GÜNDEM FİLİSTİN
Bedrettin KELEŞTİMUR
07 Ekim 2023 tarihinden itibaren her geçen günde ‘asrın felaketleri…’ birbirini kovaladı!
Casiye Suresi 7nci ayette şöyle buyruluyor;
“Yalan ve iftirayı meslek hâline getiren ve günaha düşkün olan herkesin vay haline!”
Filistin ve Ortadoğu ile birlikte İslâm dünyası, bir büyük yalanın, kahpe pusuların, örtülü savaşların sıcak savaşları döndüğü acımasız işgal tertip ve kaosa doğru yol alan kanlı hesapların içerisindeyiz!
Filistin’de, sınırları aşan, 21.nci asrın en büyük zulmüne adımlar atılıyordu!
360 km2’lik bir alan içerisinde yer alan Gazze; ‘kanlı bir hapishaneye dönüyordu’
Öyle bir hapishane ki, ‘elektrikleri ve suları kesilmiş…’ dışarıdan gelecek bütün yardım kanalları kapanmış… Gazze’nin başına gece ve gündüz bombalar yağıyor… Binalar enkaza dönüşüyor!
Dahası mı, hedef gözetilmeden bombalar kâh çocukların, kâh korumasız insanların üzerine yaşıyor!
Eşi ve menendi görülmemiş zulüm insana şifa vermeye çalışan hastanelerde, okullarda ve daha nice sivil kurum ve kuruluşlarda payını alıyor.
Tabi ki, ‘insanım diyen her kim olursa olsun…’ gözlerine uyku girmiyor. Nasıl girsin ki?
Aklın, mantığın, vicdanın, şuurun, iradenin kalktığı öyle bir zulüm ki, “o zulme dur diyen yok!”
BM Güvenlik Konseyi, Rusya’nın Gazze’de “insani ateşkes” çağrısı yapan tasarısını reddediyor!
15 üyeli BM Güvenlik Konseyinde Rusya’nın İsrail- Filistin çatışmasındaki karar tasarısına;
“ABD, İngiltere, Fransa ve Japonya ‘hayır’ oyu kullanıyor!
Gazze deki tarihi kuşatmaya, ‘kendi dilleriyle cevap verilmelidir…’
O dil nedir? Kamuoyudur, Kamu vicdanıdır?
O vicdanı hiç kimse tartıya alamaz!
İçerisinde bulunduğumuz şehirde, ülkemizin dört bir yanında; “Siyasi Partiler, Dernekler, Odalar, Vakıflar, Sendikalar bir araya gelerek birlikte ortak bir tavır ortaya koysunlar!”
85 milyonun bir akıl olduğunu cümle âlem görmeli… Anadolu’nun, ‘mazlumlara hürriyet’ diye haykıran sesini duysunlar… “Sivil iradenin topyekûn milli şuura dönüşmesi…” halinde, tarihin seyri değişecektir…
Tevbe Suresi 119.ncu ayette şöyle buyrulur;
“Ey inananlar! Allah’tan sakının ve doğrularla beraber olun!”
Filistin gerçeğinde ne vardır; “İki Devletli bir çözüm…”
Kıbrıs için de aynı realite geçerlidir; “İki Devlet Varlığı…”
Doğrulara giden yol birdir. Doğrulardan ayrılan yüzlerce yol çizebilirsiniz!
Sulh ve Barışa, Ortadoğu’nun; ‘su kadar, hava kadar…’ ihtiyacı var.
“Bir insanı öldürmek, bütün insanlığı öldürmek gibidir,
Bir insanı kurtarmak da, bütün insanlığı kurtarmak gibidir…”
Elazığlı Nimri Dede ne diyorlar;
“İkilik kirini içinden atıp
Özde ben bir insan olmaya geldim
Taht kuralı ariflerin gönlünde
Sözde ben insan olmaya geldim”
Çağrımız nedir, “insan olmak!”
Zor mu efendim, O kadar zor olmasa gerek!
İNSANLIĞIN LANETİ
İnsanlığın lâneti üzerinde,
İki âlemin cehennem narında
Alevler kuşatacak her yanını,
Acılar, sinir uçları zarında
Gazabın ne olduğunu görecek
Mazlumun ahıyla arzı titrettin,
İnsanlığa âlemi zehir ettin!
Gayreti, her kötülüğe nakşettin
Adalet bir gün hesabın soracak
Adalet hükmünü bir gün verecek
KAN İZLERİ
Seher vakti bülbüller ötmez oldu
Gazze’de gül üstünde kan izleri
Anneler ah çeker, döver dizleri
Zalim dünya akdini tutmaz oldu
Yalan dillerde savrulur sözleri
Savrulan yalanı kovar gözleri!
Kir, pas içinde bilgi tütmez oldu
Doğrular çiğnendi yerle bir oldu
ÇOCUK GÖZYAŞINI
Çocuk gözyaşını atiye taşır!
Gözler o an, maveraya ulaşır
Sabi yürekte merhamet boyası,
Sevgi dolu yürekte mayalaşır;
Şefkate bulanır, rahmet dolaşır
Gözyaşı bulut bulut rahmet taşır
EN BÜYÜK MURADIM
En büyük silahla huzura erdim!
Akılla vicdanı yüreğe serdim
İlham verdi Rabbim şiire kandım
En büyük muradım, ‘mazluma yardım’
ŞİİRİN GÜCÜ
Şiir öyle yürekten yazılsın ki,
Sabır yayının okları, mısralar;
Beyin hücrelerine kazılsın ki,
Görsün nasıl dert açarmış mısralar!
Şiirin gücü düşmanı paralar!