MEMUR-SEN’DEN SERT TEPKİ: “ORTADOĞU’YU ATEŞE VEREN ZORBALIK DÜZENİ GEÇİCİ, ADALET KALICIDIR”
Memur-Sen Muş İl Temsilcisi Mahir Barışan, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarını sert şekilde kınadı. Barışan, saldırıların yalnızca bir ülkeye değil, insanlığın ortak vicdanına ve barışa yöneldiğini belirterek, mazlumların kanı üzerinden kurulan hiçbir düzene meşruiyet tanımayacaklarını vurguladı.
Memur-Sen Muş İl Temsilcisi Mahir Barışan, İsrail ve ABD’nin İran’a yönelik saldırılarına dair sert açıklamalarda bulundu. Barışan, saldırıların yalnızca bir ülkeye değil, insanlığın ortak vicdanına ve barışa yöneldiğini vurguladı.
Saldırıların büyük bir kısmının mübarek Ramazan ayı içerisinde gerçekleştirildiğine dikkat çekerek, bunun tesadüf olmadığını ifade eden Barışan, “Ramazan, Müslüman halklar için rahmetin, merhametin ve dayanışmanın ayıdır. Tam da bu ayda bombaların devreye sokulması, İslam ülkelerine verilmiş örtük bir mesajdır. Manevi iklimi hedef alan bu pervasızlık yalnızca askeri değil, sembolik bir saldırıdır” dedi.
Emperyalizm ve Siyonizm eleştirisi
Ortadoğu’yu sürekli kaos ve çatışma ortamına sürükleyen emperyal aklın tekrar devrede olduğunu belirten Barışan, “Kaos ve fesat üretmeden varlığını sürdüremeyen emperyalist düzen, işgali ‘savunma’, yıkımı ‘güvenlik’, ablukayı ‘meşru hak’ diye pazarlamaktadır. Gazze’de soykırımı kendine hak gören ve o sapkın topluluğu destekleyen zihniyet ile bugün İran’ı bombalayan zihniyet aynıdır” ifadelerini kullandı.
Barışan, nükleer silahlar konusunda uygulanan çifte standartları da eleştirerek, “Benim silahım caydırıcıdır, seninki tehdittir diyen kibirli bir düzen söz konusudur. Bu yaklaşım adalet değil zorbalık üretmekte; barış değil sürekli bir tehdit hali doğurmaktadır” diye konuştu.
Bölgedeki müdahalelerin bedeli ağır
ABD’nin yıllardır “özgürlük” ve “demokrasi” söylemiyle yürüttüğü müdahalelerin bedelinin bu coğrafya tarafından ağır şekilde ödendiğini hatırlatan Barışan, “Irak yerle bir edildi, Afganistan’da nesiller kaybedildi, Filistin’de yüzbinlerce masum katledildi. Milyonlarca insan hayatını kaybetti, milyonlarcası yerinden edildi. Aynı müdahaleci akıl yalnızca Ortadoğu’da değil; Güney Amerika’da da darbeler, ambargolar ve vekâlet savaşlarıyla halkların iradesini bastırdı, seçilmiş yönetimleri devirdi ve kıtayı istikrarsızlık sarmalına sürükledi” dedi.
Barışan, bu küresel zorbalığın uluslararası hukuku kendi çıkarları doğrultusunda eğip bükme alışkanlığına dönüştüğünü ifade ederek, “Biz bu küresel zorbalığa da karşıyız” dedi.
Türkiye ve bölge ülkelerine uyarı
Bölgenin ateşe verilmesinin yalnızca komşu ülkeleri ilgilendiren bir mesele olmadığını vurgulayan Barışan, “Unutulmamalıdır ki bu yangının hedefinde bölgenin tamamı vardır ve ülkemiz de bu büyük hesaplaşmanın dışında değildir. Coğrafyamız üzerinde yürütülen her kirli senaryo, uzun vadede ülkemizi de kuşatma ve zayıflatma stratejisinin bir parçasıdır” diye konuştu.
Barışan, saldırgan politikaların kılıf hâline getirilmesine karşı uyarıda bulunarak, “ABD üslerine yönelik saldırıları ‘kendi toprak bütünlüğüne yapılmış saldırı’ gibi sunarak bölge ülkelerini daha geniş bir savaşın içine çekme girişimlerine karşı dikkatli olunmalıdır. Bölge ülkeleri bu oyuna gelmemeli; emperyal stratejilerin parçası hâline getirilmemelidir” dedi.
Çocuklara yönelik saldırılar insanlık suçudur
Son saldırılarda bir okulun hedef alınması ve 86 öğrencinin hayatını kaybetmesine de değinen Barışan, “Çocukların kanı üzerinden güvenlik inşa edilemez. Bir okulun bombalanması yalnızca askeri değil, ahlaki bir çöküştür. Bu, insanlığın ortak vicdanına atılmış ağır bir darbedir” ifadelerini kullandı.
Barışan, bu saldırıların tesadüf olmadığını, bölgeyi zayıflatma ve parçalayarak yönetme stratejisinin bir parçası olduğunu belirterek, “Emperyalizm kriz üretir, sonra o krizi yöneterek tahakküm kurar. Siyonizm işgal eder, sonra işgali ‘meşru savunma’ kılıfıyla sunar. Bu düzen, kan üzerine kurulan vahşi ve kirli bir düzendir” dedi.
Memur-Sen tavrını net biçimde ortaya koydu
Memur-Sen Muş İl Temsilcisi Mahir Barışan, örgütün emperyalizm ve siyonizm karşısındaki duruşunu net bir şekilde ifade etti. Barışan, emperyalist zorbalığı reddettiklerini vurgulayarak, mazlumların kanı üzerinden kurulan hiçbir düzene meşruiyet tanımadıklarını kaydetti. Siyonist yayılmacılığı da açıkça mahkûm eden Barışan, bu coğrafyanın laboratuvar olarak kullanılmasına ve halkların küresel hesapların piyonu hâline getirilmesine izin vermeyeceklerini belirtti.
Barışan, bombaların şehirleri yıkabileceğini ancak hakikati yok edemeyeceğini söyledi. Tehditlerin korku üretebileceğini ancak halkların onurunu teslim alamayacağını ifade eden Barışan, Memur-Sen olarak adalet ve insanlık hattında direnişlerini sürdüreceklerini vurguladı.
Barışan, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Zorbalık geçicidir; adalet kalıcıdır. Tarih, zulmün değil direnişin tarafında yazılır. Emperyalizme ve Siyonizm’e karşı insanlık hattında direnişimiz devam edecektir. Mazlumun yanında, zalimin karşısında durmaya devam edeceğiz. Sessiz kalmayacağız, geri çekilmeyeceğiz, hakikatin gür sesi olmaya devam edeceğiz. Ortadoğu’yu yangın yerine çevirmeye çalışanlar bilsin ki; ateşle kurulan saltanatlar, ilk rüzgârda küle dönmeye mahkumdur. Siyonist-Emperyalist saldırılara karşı bugüne kadar tüm mazlumların yanında olduğumuz gibi İran halkının da yanında olacağız. Zalimler yenilecek, insanlık kazanacak! Kahrolsun emperyalizm! Kahrolsun Siyonizm! Yaşasın adalet, yaşasın insanlık onuru.”