir eder. Nedir bu? Memur-Senimizi Türkiyenin en büyük Konfederasyonu yapan sayıdır. Büyük bir konfederasyonun üçüncü büyük sendikası olan Diyanet-Sen geçmişte hedeflediklerine bugün ulaşmış, bugün hedeflediklerine de dört yıl sonra ulaşma hedefinde olacaktır. Yaptıklarımız yapacaklarımızın teminatıdır diyerek söze başlayıp yeni dönem için 3600 ek göstergenin hayata geçmesini, Her ile Diyanet misafirhanalerini, Her camiye lojman talebini, Dört altı yaş kuran kurslarındaki anaokul düzenlemesini Çift görevli uyhulamasını Boş kadroların doldurulmasını, Müftülük çalışanlarına tanınan hakların genişletilmesini Genel merkezimizle yaptığımız görüşmelerde olgunlaştırıp yetkili kanallara ulaştırıyoruz. Geçmişte olduğu gibi, gelecekte de kazanımlar elde eden bir sendika olacağız inşallah. Değerli meslektaşlarım, Asli olan, sorunları dillendirirken, ifade ederken şiddet unsuru bir dil kullanmak, kırmak, incitmek, kendilerini dev aynasında görüp, diğerlerini küçümsemek, insanlığa sığmayacağı gibi, din görevlisi kimliğimize de aykırı bir tutumdur. 15 Temmuzda sokaklara dökülen, darbe gecesi ezanlarla, salalarla insanları sokaklara çağıran din görevlilerinin yapmak istedikleri tek şey vardı; Vatan, Bayrak, Millet, Devlet ve Din gibi değerlerimize yapılacak bütün saldırılar karşısında, biriz, bütünüz, diriyiz mesajıydı. O gün hiçbir kardeşimiz ben şu sendikaya mensubum bana ne demediği gibi, verilen mücadele de, bana ne dememeliler. Kavga iklimi bütün sendikalar için geçerli olabilir, kavga kültürü bütün sendikalar için söz konusu olabilir. Fakat Din görevlilerini temsil eden sendikalarda kavga söz konusu olamaz. Bakış açımız farklı olabilir, gözlerimizin rengi farklı olabilir ama baktığımız yön hep aynıdır, aynı olmak zorundadır. Hepimizin önemsediği ortak husus Allah rızasını kazanmaya yöneliktir. Bir çatı altında mücadele veren her bir birey temsil ettiği sendikanın değerleriyle yoğrulmuş, temsil ettiği sendikanın hassasiyetini gözetmiştir. Bu temsiliyet üye elde etmek için var olmayanları dillendirmek değildir. Bu temsiliyet iftira atarak bir yerlere gelme gayreti de olmamalıdır. Verilen mücadelenin takdir aşaması tamamen üyenin kimi tercih ettiği ile doğru orantılıdır. Verilen hizmet, üyeler bazında takdir görüyorsa, o sendikanın başarısız olması mümkün değildir. Ailemiz, çatımız Diyanet İşleri Başkanlığıdır. Bu çatının altında daha iyi olmak için mücadele söz konusu olabilir ama, kavga asla barınmamalıdır. Eksik olabilir ama, ötekileştirme asla olmamalıdır, Kırgınlık olabilir ama küskünlük asla olmamalıdır, gönül alma olabilir ama, gönül kırma asla olmamalıdır, Daha iyi olmak için yarış olabilir ama, dışlama asla olmamalıdır. Diyanet-Sen olarak Din görevlisinin olduğu her yer bizim için kıymetlidir. Bu sebeple sevgiyi ve kardeşliği asli unsur olarak görüp, asli unsurun gerekleri noktasında bir birimize kenetlenmeliyiz. Bugün burada kazanan Diyanet-Sen olacaktır. Türkiye´nin birçok yerinde eş zamanlı bir yarış havası başlatılmıştır. Yarışların galibi de, mağlubu da kardeşlik çınarının bir parçasıdır. Parçalara bölünmek yerine birleşmek, Ötelemek yerine kucaklaşmak bize yakışan asıl özelliğimizdir. Beynimizle yüreğimizin arasında kardeşlikten başka bir şey barınmamalıdır. Cumhurbaşkanımızın çok güzel bir uyarısı vardı. Bizlerin boş bıraktığı yerlerden ne yazık ki yılanlar sızdı. Kendilerine imam dedirttiler, kendilerine alim dedirttiler. İmam dedikleri ihanet geçesinde darbeci olarak karşımıza dikildi. Alim dedikleri şer odaklarının hizmetkarı çıktı. İşte bize bu yüzden gerek var. Altın nesil yetiştiriyoruz yalanıyla yılan nesil yetiştirenleri gördük. Kuranın nurunu söndürmeye, İmamın ismini kirletmeye, dava şuurunu yok etmeye niyetli olanları gördük. O gün darbeyi, hainliği, tuzağı, salalarla tarihin çöplüğüne atan yine bizlerdik. Bugün silahlı kuvvetlerin manevi kuvvet olmadan yol almayacağını, Bugün dünyayı dize getiren Osmanlının beslendiği kaynağın kuran ve ilim olduğunu, Bugün mazlum coğrafyalara uzanan elin Müslümandan, uzanan duanın bizlerden olduğunu, Dün gördük, Bugün görüyoruz, Yarın göreceğiz?Bu sebeple safları daha sıkı tutarak, mihrapta olan din görevlisin sendikacı olarak Hıl Fil Fudul geleneğini devam edebilmesi için yine bismillah, yeniden bismillah diyor, şube yönetimimi sizlere emanet ediyorum??
Yapılan konuşmaların ardından tek aday olarak seçime giren Ferzende Aras, tekrardan başkanlığa seçildi. Başkan Aras, katılım gösteren, destek veren herkese teşekkür etti.