Abdulhak Akpolat


ÇANAKKALE ZAFERİ VE ŞEHİTLİK

KONUK YAZAR


ÇANAKKALE ZAFERİ VE ŞEHİTLİK

Şanlı tarihimizde mümtaz bir yere sahip olan Çanakkale Zaferi,  fedakârlığın zirvesini, azim ve kararlılığın önemini, manevi değerlere bağlılığın tezahürlerini, iman ve inanç dolu sinelerin nasıl birlikte çarptığını gösteren olağanüstü bir kahramanlık destanıdır.

Milletimizin Çanakkale Zaferinde gösterdiği azim ve kararlılık, bize hiç yabancı olmadığımız bir yönümüzü hatırlatmaktadır.  Çünkü asırlar boyu dünyaya hükmetmiş bir milletin çocukları olarak ecdadımızın ruhunu gururla ve samimiyetle taşıdığımızı bir daha göstermiş olmak,  hakkın ve hakikatin tecellisi için gayret sarf etmek, hatta gerektiğinde mukaddesat için hiç çekinmeden canını feda edebilmek, bu milletin mayasındaki değerleri bize anlatmaktadır. Çanakkale Zaferi, iman dolu sinelerin karşısında düşmanların nasıl mağlup olduğunu hatırlatan, hakkı tutup kaldıranların nasıl galip olduğunu anlatan bir derstir.

Çanakkale, dağların, taşların şüheda gövdesine büründüğü diyardır. Çanakkale, karasıyla, deniziyle bir hilal uğruna nice güneşlerin battığı yerdir. Anadolu’nun her evinden, Rumeli’nin her bölgesinden, İslâm coğrafyasının her beldesinden; Şam’dan, Bağdat’tan, Filistin’den, Beyrut’tan, Kahire’den, Kosova’dan, Üsküp’ten, Saray-Bosna’dan ehl-i salibin salvetini yıkmak için ölesiye kardeş olan şehitlerimizin memleketidir Çanakkale. Dilleri,  kavimleri, ırkları, beldeleri farklı ancak imanları, idealleri, azimleri, gayeleri, niyetleri, duyguları bir olan, Mehmetçiklerin bir arada şehadet şerbetini içtiği mekândır Çanakkale. Dünyanın en yüce, en ulvi, en mukaddes şehitliklerinden biridir Çanakkale.

Çanakkale Zaferi’nin bizim için ayrı bir anlam ve önemi vardır. Zira Çanakkale’de aziz ecdadımız, zamanın en güçlü ve donanımlı ordularına karşı büyük bir zafer kazanmış, iman gücünün, her türlü silahtan daha güçlü olduğunu, bütün dünyaya ispat etmiştir. Çanakkale’deki Mehmetçiğe bu ruh ve mücadele azmini veren güç, maneviyatında var olan, ölümlerin en güzeli ve en şereflisi olan şehit olma bilincidir. Çünkü şehitlik, mukaddesat için Allah yolunda ruhunu feda etmektir. Böyle şerefli bir ölümden daha şerefli ne olabilir ki?

Şehitliğin yüce mertebesini anlayan ecdadımızdan niceleri, 18 Mart 1915’te Çanakkale Savaşında ırkları,  renkleri ve dinleri farklı çeşitli milletlerden oluşan haçlı ordularının denizden,  karadan ve havadan yapmış oldukları amansızca akınlara karşı mukaddesatı korumak için imanlı göğüslerini gözlerini kırpmadan siper ederek şehit olmuşlardır. İşte “Çanakkale geçilmez” fermanı, iki yüz elli bin imanlı vatan evladının, şehadet şerbetini içmesiyle yazılmıştır.

Bugün millet olarak bizlere düşen görev, Çanakkale’de medfun bulunan şehitlerimizin aziz ruhlarındaki muhabbet ve birlikteliği, genciyle yaşlısıyla, kadınıyla erkeğiyle, doğusuyla batısıyla, kuzeyiyle güneyiyle yaşamaktır. Kardeşliğimizi, birlik ve beraberliğimizi bozmak isteyenlere; aramıza fitne, fesat ve nifak tohumu ekmek isteyenlere asla fırsat vermemektir. Bugün de aynı iman, aynı gaye, aynı azim, aynı niyet, aynı duygulara sahip kardeşler topluluğu olarak barışı, huzuru, kardeşliği, adaleti, fazileti yeniden egemen kılmaktır.

Unutmayalım ki, millet olarak tarihten ibret alıp Çanakkale ruhunu, birlik, beraberlik ve kardeşlik şuurunu diri tuttuğumuz müddetçe ulaşamayacağımız hiçbir hedef, başaramayacağımız hiçbir iş, üstesinden gelemeyeceğimiz hiçbir sorun yoktur. Yeter ki tefrikaya düşmeyelim. 

Bu kutlu zaferin yıl dönümünde Yüce Allah’ın iltifatına mahzar olan aziz şehitlerimize fatihalar gönderelim. Cepheye mermi taşırken yolda donarak şehit olan Şerife Bacıları… hayatın baharında cepheye koşan gençleri… yavrusunu vatana kurban olsun diye kınalayıp cepheye gönderen anaları unutmayalım.

Şu husus iyi bilinmelidir ki, milletimizin bekası, şehitlik ve gazilik ruhuna sahip olan nesiller yetiştirmekle mümkündür. Bunun için çocuklarımıza Çanakkale destanını ve ardındaki ruhu anlatalım. Birlik ve beraberliğimizi koruyalım. Bize bırakılmış olan maddi ve manevi mirasa sahip çıkalım. 

 Bu münasebetle başta Çanakkale’de olmak üzere, mukaddesatı uğruna canını feda eden bütün şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyor; kutsal değerler etrafında kenetlenmeyi ve birlik beraberliğimizin daim olmasını Yüce Rabbimden niyaz ediyorum.