Bedrettin KELEŞTEMUR


17 AĞUSTOSLAR

FİKİR BAHÇESİ


17 AĞUSTOSLAR

Bedrettin KELEŞTİMUR

17 Ağustos tarihi geldi mi, ‘titrerim’ 

450 km fay hattı üzerinde asrın felaketi… 

İnsanlık âleminin küçük kıyameti kopacaktı!

Sadece 45 saniye de, ‘yerle bir olan şehirlerimiz’

Gecenin 03’lerinde… Ülkem doğal bir afetle sarsılacaktı!

Sözün bittiği yerlerdeyiz…

Cumhuriyet tarihinde, ‘doğal afetlerle yüz elli binin üzerinde insanımız hayatlarını kaybediyor’

Tarihimizde büyük acılar bırakan o büyük afetler arasında; 1939 Erzincan, 1976 Çaldıran, 1999 Gölcük, 2003 Bingöl, 2011 Van, 2020 Elazığ, 2020 İzmir, 06 Şubat 2023 Kahramanmaraş merkezli 7.7 ve ardından saat 13.24’te 7.6 büyüklüğünde ikinci büyük deprem..

17 Ağustos 1999 Marmara Depreminin üzerinden 25 tam yıl geçti… O depremi anlatan bir fotoğraf vardı…

“Aksaçlı ihtiyar, bir eli ukba da

Gözyaşında, tasa, keder dökülür

Ona bakmaya yüreğim sökülür!

Saçlarına, yangın düşmüş ihtiyar

Bir elinde ekmek, ekmeğe sımsıkı

Tutunan mahcup eliyle de titrer

Deprem anlatır, her iki âlemi

Dünya da, hüznü, mahşeri yaşamak!”

17 Ağustos 1999 yılında meydana gelen asrın felaketini hafızalara taşımak istiyorum. Sevinçleri de, acıları da bu millet unutmamalı… Günün 5 vaktinde, Fatiha Suresinin 6 ve 7.ncı ayetinde; “bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil!” yakarışımız olur. Bizleri asıl koruyacak olanda şüphesiz ki, ‘bu tevhit boyasıdır’

17 Ağustos Gölcük, İzmit, Marmara Depremi olarak anılır… Resmi rakamlar, depremde hayatını kaybedenlerin sayısını, ’17 bin 480’ olarak açıklar. 285 bin ev ve 43 bin iş yeri bu depremde hasar görecektir. Marmara Depreminden, 16 milyon insan etkilenecektir!

17 Ağustos Marmara Depreminde; Bolu (270), Bursa (268), Eskişehir (86), İstanbul (981), 

Kocaeli (9.477), Sakarya (3.891), Yalova (2.504), Zonguldak (3) olmak üzere 8 ilimizde toplam, 17 bin 480 kişi hayatını kaybedecekti…

Depremin meydana geldiği, “Marmara Bölgesi!” Türkiye’nin sanayi merkezidir. 

Yıkımın dehşetini analiz ederken, Türkiye’nin 01 Ocak- 31, Temmuz 2024 toplam ihracatı,

“128 milyar 117 milyon 688 bin dolar…”

Deprem Bölgesinde yer alan 8 İlimiz ki, bu illerimiz arasında; İstanbul, Bursa, Kocaeli, Sakarya gibi sanayinin Türkiye’deki ana üssü illerimizde yer alıyor. Bu illerimizin toplam ihracatı, “79 milyar 238 milyon 74 bin dolar” Türkiye’nin toplam ihracatının, ‘yüzde 61.87’lerini…’ oluşturuyor. 

Deprem acılarını milletçe yaşayan bir ülkeyiz…

24 Eylül 2020 Elâzığ Depremi…  Bizlere o acıları derinden yaşattı!

Bir şehir, TOKİ marifetiyle sanki yeniden kuruldu!

Bizleri ürküten nedir, önümüzdeki yıllarda beklenen, ‘depremler’ Her deprem ürkütür! 

Asıl ürküten de, beklenen İstanbul Depremi! (Allah korusun)

Marmara Bölgesi, Türkiye’nin ‘sanayi ve dış ticaret bölgesi…’

17 Ağustos Tarihi bizlere asıl geleceği hatırlatıyor!

Bir söz vardır, “deprem öldürmez, bina öldürür!”

Büyük bir kibirle yükselen, ‘katil binalar…’ O binalar nasıl inşa ediliyor? Hiç mi, insanımızın vicdanları titremiyor. Gerçekte, “bizler kendimize zulmediyoruz!”

Kur’an-ı Kerim de, “Zilzal Suresi…”  zelzele/ deprem suresidir.

Arapça olarak;

“İza zülziletil erdu zilzaleha 

Ve ahracetilerdu eskaleha 

Ve kalel insanü ma leha 

Yevmeizin tühaddisü ahbaraha 

Bienne rabbeke evha leha 

Yevmeiziy yasdürun nasü eştatel li yürav a’malehüm 

Fe mey ya’mel miskale zerratin hayray yerah

Ve mey ya’mel miskale zerratin şerray yerah”

 

Zilzal Suresinin meali de şöyle

“Yer o yaman sarsıntı ile sarsıldığı,

Yer, içindeki ağırlıkları çıkarıp dışarı attığı,

Ve insan: “Ona ne oluyor” dediği zaman.

O gün yer, bütün haberlerini anlatır.

Çünkü Rabbin ona vahyetmiştir.

O gün insanlar, amellerinin karşılığı kendilerine gösterilmek üzere bölük bölük çıkacaklardır.

Her kim zerre kadar hayır işlemişse onu görecektir

Her kim, zerre kadar şer işlemişse, onu görecektir.”

Allah’ın Resul’ü buyuruyorlar; “İzâ Zülzilet” suresi, Kur’an’ı Kerim’in dörtte birine denktir.

Bir diğer rivayette, “Kur’an’ı Kerim’in yarısına denktir.”  İhlas Suresi, “üçte birine denktir.” 

“Kul yâ eyyühe’l Kâfirün süresi de Kur’an-ı Kerim’in dörtte birine denktir.”

“Zilzal Suresi…” fazileti büyük bir sure…

Bizler, 17 Ağustos depremi ile birlikte dehşeti yaşadık!

Depremi, ‘insanlığın küçük kıyameti’  olarak düşünürüm!

İnancımız, “hiç ölmeyecekmiş gibi dünyaya, yarın ölecekmiş gibi ahirete çalış!”

Terazi, önümüze getirilen ölçü… Dünya, ‘asla boş veya sebepsiz yaratılmamış…’

Dünya, ‘ahiretin ekin tarlası…’

Her türlü iyilik, güzellik, erdemlik, tebessüm bile, ‘ibadet hükmünde’

Kulak vermemiz gereken bazı kavramlar/ mefhumlar vardır;

“ders almak, ibret almak, nasihat almak vesaire…”

Başımızdan geçen olaylar bizlere, ‘birer ders, ibret hükmünde’ olmalıdır.

Kendimizi, ‘depremlerle birlikte yaşamaya da…’ hazırlayacağız!

Şimdiye kadar meydana gelen doğal afetlerde/ depremlerde hayatını kaybedenlere, 

Allah’tan rahmet diliyoruz. Mekânları cennet olsun!

Rabbim bizleri, “belalar, musibetler, felaketler, afetlerle imtihan etmesin” amin

17 AĞUSTOS’A

Ağla Sakarya, hüzünle akar ya!

Ah, ‘Mavi Deniz’im, göğsü sıkışmış

İstanbul mahzun, ufkunda (bahtında) çığlıklar!

Acı acı kanat çırpar martılar!

Gül Bahçeleri, har oldu; bülbül konmaz

Işıkları söndü, bu acı dinmez!

Gözlerim dolu dolu, hey Sakarya!

 

DEPREM İKİ HECE

Deprem iki hece, zehir kusan gece…

Saniyeler sürecek… Kıyamet sireni!

On yedi Ağustos, zihinler boşalmış!

Ülkem, insanım, feryadım, acılarım

Dağ inler, toprak inler, ülkem inler

Uzanır beş büyük şehrime, ‘fay hattı’

Yerin altını pamuk eler gibi üste attı!

Saniyeler, koca şehirler enkaza döndü!

Sözün özü, 17 Ağustoslar, bu ülkede bir daha yaşanmasın… Niyet, amel ve istikamet… İnşallah, niyetimiz hayır, akıbetimiz de hayırlara vesile olur. Selam ve Muhabbetle