JİCA DERNEĞİ 30.KURULUŞ YILDÖNÜMÜ VE JAPON FESTİVALİNİN AÇILIŞI YAPILDI
Vali Aziz Yıldırım, JİCA Derneği´nin 30. Kuruluş Yıldönümü ve Japon Festivalinin açılış programına katıldı.
Türk-Japon Vakfı tarafından düzenlenen program Ankara Özdemir Sabancı Kongre Salonunda gerçekleştirildi. Vali Aziz Yıldırım´ında onur konuğu olarak davet edildiği programın açılış konuşmalarını JİCA Derneği Başkanı Prof. Dr. Hasan H. Atar, JİCA Türkiye Ofisi Başkanı Mr. Takehiro yasuı ve Japonya Büyükelçisi H.E. Mr. Akio Mıyajıma yaptı.
JİCA Derneği slide gösterisinin ardından JİCA ve İçişleri Bakanlığı işbirliği çalışmaları ve Japonya eğitim deneyimleri üzerine bir konuşma yapan Vali Aziz Yıldırım şunları söyledi: ?Saygıdeğer ekselansları, Türk-Japon Vakfı´nın ve JİCA Derneği´nin çok değerli yöneticileri, JİCA Türkiye Ofisinin Başkanı, Başkan Yardımcıları, çalışanları çok değerli hocalarım, hanımefendiler, beyefendiler beni de bu toplantıya davet edip sizlere duygularımı ifade etme fırsatı verdikleri için JİCA Derneği yöneticilerine çok teşekkür ediyorum. Sizleri de çok sıkmadan JİCA Derneği ile nasıl tanıştık? Neler yaşadık? Sizlerle paylaşmak istiyorum. Kıymetli Dostlar JİCA adını ilk defa 1999 yılında ülkemizde yaşanan büyük depremde gördüm ve duydum. O zaman Japon dostlarımız ülkemize gelerek afetten büyük zarar gören Kocaali´ye Düzce´ye Sakarya pek çok yardım getirdiklerini ve bu yardımları organize etmek suretiyle faydalı olduklarını görmüştük. Sonrasında 2001 yılında İçişleri Bakanlığı ben Eğitim Dairesi´ne geldiğimde JİCA ile birtakım ortak programları yapmak üzere irtibata geçtik. Bunlar tamamen eğitim ve işbirliği programlarıydı. Emin Bey ile de o zaman tanıştık ve hala dostluğumuz devam ediyor. O günden sonra yapılan pek çok programda özellikle 2003 ve 2008 yılları arasında pek çok mülki idare amirine, özel idare genel sekreterliklerine, büyükşehir belediye başkanlarına, büyükşehirlerin genel sekreterlerine eğitimler verdik. Bizim alanımız tabi genel idare yani İçişleri Bakanlığına bağlı genel yönetimde ülkemizdeki tüm il, ilçe, belde ve köylerden sorumlu bunların hepsi bizim bakanlığımız olan İçişleri Bakanlığına bağlı ve bizim bakanlığımızı ilgilendirmekteydi. Bizlerde bu alanlarda görev yapacak idarecilerimizi Japonya´ya göndererek orada eğitimler aldılar tecrübeleri yerinde gürdüler. Biliyoruz ki Türkiye, Japonya kadar olmasa bile depremlere maruz kalan bir ülke. Onunla mücadele etmek yerine onunla barışık olmak, bunlara hazır olmak ve hayatımıza devam etmek, en az zararla bu afetlerden çıkabilmek mümkünse hiç zarar almadan çıkma gayreti içerisinde olmak için bu eğitimler verildi. Yüzlerce arkadaşımıza bu eğitimler verildi ben de bu süreç içerisinde önce 2003 sonra 2005 yıllarında iki defa Japonya davet edildim. Eğitimler aldım ve aldığım bu eğitimleri ülkemizde paylaştım ümit ediyorum faydalı olmuştur. 1999 depreminde öncelikle bizzat sahada kendim çalıştım. Türkiye´de meydana gelecek afetler öncelikle neler yapmamız gerekir bu eğitimlerde bunları arkadaşlarımıza hatırlatma anlamında eğitimler verdik. Bu arkadaşlarımızın birçoğu farklı illerimizde Vali veya ilçemize Kaymakam veya bakanlık merkezinde değişik görevlerde, bazıları belediyelerde görev yapmaktalar ve eğitim aldılar. Yine bu arkadaşlardan bir kısmı Japonya´ya davet edildi ve Japonya´da eğitim aldılar. Oradaki tecrübeleri yerinde görerek, döndüklerinde o tecrübeleri ülkemizde paylaştılar.
Biz ne öğrendik, hakikaten afet yönetiminin afet olduktan sonraki aşama olduğunu zannediyorduk. Bizde afet öncesi aşamayı, afetle nasıl yaşanabileceğini öğrenmiş olduk. Benim en büyük kazancım da bu oldu. Deprem olacağı ihtimali her zaman için var. Önemli olan bizim bu olacak depreme ne kadar hazırlıklı olduğumuz, afet olduğunda en az zararla ve mümkünse hiç zarar görmeden nasıl çıkarabiliriz öncelikle bunun hazırlığını yapmak ve depreme hazır olarak onunla yaşamayı bilmemiz gerektiğini öğrendik. Ülke olarak afet öncesi hazırlıklarda eksiklerimiz var ama afet olduktan sonra ki süreçte zaten ülke olarak biz bu konu çok başarılıyız çok hızlı hareket ederek hayat kurtarma ve sonrasında iyileştirme çalışmalarında çok hızlı hareket ediyoruz. Japonya´da aldığımız eğitimlerde şunu gördüm. Eğitimler öncesi bir oryantasyon yapılıyor. Bu oryantasyon da gerek fiziki ortam ve gerekse neler yapılabilir ve bu eğitim sürecinde neler yapacağımız, nerelere gideceğimiz, bu eğitimlerden nasıl faydalanabileceğiniz, eğitim sonrasında da neler nasıl yapıldı, ne nasıl olsa daha iyi olabilirdi, bunların çoğunu uygulamalı olarak da gördük. Bu disiplin olması gerekenin, olması gerektiği şekilde yapılmasına dair yapılan disiplin çok önemlidir. Bu sayede işler çok daha düzgün gidiyor. Japonya´da gördüğümüz bir şey vardı bütün topluma sunulan kamu hizmetleri her yerde aynı standartta. Trafik ışıkları her yerde aynı tonda, kaldırım yüksekliği her yerde aynı yükseklikte, yolların üzerinde trafik yüküne bakılarak genişlikleri aynı Japonya´daki bu durum benim çok dikkatimi çekmişti. Japonya´ya giden belediye başkanlarımıza bu hizmetleri nasıl yaptıklarını, bu eğitimlerde bunlardan faydalanmalarını bizzat tavsiye ettik.
Bu eğitimlerden sonra Başbakanlık´ta 4,5 yıl gibi bir süre görev yaptım sonra tekrar İçişleri Bakanlığı´na döndüm. Döner dönmez hemen JİCA ile irtibata geçtik ve 4 tane proje düşündük. Bunların 3 tanesini proje haline getirdik. 2´si kabul edildi en az 1 tanesi de uygulandı. Böylece Japon dostlarımızı daha iyi tanımış olduk onlar da bizleri daha iyi tanımış oldular. Bence asıl kazanç budur.
Bu toplantıda bana konuşma fırsatı sunduğunuz, duygularımı ifade etme ve yaşadığımız süreci anlatma fırsatı verdiniz için hepinize teşekkür ediyorum. JİCA Derneği´nin, Türk- Japon Vakfı´nın gerekse JİCA temsilcilerinin Türk-Japon dostluğuna ve iki ülkenin kaynaşmasına paylaşımları yönünden çok etkili olduğunu düşünüyorum. Bu aradan Afyon ilinde görev yaparken ve hâlihazırda Muş´ta da birçok öğrencimiz ortak projelerden istifade ettiler. Öğrencilerimiz bu eğitimler tekrar olacak mı diye arzuluyorlar onların bu taleplerini de sizlere de iletmek istedim. Tekrar hepinize çok teşekkür ediyorum. ?Dedi.
Program JİCA Derneği önceki başkanlarının konuşmalarının ardından Türk-Japon Dostluk Korosu´nun müzik dinletisi ve JİCA eski kursiyerlerinin Japonya´daki eğitim anılarını anlatmaları ile devam etti.
Resim ve fotoğraf sergisinin açılışı ile devam eden programda Muş´tan 2071 Melikşah Ortaokulu öğrencisi Rana Sude İbrahimoğlu, resim dalındaki ödülünü Vali Aziz Yıldırım´ın elinden aldı.
İlginizi Çekebilir
- Çarşamba 13.7 ° / 3.3 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
- Perşembe 14.7 ° / 3.2 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
- Cuma 14.7 ° / 3.9 ° Bölgesel düzensiz yağmur yağışlı
