Bedrettin KELEŞTEMUR


BİR YAZ GÜNÜ

FİKİR BAHÇESİ


BİR YAZ GÜNÜ

Bizlerde not tutma geleneği yoktur. O sebepledir ki, geçmişe karşı unutkanızdır.

Öyle ki, hatıratları ile anılan devlet adamı sayısı nerede ise yok gibidir.

Bizlerde, ‘iz bırakan…’ güzel ve anlamlı günleri büyük bir zevkle/ o anı hafızalara saklı kalması bağlamında da köşe yazılarımızla kayıt altına almaya çalışırım. 

Bir bakıma bizler, basın kültürünün verdiği bir üslupla, ‘asrın vakanüvisleri olma’ tavrını sergileyebiliyoruz.

“Bir Yaz Günü…” o günün sıcaklığını dost meclisinde bizler için de verimli olan sohbetlerle Muş Alparslan Üniversitesinden saygıdeğer bilim adamlarımızla yaşadığımızı belirtmek isterim.

Anadolu insanında sohbet kültürü, Ahmet Yesevi’den günümüze bir nehrin dupduru, berrak akışı misali belki de farkında olmadan devam etmektedir.

Sohbet Kültürü Anadolu’nun farklı illerinde farklı isimlerle anılır. 

Elâzığ’da, “Kürsübaşı” Şanlıurfa’da, “Sıra Geceleri” Muş İlimizde, “Divan” Erzurum’da, “Bar” Gaziantep’te, “Barak” Diyarbakır’da, “Velime” Sivas ve Gümüşhane’de, “Herfene” Kerkük’te, ”Çayhane” olarak bilinir. 

03 Haziran 2023 tarihi; Cumartesi Günü, Muş Alparslan Üniversitesi’nde Öğretim Üyelerinin ve Ailelerinin de uğrak yeri olduğu güzel/ veya nezih bir mekânda birkaç öğretim üyesi arkadaşlarla bir araya gelme fırsatını bulduk… 

Bulunduğumuz mekânda Kamelya, Fıskiyeli havuzlar, Mangal yeri, Lavabosu vesaire… Bizim sohbet kültürümüze uygun bakımlı bir alan…

Bulunduğumuz yerin hemen kuzeyinde Muş- Kulp/ Diyarbakır Yolu… O yol ile bir nev’i paralel giden demiryolu uzanıyor… Ve önünüzde, Türkiye’nin 3.ncü büyük Ovası; Muş Ovası… Ovanın içerisinde büyük bir sükûnetle akan Murat Nehri… 

Bulunduğumuz yerin hemen güneyinde, Muş-Elâzığ Buluşmasında da bir araya gelme fırsatını bulduğumuz, “Muş Kar Şenliklerinin de yapıldığı Kayak Merkezi…” 

Haziran ayının ilk günlerinde, hava değişiminin gün içerisinde en fazla değiştiği günleri yaşıyoruz… 

Öyle ki, insanı/ veya insanımızı şaşırtıyor. Sabahleyin gökyüzü masmavi… Güllük gülistanlık… Bir bakıyorsunuz saatler sonra bir tatlı esinti… O esintinin taşıdığı bulutlar bir araya kümelenmişler… Ve ardından gök gürültüsü… Peş peşe gelen yıldırımlar ve aman Allah’ım, ‘sicim gibi yağmur…’ 

Yağmurun ardında gökkuşağı görülmeye değer…

İşte güne sükûnetle başladığımız bir günde Muş Alparslan Üniversitesi’nden; Prof. Ekrem Almaz eşleri ve biricik evlatları, Prof. Dr. Aydın Akkaya, Öğr. Üyesi Muhsin İncesu ve Ben, Eşim, Öğr. Üyesi Kızım ve torunum bir araya geliyoruz…

Güzel ve nezih bir sohbet atmosferi… 

Şunu gayet iyi gözlemliyorum, “Üç nesil bir arada…” 

Dünü, bugünü ve yarını birlikte yaşama şuurunda, üç neslin bir arada oluşu…

Sohbetimizde, ‘geçmişi konuştuk…’ Geçmişin erdemli yüzünü günümüze kadar taşımaya çalıştık…

Moral değerleri her bakımdan yüksek, ‘güçlü bir maziye sahibiz…’ 

1980’li yıllara kadar güzel vatanımız Anadolu Coğrafyasında, ‘kırsal kültür daha da hâkimdi…’ 

Sözün, sohbetin, dostlukların, yardımlaşmanın daha güçlü olduğu yıllardı… 

O yıllara ait mizahımız, nüktemiz, ifrata kaçmayan şakalaşmalar… Bir büyük coşkuyu, şenlik havasını sizlere yaşatıyordu… 

Günümüzde Türkiye’nin her İlinde, Üniversitelerimiz… Sürekli kendisini yenileyen/ gelişme sürecini yaşayan Bilim/ veya İrfan Ocaklarımız… Bir yandan da birlikte, ‘geleceği konuşuyoruz’ 

Sohbetin deminde olduğu bir zaman diliminde, “bulutlar büyülü bir esintiyle akmaya başladı… 

Gök gürültüsü birbirini takip etmeye başladı… Ve sonrasında sicim gibi bir yağmur…”

Gök gürültüsü ile birlikte, Ra’d Suresi 12 ve 13.ncü ayetlerin mealine şöyle bir bakıyoruz.

“Size korku ve ümîd içinde şimşeği gösteren ve (yağmur) yüklü bulutları meydana getiren O’dur.

Ve Ra’d (gök gürültüsü) Ona hamd ile (tesbih ederken), melekler de O’nun korkusundan (yine O’nu) tesbih eder (ler)! Hem (O,) yıldırımları gönderir de onlarla dilediğini çarpar; böyleyken onlar (hala) Allah hakkında mücadele ediyorlar! Hâlbuki O, (düşmanlarına karşı) azabı pek şiddetli olandır.”

“Bir Yaz Günü” şiirimizde de şöyle diyorduk;

“Önce açık bir hava, sonra yağmur!

Sözün, sohbetin, neşenin deminde

Ilık bir rüzgârda bulutlar akar

Kâinat dersi şu narin zeminde

Gözyaşı değil, bulutlar sağılır

Yıldırımlarla duaya, ‘âmin’ de!

İç huzurum, gök kubbeye dağılır

Huzura erişir, ihlas ilminde…”

Anadolu Coğrafyasının suyunda, toprağında, havasında ruhani bir havayı yaşarsınız… 

Sizlere tebessüm eden bir havadır… 

O havayı/ veya o atmosferi her zaman için sağduyusuna güvendiğim Anadolu’nun irfan sahibi, ihlas sahibi, münevver insanında da yaşadım/ büyük bir huzur içerisinde yaşadığımı söylemek isterim.

Selam ve muhabbetle efendim.