MUŞ’A GELEN DEPREMZEDELER OTELLERDE AĞIRLANIYOR
Kahramanmaraş depreminin yıkıma neden olduğu illerden olan Adıyaman’dan Muş’a gelen 3 aile Muş Belediyesinin ev sahipliğinde kentteki bir otelde ağırlanıyor.
Kahramanmaraş’ta yüzyılın felaketinin yaşanmasının ardından ülke olarak başlatılan yardım seferberliği kapsamında evleri yıkılan, zarar gören vatandaşlar başka şehirlerde misafir ediliyor. Özellikle depremzede vatandaşların barınma sorunlarını devlet vatandaş işbirliği ile çözülüyor. Bu kapsamda Adıyaman’da depremden kurtulan aralarında çocuklarında bulunduğu 3 aile Belediye Başkanı Feyat Asya’nın girişimleri ile Muş’a getirildi.
Muş’ta bir otelde ağırlanan depremzedeler Muş’a getirilerek ağırlanmalarını sağlayan Belediye Başkanı Feyat Asya ve otel işletmecisi Seyfetullah Olcay’a iyi dileklerini ilettiler.
Muş’a getirilen depremzede ailelerden Mehmet Suat Şahin, kendilerini ağırlayan Belediye Başkanı Feyat Asya ve otel işletme sahibi Seyfetullah Olcay’a teşekkür ederek; “Kahramanmaraş merkezli meydana gelen depremde oturduğumuz bina ağar hasar gördü. Çocuklarla birlikte zor çıkabildik. Bir gün dışarda kaldık yakıt yoktu. Akraba olarak 15 kişilik 3 aile Muşta geldik. Biraz enkazda çalıştıktan sonra, bir noktadan sonra gücümüz tükendi. İl dışına çıktık. Doğuya gelebildik. Batı, kuzey yolları kapalıydı çünkü Adıyaman’ın kuzeyinde, güneyinde, batısında, her tarafında deprem var. Muş’a doğru geldik. Burada bir arkadaşımız vesilesiyle, Muş Belediye Başkanı Feyat Asya’nın haberi olmuş geldiğimizden. Bizi telefonla aradı. Bizzat ilgileneceğini söyledi. Burada Seyfetullah Olcay Beyin oteline yerleştik. Allah razı olsun. Son derece bize çok sıcak ilgi alaka gösterdiler. Yani kendi evimizdeymişiz gibi kapılarını açtılar. Üç gecedir burada bizi ağırlıyorlar” dedi.
“HALEN ENKAZ ALTINDA KURTARILMAYA BEKLEYEN AKRABALARIMIZ VAR”
Şahin, depremde halen enkaz altında kurtarılmaya bekleyen akrabaları olduğunu belirterek; “Hiç şu ana kadar böylesine şiddetli bir afet yaşamadı. Hep televizyonlardan falan izliyorduk. Japonya depremleri gibi yani inanılmaz şiddetli bir deprem oldu. Odadan odaya geçemez olduk çünkü hemen dolaplar yıkılmaya başladı. Korkunç bir gürültü, ses. Depremle birlikte 5-6 saniye sonra zaten elektrikler gitti. Birbirimizi göremedik, bulamadık. Son derece zor bir zaman geçirdik. Çok şiddetli bir depremdi. Ayakta durmakta zorlanıyorduk. Deprem durduğunda can havliyle kendimizi dışarı attık. Merdivenlerimiz çökmüştü. Duvarlar yıkılmıştı. Kayarak, birbirimizi tutarak aşağıya indik. Bir süre sonra yani feryat figan. Bağıranlar, çöken binalar, büyük bir felaketti. Allah bir daha yaşatmasın inşallah hiç kimseye . Halen enkaz altında kurtarılmaya bekleyen akrabalarımız var. Hala kurtarılamayan var. Özellikle ikinci depremi hani ayakta yaşadığımız için onun şiddetini, vahametini daha iyi hissedebildik. Herkes dışardaydı ikinci deprem sırasında. Yani cehennem gibiydi çünkü o ağır hasar almış binalar bu sefer ikinci depremde çökmeye başladı. Çok korkunç bir şeydi.”
“KIL PAYI KURTULDUK HAMDOLSUN”
Depremzede Şahin, konuşmasının devamında, depremden kıl payı kurtulduklarını belirterek; “Depremin ilk yaşandığı anda herkes el yordamıyla kaldırabileceği enkazı kaldırmaya çalıştı. Bizde 2’si canlı, maalesef 2’sini cansız çıkarabildik. Bunlar ama çok üste olan insanlardı aşağılara inmek mümkün değildi. Burada kurtarma görüntülerini izliyoruz. Gerçekten canlı bir insan çıktığında benim çocuğumda orda olabilirdi. Bizde kıl payı kurtulduk hamdolsun. Ama onların canlı çıktığını görünce onların aileleri kadar bizde seviniyoruz. Bizim enkazında çalıştığımız binanın başında çekim yapılıyordu. Oradan yine canlı insanlar çıkartılmış. Bunun sevincini yaşadık. Tabi ki olayı yaşadığınızda daha farklı oluyor. İstanbul depremini televizyonlardan hatırlıyoruz ama böylesine anlayamamıştık. Şuan oradaki yapılan çalışmalar çok büyük, çok değerli. 110 saat sonra insanlar canlı çıkıyor. Yani orda on binlerce, yüz binlerce insanın çalışması bir insanın bedenini kurtarmak için bile olsa çok kıymetli. Çünkü biz onu gördük ben yan odadaki çocuğuma ulaşamadığım anda ona ulaşabilmek için yani elimden ne gelirse onu yapardım. Allah razı olsun, burada otel çalışanı bir ablamız bir poşet kıyafet hazırlamış getirmiş. Kendi eliyle yaptığı bazı malzemeleri bize getirmiş. İşte eşlerimize, çocuklarımıza oya yaptı, yazma yapmış. Onları getirdi. Yani çok duygulandık gerçekten. Allah razı olsun yani memleketimizin tamamı da çok yardımsever ama bizzat Muşta çok büyük misafirperverlik gördük. Seyfetullah Bey de buradaki otelin sahibi Allah razı olsun. Hem ilgileniyor, çoluk çocuğu burada. Hem de telefonla arayıp bir ihtiyacınız var mı, yapabileceğimiz bir şey var mı diye soruyor. Onlardan da Allah razı olsun yani çok teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.