Bedrettin KELEŞTEMUR


BİRİNCİ MECLİS VE TUNCELİ

FİKİR BAHÇESİ


BİRİNCİ MECLİS VE TUNCELİ

Bedrettin KELEŞTİMUR

 

Cumhuriyetin 100.ncü yılındayız. Bu milletin insanına büyük bir nimet ve de büyük bir şeref olarak yâd ettik. Birlikte milletçe erdemli bir şekilde gönül alkışlarımızla kutladık.

Tarih dersi bir bakıma bizleri ecdada/ onun aziz bildiğimiz hatıralarına, “Sıla-i Rahim yaptırır!”

Bizler ecdat hatırlarına büyük bir içtenlikle/ bağlılıkla yetiştik, yetiştirildik. 

Dersimi/ Milli Mücadele Yıllarını rahmetli Erhan Saraçoğlu’ndan, rahmetli Babam ve amcası, o yılların nahiye müdürlerinden Latif Keleştimur’dan sıklıkla dinledim. 

Bu milletin ne kadar necip bir millet olduğunu/ milli şuuru büyük bir vakarla nasıl koruduklarını sürekli defalarca dinledik.

Manas Gönül Evi’nin Kürsübaşı Sohbetleri milli bir tefekkürü/ milli bir heyecanı da bizlere yaşatıyor. Öyle ki, konularının uzmanı ilim adamlarımızla bu sohbetler bir büyük zevke/ heyecana dönüşüyor. 

Birinci Meclis ve Tunceli Sohbetimizin, Onur Misafiri Munzur Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kenan Peker Beyefendi oluyorlar. 

“Birinci Dönem Mebusu “Şarkın Diyojeni” Ahmet Nüzhet Saraçoğlu” eserinin yazarı Doç. Dr. Şahin Yedek Hocamızda bizlerle birlikteler. Munzur Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Hüsamettin Kaya Beyefendi, bu şehre çok yönlü olarak hizmetlerde bulunan vefalı bir dost…

Tunceli İlimiz Munzur Vadisi ile birlikte bir doğa harikası… Türkiye’nin en büyük ikinci Milli Parkı… Zengin Akarsu kaynakları, endemik bitki örtüsü ve yaban hayvanına en sahipliği yapan coğrafyamızın gezilmesi gereken kirlenmemiş doğal yapısıyla ülkemizin müstesna köşesi…

Rahmetli Erhan Saraçoğlu bizlere, “Dersim isminin Çemişgezek, Hozat, Mazgirt’ten müteşekkil bir coğrafya ismi olduğundan bahsederlerdi.” 

Bu yöremizin en önemli efsanesi, “Munzur Baba Efsanesidir!” Bu efsane bizlere yöre insanının kimliğinden de bahseder; “yürekli, adil, doğru sözlü, ihlaslı, imanlı insan…” 

Tunceli İlimizle birlikte, Anadolu’nun manevi fatihi Ahmet Yesevi ve onun Anadolu’da ve Balkanlarda efsaneleşen talebeleri; Yunus Emre, Sarı Saltuk, Hacı Bektaşi Veli ilk akla gelendir.

O sohbet nehri günümüze kadar çağlayarak akıyor… Güzel Türkçemiz, Yesevi Ocaklarında yaşatılıyor. 

Birinci Meclis ile birlikte, öncelikle iki isim hafızalara gelecektir. “Ahmet Nüzhet Saraçoğlu ve Diyap Yıldırım…”

Dersim/ Tunceli Birinci Dönem Milletvekilleri kimler derseniz; Abdülhak Tevfik Gençtürk, Diyap Yıldırım, Hasan Hayri Karko, Mustafa Ağa, Mustafa Zeki Saltık, Ahmet Ramiz Tan”

Diyap Yıldırım (Ağa), Hamidiye Alaylarında milis komutanı olacaktır. Siirt ve Bitlis’in Rus İşgalinden kurtarılması savaşlarına katılacaklar. Ordu komutanı Mustafa Kemal Paşa ile dost olacaklar.

Diyap Ağa, Sivas ve Erzurum Kongrelerinde bulunacaklar. Dede Nüzhet ile birlikte ilk mecliste Milletvekili olacaklardı.

Dede Nüzhet, İlk ve Orta Öğretimini, Çemişgezek’te tamamlar… 13 Aralık 1887 tarihinde, ilk memuriyet hayatına, ‘Dersim Noteri’ olarak başlayacaktır… Çemişgezek Kaymakam Vekilliği yaptığı yıllarda, TBMM’nin 1. Dönem Ergani Milletvekili olur… Atatürk’ün yakınında yer alır… Bu dönemle ilgili çok canlı hatıraları vardır! ‘Hicivleriyle…’ ön plana çıkacaktır… Harput’ta meftun, İmam Efendi ile akrandır… Bu büyük Veli’ye bağlı kalmış; Sohbetlerinde bulunmuştur.

19 Mayıs 1919’dan, 27 Aralık 1919’a… Samsun’dan Ankara’ya ‘tarihi serüven’ O tarihi serüven, Milletin kendi istiklaline yürüyüşü… Kurtuluş Savaşının temellerinin atıldığı, TBMM’nin kuruluş çalışmaları ki, 23 Nisan 1920’de TBMM’si açılacaktır… 13 Ekim 1923 tarihinde, Ankara Başkent olacaktır. Mondros’tan (30 Ekim 1918) Mudanya Mütarekesine (11 Ekim 1922) Bu tarihler, bir milletin; ‘Milli Mücadele Tarihidir’ Mudanya Mütarekesinden bir yıl sonra İstanbul, 6 Ekim 1923 tarihinde düşman işgalinden kurtulacaktır!

1.Dünya Savaşı sonrasında, İtilaf Devletleri ile Osmanlı İmp. Hükûmeti arasında, Sevr Antlaşması( 10 Ağustos 1920) imzalanacaktır! Milli Mücadelenin (Kurtuluş Savaşı) devam ettiği yıllardır.

 “19 Mayıs 1919 Samsun’dan 27 Aralık 1919 Ankara’ya…”

Bu tarihi serüvende çok hızlı bir toparlanma dönemidir;

22 Haziran 1919’da Amasya Genelgesi…

23 Temmuz 1919’da Erzurum Kongresi…

04 Eylül 1919’da Sivas Kongresi…

Milletin iradesi, “Milli sınırlar içerisinde vatan bir bütündür…”

27 Aralık 1919 tarihi ve sonrası… Milli Mücadelenin merkezi, Ankara olacaktır…

TBMM’si, ‘Milli Mücadeleyi kararlılıkla Yöneten… Cumhuriyeti bu millete kazandıran Meclis…

Dahası, Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren, “Ekonomik istiklal mücadelesini veren Meclis…”

 

İlk Meclise şöyle bir baktığımızda; 

İlk Meclisteki Milletvekillerinin o dönem ülke şartları dikkate alındığında; Yüksek bir Eğitim düzeyine sahip oldukları görülür! Mecliste, Avrupa’da tahsillerini yapmış; Birkaç üniversite bitirmiş; Doktora yapmış milletvekilleri vardı! O dönem milletvekillerinin yüzde 30’2’si bir yükseköğrenim kurumunu bitirmiştir İlk Milletvekillerinin yüzde 42’si herhangi bir yabancı dil biliyorlar…

İlk Meclis, 23 Nisan 1920 tarihinde toplanacaktır… İlk Meclis, Olağanüstü Meclistir!

İlk Meclisin çalışma esasları arasında;

“TBMM’nin üstüne bir kuvvet yoktur

“TBMM yasama ve yürütme yetkilerine sahiptir”

“Padişah ve halife bulunduğu baskıdan kurtulduktan sonra meclis tarafından belirlenecektir.”

“TBMM, ‘Kurucu Meclis’ özelliğindedir. Olağanüstü yetkilere sahip bir ihtilal meclisidir”

İlk Meclisin Gerçekleştirdiği Faaliyetler Arasında;

“Hıyanet-i Vataniye Kanunu, İstiklal Mahkemeleri kuruldu, İsyanlar bastırıldı,

Batı Anadolu’da düzenli ordu kuruldu,

Doğu, Güney ve Batı cephelerindeki zaferlerle Anadolu işgalden kurtuldu,

1921 Anayasası ve İstiklal Marşı kabul edildi, Saltanat kaldırıldı,

Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalandı, Lozan görüşmelerine başladı…”

Tarih şuuru bizleri o anları yaşar gibi vakarlı bir duruş kazandırır.

O tarihi günlere bir daha birlikte yolculuk yapma imkânını bulmak ve onu sizlerle paylaşmak elbette önemlidir.