ELÂZIĞ’IN AKSARAY’I
2 Temmuz 2023 tarihi bizim için farklı bir gün oldu!
Kurban Bayramının hemen sonrasında, Elâzığ Aksaray (Yığinki) mahalle sakinleri bu yıl düzenlenen; “8. İsot ve Peynirli Ekmek Şenliğinde bir araya geldiler!”
Bu şehir insanının en güzel tarafı, ‘ahde vefayı unutmaması…’
Bu şehrin en güzel tarafı, ‘sıla-i rahim yapması…’
Rahmetli Fethi Gemuhluoğlu için bizler, “Türkiye’nin Muhtarı…” diyoruz.
Elâzığ’ın Aksaray’ı bizleri gönül insanlarıyla buluşturdu.
Bu dostluk özde şehrin sokağını, mahallesini, ideallerini yaşatan dostluklardır.
Metin Çöteli ve Ali Canpolat benim nazarımda, “Aksaray’ın (Yığinki’nin) iki kahraman insanıdır!
Tabi ki, onların yol arkadaşlarını da burada takdirle anıyor ve gönülden alkışlıyoruz.
Aksaray’da, organizasyonun gerçekleştirildiği bahçenin sahibi Ali Canpolat’a, ‘katılım sayısını’ sorduk!
Aldığımız cevap yüzümüzü ağarttı, “bin civarında…”
Katılımcılara bakıyoruz; çoluk-çocuk, kadın-ihtiyar, gençler, aileler…
Her yaştan ve her kesimden insanlar bir araya gelmişler…
Aksaraylı (Yığinkili) gurbet ile sıla arasında da güzel köprüler kurmuşlar.
Muhteşem bir tablo… Yüzlerde mutluluklar okunuyor…
İnsanımız arasında, mükemmel bir organizasyonla birlikte istişare vardı…
Bu organizasyonun Vasfi Akyol anısına yapılması bir ahde vefadır. Şehrin insanının, kendi geçmişine/ aydınlık yüzüne dönüşüdür. 1960’lı yıllar; şehrin her alanda zirvelere taşındığı yıllardır.
Bir musiki dehası Vasfi Akyol ile birlikte bizler elbette ki, Av. Fikret Memişoğlu’nu, İshak Sunguroğlu’nu, Nurettin Ardıçoğlu’nu, Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu’nu, Fethi Gemuhluoğlu ’nu, Ahmet Kabaklı’yı... Ve daha nice isimleri birlikte yâd ediyoruz. Her birini rahmetle anıyoruz.
Ses ve sözün bir araya geldiği, “Kürsübaşı Sohbetleri…” bu şehrin ikliminde/ kültüründe yer alır.
Ali Canpolat Beyefendiye, “Aksaray’ın bereketli/ coşkulu sularından söz ettim!” Ali Bey bizlere;
Hicret Mahallesinin hemen altından çıkan, “Kırk Gözelerden…” söz ettiler.
Bu mahalleye ve çevresine hayat veren sular üzerinde, “19 değirmen…” varmış. Ali Canpolat bizlere, “kendi bahçelerinin üstünde baş değirmen…” ve hemen 150 metre ötede bir başka değirmenin yakın geçmişte varlığından söz ettiler.
Eskiler, “harkları ve taş olukları bilirler…” Suya bağrını açan tarım arazileri…
Geliniz, bizim medeniyetimizin güzelliğini günümüze taşıyalım. “Nostalji olarak değirmen taşı oluklar…” Gözlerimizin önünde tekrar canlansın!
Merhum Vasfi Akyol’un kızı Gülten Güler Akyol’u dinledik… Rahmetli babalarını, bizlere hislerimize dokunarak anlattılar. Bir dönemin erdemli ve kendi içinde ahenkli geçmişini günümüze taşıdılar.
Aksaray Mahallesinin asıl önemli yönü nedir?
“1834 yılından itibaren Harput Şehri ovaya inmeye başladığı zaman… Valilik Konağının Aksaray’da yapılması… Bir şehrin tüm kurum ve kuruluşlarının Aksaray Mahallesinde inşa edildiğini düşünelim.
Bu nedir? Kısa bir zaman içerisinde Aksaray (Yığinki) dükkânlarıyla, hamamlarıyla, konaklarıyla, medreseleriyle, camileriyle, kütüphaneleriyle, hanlarıyla bir ilim, kültür, sanat, edebiyat muhitine dönecektir…
Büyük İslâm âlimi Farabi, şehirleri de tıpkı insan vücuduna benzetmektedir; “Ev sokağın bir cüz’ü…
Sokaklar, Mahallenin bir cüz’ü… Mahallelerde Şehrin bir cüz’üdür…” Evlerden/ Mekânlardan şehre doğru uzanan bir ahenk söz konusudur… O ahenkte sizler şehirlerin ruhunu okuyabilirsiniz…
Tarihi şahsiyetler, konaklar, mekânlar, avlular, sokaklar, bağlar, bahçeler… Ve şehrin kadim mahalleleri… 8.nci İsot ve peynirli ekmek şöleninin ilki, “2013 tarihinde Afif Çöteli’nin Bahçesinde yapılıyor. Ve istikrarlı bir şekilde büyük bir azim ve iradeyle; “Elâzığ Belediye Başkanı Çötelizade Mehmet Bey, Kövengli Hafız, Doktor Tevfik Sakallıoğlu anısına yapılır…”
Her faaliyet bir öncekine göre daha fazla katılımlı, muhteva olarak daha zengin bir atmosferde gerçekleşiyor.
Aksaray’ın/ Yığinki’nin doyumsuz bir güzelliği elbette ki, “yeşil örtüsüyle daha cazip hale geliyor!”
Bu nezih toplantı da yaptığımız konuşmamızda ifade ettik;
“ Şehirlerin tarihleri yazıldığında; İnsanlar, mekânlar, çeşmeler, çarşılar, sokaklar, mahalleler kimliğin dokusudur! Yığinki (Aksaray’ın) yeşil dokusunu bozmadan imar etmeliyiz…
Ankara’da, ‘Hamamönü…’ dün ve bugününe baktınız mı?
Ankara Kalesi ve Hacı Bayram Veli Camisinin bulunduğu Semt…
Ankara, ‘Dikmen Vadisi…’ mutlaka gezilmelidir
Ne için derseniz? Yığinki (Aksaray) Mahallesi için efendim…
“Şorşor Deresi…” ve çevresi, “Dikmen Vadisi siluetinde niye olmasın?”
Tarihi Kimlik taşıyan mekânlar, ‘Hamamönü…’ mantığıyla niye restore edilmesin?
Bizler, şehirlerimizi; ‘tarihe yolculuk yaparak inşa etmeliyiz’
Tarih Kavramı, ‘sıcak bir yorgan gibidir’
Köklerine inildikçe, ‘kendi aynanız daha da netleşir’
Geçmişe döndüğümüz zaman şunu daha rahatlıkla görebiliyoruz!
Eski Elazığ’ın özlemindeyiz…
Mahalleler daha sıcak, daha candan, daha içtendi…
Mahallenin, ‘Aksaçlıları, Bilge Kişileri’ vardı!
Onlara danışılır, onlarla önemli konularda istişare edilirdi.
‘Mahalleli…’ yakınlık belirten bir sıfattı…
Komşuluk ilişkileri çok güçlüydü…
Acılı, sevinçli günler paylaşılırdı…
Sokaklar, çocukların oyun alanıydı, bir nev’i…
Elazığ’ın birçok ünlü futbolcusu; ‘o sokaklarda yetişmişti’
Okul arkadaşlığı mı? Daha candan, daha yakındı insanlar…
“Bilen, bilmeyene öğretirdi…”
Mahalleli, ‘fakirini, yoksulunu, başa darda olanı…’ bilirdi
Bir yardım ağı; manevi bir rıhtım gibiydi…
Yüzlerde, ‘tebessüm’ dalga dalgaydı…
Selam olsun özlemini çektiğim eski günlerimize… Mahallemizin, ‘gül yüzüne…
Programda siyasi iradeyi dinledik; Şerafettin Yıldırım’ı (AKP), Yunus Bal’ı(MHP), Ömer Ertan’ı (BBP) yüreğimizle takip ettik.
Aksaray Mahallesi Muhtarı Özcan Bal’ı da dikkatle dinledik.
Gülnihal Tunç’un başarılı sunumlarıyla Emrah Güllü sahne aldılar. Özellikle de, TRT Sanatçısı Ali Aktaş’ın yorumlarıyla büyüleyen tavrı çok önemliydi.
Elâzığ Belediyesi Kürsübaşı Topluluğunun bu nezih güne katkılarını da belirtmek isterim.
Manas Gönül Evinin sanat ve edebiyat topluluğu bu gün bir aradaydı. Şener Bulut, Dr. Ahmet Eren, Mahir Gürbüz, Hüsamettin Kaya, İlhami Bulut, Zekeriya Bican, Doğan Sever, Muammer Aksoy, Mithat Yılmaz… Bu arada birçok Sivil Toplum Kuruluşu mensuplarının da bu görkemli faaliyete gönülden katkılarda bulunduğunu söylemek isterim.
Her şeyden önce güzel bir programdı. Katılım ve heyecan çok önemliyle… Tekrar emeği geçenleri kutlamak isterim.
VASFİ AKYOL’A
(Akrostiş Şiir)
Vakıf insan, bir ömrün özleminde
Aziz şehir, Elâzığ’a âşıktın
Sesine, musikisine her zeminde;
Feyzinle bir nesle ilham bıraktın
İştiyakın zamanın dümeninde
Asrın irfanıyla gönüllere aktın
Kalemin güfte, kelâmda bestekâr
Yansın, efkârın nuru şamdanında
Olaydı Vasfi zamanın deminde
Lisan-ı hal ile hoş seda bıraktın