NESRİN BİTTİĞİ YERDE…
“Nesrin bittiği yerde şiir başlar!”
İlham kanatlarını açar düşler!
Bir pınar misali akar gönlüme;
Gönül mektubundan muştular size…
SABIR MAKARASI
Hayatı, sabır makarasına sar
Gün olur, sükût sana en büyük yar
Selâm ver, her zorluğa, her çileye
Acele işler cana, sineye dar
ANNE BABA’YA…
Anne sesinde en gizemli şefkat,
Kolları usulce sarar, merhamet
Öğretir dudakları, ‘gönül sabret’
Sabırla, yüce dileğe selâm et!
Baba sesinde uhrevi bir beste!
On üç makam dökülür bir nefeste
Sözler gül gibi açar, deste deste…
Gül kokulu rayihada kelâm et
NESLİMİZE DUA
Yarab! İlmiyle neslimiz maruf
Âleme sadıkane zarif dost kıl
Canlar içinde hikmetiyle arif;
Gönüller Sultanına lâtif dost kıl
SÖZ
Söz inci, mercan, ulu çınar olur
Gönülden süzülen akça pınar olur
Güzele yorunca, gülbahar olur
Yâre müştak olan hali dinledim!
MUHTAÇTIR ÂLEM
Hicret ederiz huzur diyarına
Hayret ederiz, kavga pazarına!
Yar sedası derinden inlemede;
Muhtaçtır âlem sevgi nazarına!
HALEP’TE GÖZYAŞIMI
Halep te, gözyaşımı,
Kerkük’te gönlümü bıraktım!
Fırat Vadisinde, hüznümü,
Harput’ta dua mı bıraktım!
Doğu Türkistan’da, yürek yangınım;
Kırım’da sürgün yılları bıraktım!
RENKLER VE KELİMELER
Sağ beynimiz renklerle muhabbette
Sol beynimiz kelimeleri söylemekte!
Çizgilerde, desenlerde tuvalim;
Kelimeler dize dize ahvalim
YAŞAMI SEVMEK
Yoldadır dergi, gazete, kitaplar
Edebi sofradır bizde, mektuplar
Bekler Postacı, kapı zili çalsın
Ruhum en sevdiği gıdayı alsın!
Çocukta oyuncak, bizde okuma
Zamanı ilmik ilmik dokuma…
Hayatı sevmek, sevgide moral bulmak
Tebessüm eden yüzde nişan bulmak!
DEĞİŞMEZ Mİ?
Hangi rengine baksan dünyanın
Ne alı, ne yeşili, ne de moru
Toprak kokar havası da, suyu da;
Beynimi kemirir garip bir soru?
Değişmez mi meşrebi de, huyu da!
İRADE
Roller biçilmiş ahengi içinde
Âdem’e verilmiş akıl, irade
Cümle işleri ölç, biç, tart niçin de?
Hayatın mihengi sana irade!
ANADOLU
Anadolu, yedi iklime serpe
Nişanında, İstanbul Yedi Tepe!
Elbet, koca muazzama ki sende
“Oldun!” yedi düveli tepe tepe!
NERDE ŞECCATGÖRDÜNSE
Nerde şecaat gördünse, oraya doğru koş
Ömrünü heba etme ki, zamanda nişan yok
Seni aldatan dünyan-met ’an neşe vermesin;
Yakar Huda’dan, ondan başka bütün imdatlar boş
MÜHENDİSLERİN GÜNÜNE
Selâm, beş Aralık’a, Mühendise…
Ömre bedel hesap, kitap, hendese!
İmar eder, bir baştan öte başa;
Şekil verir ağaca, mermere, taşa
Selâm ilmiyle maruf mühendise…
NE YAPTIN!
“Bugün için ne yaptın” sorulacak!
Düşün ki, hesap- mizan kurulacak
Gün be gün mahkûmusun, Yüce davanın,
Med-Cezir elbet birgün durulacak!
ALNIN AÇIK
“Alnın açık, başın dik olmalı” bütün ömrün
Hakk’a eğik, halka tevazu için de görün!
Ne makamdır, ne mevki insana değer veren;
Güzel ahlak elbisen olsun, takvayla örtün!
HASAN BÖLÜK’E
Osmaniye’den ufkuma açılır
Güleryüz’üyle, “Yenises Dergisi”
Sayfa sayfa, Türkiye’ye açılır
Gönül dünyamın erdemli sergisi!
Fikir Bahçesine, tuval ’im açılır
Bütün bunlar bir yüreğin vergisi
SAHTE…
İçimizde yeni bir kavram, ‘sahte’
Demode olmuş kaypak bir kavram!
Her sahte kimlikte, koca bir yalan!
“Kızıl kıyamet kopuncaya kadar!”
Yalana sarılır, yalana; sahte!
YERLİ MALI HAFTASI…
Toprağın kokusu siner içime
Üzümü, elması, narı, ayvası
Bizim bağındır, bahçenin mahsulü
Yerli Malı ancak siner içime
Coğrafyamın işaretini taşır
Kars’tan Edirne’ye suyu, havası…
Kâh markadır, kâh patentini taşır
Yerli Malında bir ülke davası!
CUMA GÜNÜNE
Gönlüme aydınlığım doğduğu gün
Hayırda yarışanlar hadi gelin
Safların zikirle doğrulduğu gün
Ervaha karışanlar haydi gelin
HAZRETİ MEVLANA’YA
Mevlana çağrısında Karakoçan
Anadolu’m, gönlünü sana açan
Sevgide, barışta harman olalım
Toprağında konca gül gibi açan
Çelebi duruşlu gülzâr olalım!
Okçular dokuz asrın müjdesinde
Bir bahar dirilişinde olalım