BAYRAM BİZİM GÖNÜL SOFRAMIZ
Bayram, ‘ilahi bir terbiye’ huzur,
Aydınlık bir ufka doğru yürümek
“Rabbim, her yerde hazır ve de nazır!”
Adımlar, ‘ihlasla’ yüce dileğe…
Muhabbet bağında, sıla-i rahim
Doğmak, ‘hayata’ yeniden doğrulmak
“Olmak şuurunda” sevgiye doymak
BAYRAM SOFRASI
“Baba, anne, kardeşler ve torunlar!”
En güzel elbiselerini giymişler
Sevgi saygı güven dolu bakışlar
Eller öpülür, gönüller tatlanır
Canlar sofra etrafında toplanır
Sofra, sohbet, gül ikramı gibidir
İkram bir hoş sedaya dönüşür
Babam, “Hacı Hayri’den bir gazel okur”
Anam, ‘manilerle bizlere dokunur’
Daha ilk bayramımda özledim sizi
ESKİ BAYRAMLAR
Dünde, bugünde, ‘eski bayramlar’ der
İçimizde yanan tatlı bir gizem
Bayramın getirdiği özge nizam
Bilirim her biri saklı anılar
Gönüller, “bayramlar bayram olsun!” der.
BAYRAM SABAHI
Bayram Sabahları, en tatlı rüyam
O rüyalara, ‘uyanmak’ isterim
O anları içten ‘se(v)dayla duyam!
Saflarda bir çocuk olmak isterim
ERDEMLİ İNSANLA
Erdemli insanla dolunay vakti
Nerede kaldı ihlasla akdi!
İsraf ettik, sermayeden tükettik
Kalmadı özünde manevi nakdi
Ne ettiysek hep kendimize ettik
Mum kimin eridi, liyakat, ehliyet!
Yok, merhamet sahibi insaniyet!
ZAN
Hakikat değil, zan peşinde koşar
İncitir nice mazlum kalbi kırar!
Kim bilir, nelerin aşında koşar
Heyhat ki nice masum evi yıkar
DUR GİTME
Dur gitme saçlarıma kır düşmeden
Zamana kelepçe vurmak isterdim!
Nafile dur, durak bilmez göçmeden;
Yüreğimi ak topraklara serdim
Günahım, ahlarım dökülsün derdim
YAĞMUR
Bulut bulut deniz akar nağmeyle
Gök gürültüsü yaratanı tesbih!
Rüzgâr bulutları toplar ahenkle
Toprağa rahmet ol, ilahi tembih!
ÖMÜR
Uzun ince bir yol demişler ömre
Katar katar anılar yürür ömre
Çocukluk, ihtiyarlık derken; dört mevsim
Kâh bahar, kâh kış renk verir ömre
DÜNYA GEMİSİ
Cümle âlemi taşıyan gemide;
Birlikte yol alır, seyran ederiz!
Faniden ebede akan gemide,
Nice devirlere devran ederiz!
Kâh Firavunlar gelir, hüsran eder
Kâh Veliler gelir, hayran eder
DALGALAR
Dalgalar, gün gelir ‘dağları aşar’
Aşar yüreğim, hudutları da aşar
Lâl değilim, sükûtuma bakmayın!
Gölgeler, ışığın raksına düşer
Aras, Kur, Tuna; sevdasız akmayın!
Dalgalar, yüreğinde ‘fetih’ bekler
DOĞU TÜRKİSTAN’A
Doğu Türkistan, ‘Ata Vatanımız’
Oğul derim, hatıramız, anımız
Gurbette mi kaldı, yandı yürekler
Urumçi nerde, nerde kaldı Kaşgar
Türkistan, kadim Türk Yurdu; ‘vatanım’
Ülkülerim, türkülerim sendedir
Rüzgâr eser, muştulu haber bekler
Kadim Türkistan hür yaşasın diye
İçimde çığlık, fırtınalar kopar
Sana vurulacak, her prangaya!
Turfan öksüz, Yarkent, Gulca hüzünlü
Anarım, hatıralarla her zaman
Niyetimsin, ‘ülkümün doruğunda’