DUAYEN SİYASETÇİ DEDE’YE SEVGİ SELİ
Rahatsızlığından dolayı yaklaşık 1 yıldır Muş’a gelmeyen ilin duayen siyasetçilerinden Necmettin Dede, davetli olarak Hizmet İş Sendikası Muş Şubesinin 6’ıncı Olağan Genel Kuruluna katılmak için geldiği ilde sevgi seli ile karşılandı.
Uzun yıllar emniyet teşkilatının üst kademelerinde görev yapan, 20. Dönem Muş Milletvekili ve 2004-2014 yılları arasında iki dönem Muş Belediye Başkanı seçilen, ilin yetiştirdiği en önemli isimlerden biri olan Necmettin Dede, davetli olarak katıldığı Hizmet İş Sendikası Muş Şubesinin 6’ıncı Olağan Genel Kurulunda sevgi seli ile karşılandı.
Genel Kurula katılanların yoğun ilgisiyle karşılaşan Dede, Muş’un her zaman kendisine sevgisini gösterdiğini belirterek bu sevgiye layık olmak için sağlığı yettiği sürece Muş’a ve Muşluya hizmet edeceğini dile getirdi.
Davetli olarak katıldığı genel kurulda bir konuşma yapan Necmettin Dede, konuşmasında gerek emniyet teşkilatının gerekse siyasetin üst kademelerinde uzun yıllar görev yaptığını ama Muş’un ve Muşlunun her zaman gönlünde yattığını dile getirdi. Dede, konuşmasında işçinin alın terinin önemine dikkat çekerek işçilerin emeklerinin karşılığının verilmesi gerektiğini söyledi.
Dede, genel kurulda yaptığı konuşmasında Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan’ın değerli bir insan olduğunu dile getirerek şunları söyledi: “Yaklaşık 1 yıldır rahatsızlığımdan dolayı Muş’a gelmiyordum. Ama bu güzel insan Genel Başkanın Muş’a geleceğini duyduğum zaman mutlaka gelmem gerektiğini düşündüm. 10 yıl beraber çalıştığım zaman hakikaten terbiyesiyle, görgüsüyle ve ahlakıyla her zaman başımın üstünde taşıyacağım bir genel başkanınız var. Tabi alın teri önde gelir. Ben 38 sene en üst kademlerde bürokraside çalıştım. Küçük rütbede çalıştığımızda son rütbeyi de unutmak doğru değildir. Hizmette alın teri vardır. Bu alın terini karşılamak ve onu mutlu etmek kadar güzel bir şey olamaz. Takdir, verilen emeğe karşı bir akçedir. Genel başkanla sohbetlerde oturduk, mütevazi ve alacak gönüllüğü ile istemesini ve temsil etmesini bilen hakikaten değerli bir insandır” dedi.
“GÖNLÜMDE MUŞ YATAR”
Dede, konuşmasının devamında Muş’un Kale Mahallesinde dünyaya geldiğini ve Muşluların kendisine çok şey verdiğini hatırlatarak şunları dile getirdi: “1959 yılında üniversiteye Ankara’ya gittim. 3 ay sonra 1960 ihtilalini yaşadım. O günden itibaren emniyet teşkilatına girdim. Üst kademlere kadar Ankara’da görev yaptım. 9 yıl boyunca Cumhurbaşkanı koruma müdürlüğü yaptım. Toplamda 3 Cumhurbaşkanı ile birlikte çalıştım. Muhtıralar gördüm. 1980 ihtilalini Cumhurbaşkanı koruma müdürü iken yaşadım. Türkiye’nin o sefahatini gördüm. Genel Başkanımızın az önce ifade ettiği gibi Türklerin Türk’ten başka dostu olmaz. Dünyanın her tarafını gördük. Amerika’da 6-7 ay terör ile mücadele kursunda eğitim aldım. Ama Türkiye’nin birlik ve beraberliği her zaman gözler önünde gördük. Biz birbirimizi sevmeliyiz, birbirimize yardımcı olmalıyız. Siyaset ne olursa olsun, ben önce bu bayrak ve ezan derim Ankara merkezi hükümet derim ama gönlümde Muş yatar. Çünkü Muş’un Kale Mahallesinde doğdum. Ne olursa olsun gönlüm burada yatar. Her kapının önü temiz olursa sokak da temiz olur. Muş güzel olursa ve ülkenin bütün vilayetleri de düzgün olursa Türkiye Cumhuriyeti payidar olur. Siyaset ve makamlar gelip geçicidir, baki kalan hudadır. Ben komiser görevindeyken çektiğim cefayı müdür olduğumda unutayım, yada devlet dairesinde çalıştığımı belediye başkanı olduğumda unutmam son derece yanlıştır. Doğduğumuz ve yaşadığımız günü hatırlayacağız. Dün neydik bugün neyiz. Cumhurbaşkanı sofrasında oturmak bir şereftir ama ona layık olmak gerekir. Aynı zaman da vatanına, milletine ve doğduğu yere hizmet etmek borçludur. Ben eğer emekli emniyet müdür olsaydım 9 bin TL maaş almış olacaktım. Ama Muşluların sayesinde Milletvekili oldum 21 bin TL maaş alıyorum. Eğer bende vicdan varsa Ankara’da bunun bin ve 2 binini hemşerilerime çay kahve ikram ederek geçirmem gerekir. Bu topraklara gelerek bu insanları yalnız bırakmamam gerekir. Elim kolum tutmasa dahi hizmet etmem gerekir.”
“ŞEYHİ ŞEYH YAPAN MÜRİTLERİDİR”
Dede, konuşmasının devamında işçilerin verdiği emeğin makamları yücelttiğine dikkat çekerek şunları dile getirdi; “Belediye Başkanımız Feyat Bey kardeşim Ankara’ya gitmiş. Ama inanıyorum ki belediye başkanımız merhametlidir. Alın terinin karşılığını verecektir. Bu Genel Başkanı ve güzel insanları yalnız bırakmamak gerekir. Bizim anlımızın akı işçidir. Sokakta sabahlara kadar çalıştığı zaman onların verdiği emek benim makamımı yüceltmektir. Şeyhi şeyh yapan müritleridir. Bizi makamda tutan ve onure eden bizim mahiyetimizdekilerdir. Onları da bu konuda yalnız bırakmayacağız. Ben Necmettin Erbakan, Tansu Çiller, Süleyman Demirel gibi Cumhurbaşkanları ile çalıştım. Genel Kurul İdare Üyeliği ve Koruma Müdürlüklerinde görev aldım. Ancak baki kalan tek hudadır. Siz burada birlik beraberliğinizi koruyun. Birbirinize ve bu ülkenin topraklarına sahip çıkın. Bu ülkenin geleceği sizin çocuklarınız bilinçli bir şekilde yürütsünler. Toplantının hayırlara vesile olmasını diliyorum. Mevcut sendika başkanı Yaşar beye hizmetinden dolayı teşekkür ediyorum. Kazanan arkadaşa da şimdiden başarılar diliyorum” şeklinde konuştu.