DEPREM VE DÜŞÜNCELER
Kahramanmaraş depreminde hayatını kaybedenleri, “Deprem Şehitlerimiz!” olarak anacağız.
Şehitlik bir ulu makam…
“Allah yolunda canını feda edeni bir Müslüman’a şehit denir.”
Allah Resulü (sav) buyurdular; Şehitler beştir. Bunlar,
Taundan (vebadan) ölenler.
Karun (yani iç) hastalığından ölenler,
Suda boğulanlar,
Yıkıntı altında kalıp ölenler,
Bir de Allah yolunda şehit olandır” (Buhari, Ezan 32)
Kahramanmaraş Depreminde, ‘on binlerce vatandaşımız (inşallah) şehadet şerbetini içtiler!”
06 Şubat 2023 Pazartesi Günü 9 saat arayla meydana gelen Pazarcık ve Elbistan Depremleri;
“Asrın Kıyameti…” Asrın en büyük felaketi… Malatya, Adıyaman, Kahramanmaraş, Adana, Osmaniye, Hatay, Diyarbakır ve Şanlıurfa’da; “deprem şehitlerimiz!”
“Deprem Şehidim” isimli şiirimizde şöyle diyoruz;
“Deprem şehidim, vatan şehidimdir!
Bayrağa bak, dalgalanan ay-yıldıza
Onun gölgesinde, iman ahdimdir!
Bu millet öyle kadim millettir ki,
Asrın fitnesini getirir dize
Toprağın altı üstü türbedar
Enkazı beşer, dünyayı dar eder!”
Allah Resulü (sav) buyuruyorlar; “Vallâhi ashâbımla birlikte Ben de şehit olup, Uhud Dağı’nın dibinde gecelemeyi ne kadar isterdim!
Nisa Suresi 69 ayetinde şöyle buyrulur; “Kim Allah’a ve Resul’e itaat ederse, işte onlar, Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle beraberdir. Onlar ne güzel arkadaştırlar”
Şehitlerle ilgili olarak Bakara Suresi 154 ayette şöyle buyrulur; “Allah yolunda öldürülenlere “ölüler” demeyin! Bilakis (onlar) hayattadırlar, fakat (siz) anlayamazsınız!”
Ne deriz, “Yârabbi! Bizleri kaldıramayacağımız bir yükle imtihan etme. Bizler beşeriz, zayıf yaratılmışız!”
Çok zor bir imtihandan geçiyoruz. Büyük korkular, büyük sıkıntılar içerisindeyiz!
Bakara Suresi 155 ayette ise şöyle buyrulur; “sizi mutlaka biraz korku ve açlık, biraz da mallardan, canlardan ve mahsullerden bir noksanlık ile imtihan edeceğiz. (Ey Resulüm!) Sabredenleri cennetle) müjdele!”
Kur’an günümüze ışık tutuyor. Bizlere rahmet esintilerini gönderiyor.
Bakara Suresi 156 ayeti de birlikte okuyalım ve biraz nefeslenelim; “Onlar ki, kendilerine bir musibet geldiği zaman “Muhakkak biz Allah’a âidiz ve muhakkak ki biz, ancak O’na dönücüleriz!” derler.”
Bizlerin her zaman için, “emin, doğru sözlü, güzel ahlak sahibi, iyiliksever, güvenilir, adil, şehadeti kalbinde taşıyan, vakar sahibi!” olmalıyız.
Şu zorlu günlerde, iyilerin yanında kötü niyetliler de/ art niyetlilerde olacaktır. Bilgi kirlenmesi de göz ardı edilemez. Bu milletin en büyük düşmanı, dün olduğu gibi günümüzde de; “iki yüzlü/ riyakar/ münafıklardır!”
Bakara Suresi 169 ayette şöyle buyrulur; “O (şeytan) size ancak kötülüğü, çirkin işleri ve Allah’a karşı bilemeyeceğiniz şeyleri söylemenizi emreder!”
Bugünlerimizin en önemli çağrısı, “sağduyu, birlik ve beraberlik, hayırda yarış, işbirliği/ veya gönül birliği, sabır ve tahammül…” yönünde olacaktır.
Bakara Suresi 45 ayette şöyle buyrulur; ”Sabır ve namaz ile (Allah’dan) yardım isteyin! Şüphesiz ki o, (Allah’a) gönülden bağlı olanlardan başkasına elbette ağır gelir”
Benim gözlemim şudur, Deprem sonrası Anadolu insanında manevi bir cereyan oluşmuştur. Bütün insanım, ‘afetzedelere yardım için kenetlenmiştir’ Malazgirt-1071, İstanbul’un Fethi- 1453, Çanakkale ve Milli Mücadele Yıllarında bu memleket insanının yaşadığı/ içerisinde bulunduğu; “Alperen Ruhu…” işte budur. Bir akıl, bir yürek, bir vücut olmak işte budur.
Bakara Suresi 18 ayette, münafıkların durumu hakkında şöyle denir; “(Onlar) sağırdırlar (hakkı işitmezler), dilsizdirler (hakkı söylemezler), kördürler (hakikati görmezler). Bu yüzden onlar (hakka) dönmezler!” İşte burada, ‘haddi aşanlara’ veya ‘fitne çıkarmak isteyenlere’ dikkat edeceğiz.
Bakara Suresi 186 ayette şöyle buyrulur; “(Habibim, yâ Muhammed!) Kullarım sana benden sorarsa, şüphe yok ki ben (onlara) pek yakınım. Bana dua ettiği zaman dua edenin duasına cevap veririm; öyle ise onlarda benim için (davetime) icabet etsinler ve bana iman etsinler; ta ki hak yolu bulsunlar.”
Çalışacağız, çabalayacağız. Bütün samimiyetimizle, içtenliğimizle gayret edeceğiz. Hayırda ve iyilikte seferber olacağız. Ve işlerin neticesinde, “dua ve yakarışta…” bulunacağız.
06 Şubat 2023 Pazartesi günü gecesinde (saat, 04.17)’lerden itibaren bütün aklımız, zihnimiz, idrakimiz, şuurumuz, yüreğimiz; ‘deprem bölgesinde…’
İnşallah, “06 Şubat Tarihi bizim için “MİLAT” olur da, aklımızı başımıza toplarız! Öyle ki, çok kırıldık, çok döküldük, çok canlar gitti’ Şehirlerimizde birlikte, ‘tarihimiz, kültürümüz, hayatımızın birçok istisnai güzellikleri göçük altında kaldı!’
İnsan olarak, ‘sözün bittiği yerdeyiz’
Deprem şehitlerimize rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyoruz. Hayırda yarışan her insanımıza, kurum ve kuruluşlarımıza kalbi tebriklerimizi iletiriz. Başın Sağ olsun Türkiye’m!