DÜRÜST VE GÜVENİLİR SİYASET
Sözümün hemen başında Hud Suresi 112.nci ayet sizlerle paylaşmak istiyorum;
“Öyleyse emrolunduğun gibi dosdoğru ol.
Beraberindeki tövbe edenlerde dosdoğru olsunlar.
Hak ve adalet ölçülerini aşmayın.
Şüphesiz o yaptıklarınızı hakkıyla görür!”
Öyle bir siyaset mecrası istiyorum ki, ‘şüphe ve tereddütlerimizi üzerimizden atsın!’
Bizlerde sağlık ve esenlik içerisinde huzur ve güven içerisinde olalım!
Özelliklede, “Bilgi Kirliliğine…” izin vermeyelim.
İktisat dilinde, ‘her harcamanın bir karşılığı olmalı’
Saaff Suresi 2 ve 3.ncü ayetlerde şöyle buyrulur;
“Ey iman edenler! Yapamayacağınız şeyleri niçin söylüyorsunuz?
Yapmayacağınız şeyleri söylemeniz, Allah katında büyük bir nefretle karşılanır.”
Karşılığı olmayan vaatler her zaman için sıkıntı meydana getirmiştir.
Dürüst ve samimi olmak en önemli bir düsturdur.
Hucurat Suresi 6.ncı ayette şöyle buyrulur;
“Ey iman edenler! Eğer bir fasık size bir haber getirirse onun doğruluğunu araştırın.
Yoksa bilmeden bir topluluğa kötülük edersiniz de sonra yapacağınıza pişman olursunuz!”
İnancımız bizlere sizlere bir bilgi geldiğinde; o bilgiyi derinliğine araştırınız.
Doğruluğuna kesin kanaat getirdikten sonra konuyu kamu vicdanına havale ediniz!
Zan hakkında Hucurat Suresi 12.nci ayet bizleri uyarırken bir yandan da ikaz ediyor;
“Ey iman edenler! Zannın birçoğundan sakının; çünkü zannın bir kısmı günahtır.
(Müslümanların ayıp ve kusurlarını) araştırmayın; bir kısmınız bir kısmınızı (arkasında hoşlanmayacağı sözle) çekiştirmesin. Hiç sizden biriniz ölü kardeşinizin etini yemek ister mi?
Bundan tiksindiniz (değil mi?) O halde (gıybet etmekte) Allah’dan korkun.
Muhakkak ki Allah Tevvâb’dır(Tevbeleri kabul edendir) Rahim’dir (çok merhametlidir)”
Bizim görevimiz sağduyuyla, aklıselimle paylaşmaktır.
Fitneye, fesada, kötülüklere fırsat vermemektir.
Bakara Suresi 11.nci ayette şöyle buyrulur; “Onlara: “yeryüzünde fesat çıkarmayın” denildiği zaman ise “Biz ancak ıslah edici kimseleriz” derler!”
Hayatımızı büyük bir disiplin altına alacağız. Kıyamet Suresi 36. Ayette şöyle buyrulur;
“İnsan kendisinin başıboş bırakılacağını mı sanır?”
Yaratılışımızın bizlere verdiği sorumlulukları bileceğiz!
Bakara Suresi 120.nci ayette şöyle buyrulur;
“Dinlerine tabi olmadıkça, ne Yahudiler ne de Hristiyanlar senden asla hoşnut olmayacaklardır!”
Öncelikle, “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh!” bizim en büyük idealimizdir. Beş vakit ezan, insanoğlunu namazla birlikte, “sulha davet etmektedir!”
Saff Suresi 8.nci ayette de şöyle buyrulur;
“Allah’ın nurunu ağızlarıyla söndürmek istiyorlar. Hâlbuki Allah kâfirler hoşlanmasa da nurunu tamamlayıcıdır!”
Öncelikle dosta ve düşmana karşı, ‘güvenilir olmak’ Haddi aşanlara da, yeri ve zamanı geldiğinde gerekli cevabı büyük bir vakar ve edeple vermektir.
Bakara Suresi 143ncü ayette de şöyle buyrulmaktadır;
“Ve işte böyle, sizi ortada yürüyen bir ümmet kıldık ki, siz bütün insanlar üzerine adalet örneği ve hakkın şahitleri olasınız. Peygamber de sizin üzerinize şahit olsun.”
Adaletli ve güvenilir bir toplum olma idealimizdir, elbette…
MISRALARIN DİLİNDEN;
YALANCI
“Yalancının mumu yatsıya kadar”
Yanar, âlemi de içinde yakar
Ya münafık! Yalana rağbet eder
Zulüm, ateşiyle birlikte akar
BİR OLMA
Bayrak bir, millet-vatan bir, devlet bir
Minarelerden yükselir, TEKBİR
Birlikte eser, rahmet rüzgârları
Ne gam, ne tasa, ne keder; HAK BİR
SEVDALI
Sevdalı, yüreğiyle hoş sedalı
Selâmıyla- kelâmıyla edalı
Vefa; zorluğun, çilenin pedalı
Dönderir dünyayı, tahammül aşkı
MİLLETİN MİSAKI
On dört Mayıs’ta, milletin misakı
Tarihe geçecek; karası, akı!
Kaldıralım aradaki nifakı
İhlasla inşa edelim VATANI…
GÖÇER GİDER
Elâzığ sabırla yol alan gemi!
Gemiyi terk edenler kaçar gider
Beyin göçü, eyvah! Şehrin erdemi,
Gönlünü gurbet ile açar gider
Gurbet Yolunda; ey gönül sende mi?
Gözyaşları sel olur, naçar gider
Sıla-i rahmi unuttun he mi?
Bu çileyle ahire göçer gider
İKİ GÜNÜ EŞİT OLAN
“İki günü eşit olan zararda!”
Yarın daha ileri de olmalı
Gelişme için ahenkle kararda;
Birlikte, bir akıl, yürek olmalı!
NEFRET NEDİR?
Dost, dostun gönül yangını olmalı
Dost, dostun yanında huzur bulmalı
Nedir post kavgası; kin, nefret nedir?
Dünyayı cehenneme çeviren illet!
Dost, dostu anında hazır bulmalı
ÖMÜR
“Uzun ince bir yol!” demişler ömre
Katar katar anılar yürür ömre
Çocukluk, ihtiyarlık derken dört mevsim
Kâh bahar, kâh kış renk verir bir ömre