Bedrettin KELEŞTEMUR


KALEMİN YAZDIKLARI

FİKİR BAHÇESİ


KALEMİN YAZDIKLARI

Bedrettin KELEŞTİMUR

Kalem bazen zor yazar, bazen kolay

Zorlu geçide, yol verecek olay

Masivadan uzak, çileye merhaba,

Diyen, ruhumu besler dolunay

Bekler gönüller saba rüzgârını...

 

GÜVENLİĞİM

Şam'da, Kıbrıs'ta başlar güvenliğim!

Anadolu'da ki esenliğim!

Birlikte, asıl huzura yürümek,

Ülkemde, huzurla başlar şenliğim

Barışta görülür efendiliğim...

 

HARPUT’UN YOLLARI

Harput'un yolları kardır, buzuldur

Bu yollar her haliyle de güzeldir

Selâm durdum Harput'un Kalesine,

O selâmı alan nice gazeldir

Makamlar, Hüseyni, Uşak, Nevruzdur...

 

TURAN

Turan, Allah'a adanmış yol bize

Hakk’ın yolunda yürüyen kul bize

Bu kâinat, bu servet okul bize

Tarihimden aldığım nice dersler...

Nizam-ı Âlem türküsü söyleriz

Oğuzun, cihangirane boylarız

Ecdat yolu nice hayrattır bize...

 

GEZER DOLAŞIR

Avare avare gezer dolaşır

Kim bilir heybesinde neler taşır

Sükûtun çağlayanı olur gezer

Sabrın bin türlü infakını taşır

Arılar gibi daldan dala konar 

Gönle ilham olacak özü taşır

Yolu karınca vadisine düşer

Şerri def edecek hüneri taşır

Aşkı adım adım çileyle döşer

Çile rahlesinde, sevgiye taşır

 

SEHER VAKTİ

Seher vakti üstüne rahmet yağar

Kâinata huzur, sükûnet çöker

Mü'min kulları günahını döker

Asumandan saf saf melekler iner

Seher vaktinin âlameti başka!

 

DIŞARIDA KAR...

Dışarıda kar, soğuk, fırtına var...

Bugün ruhum nedense, intizârda

Âlem-i Hikmetinde sırlar var

Gönlüm nice dert ile ahu zarda!

 

VAKİT AKŞAM

Vakit akşam, sanki hüznüm sağılır

Efkârım, kederim bir bir dağılır 

Gecenin karanlığı yorgan gibi

Yıldız yıldız, ışıklar yayılır...

 

BUGÜN EVİMDE

Bugün evimde Altmışlar Sitesinde...

Bin dokuz yüz yetmiş yedilerden günümüze...

Göçe göçe gelmişiz bugünlere

Ne atalarım, ne onlarca komşularım!

Farkında olmadan bir devri daim sanki!

O günlerin gençleri bizler; bugünün ihtiyarları!

Hey garip dünya, sen döndükçe, zaman döndükçe;

Yapraklar, hüzün yağmurlarıyla dökülüyor!

 

İYİLİK

İyilik, Hakka itaatin beyanı

İçinin, dışa akseden ayanı

İbadet, hayatın bütün rüknünde,

Sağı, solu, arkası, dört bir yanı

Güneş misali adalet fanusu...

 

RAUF DENKTAŞ'A

Vatanından esen rüzgâr gibisin

Yemen türküsüne çağrı gibisin 

Kıbrıs'ım, Anadolu'nun bağrı gibisin

Hüznümü yıkayan pınarlar akar

 

SAATLER

Saatler, dur durak dinlemiyor

Zamanı bir hançer gibi emiyor

Vakit akşam... Işıklı gecelerde

Düşlerim bana eşlik edemiyor

Elimizde kalem, kâğıt yok artık

Mürekkep kokusuna hasret kaldık

 

YOLLAR... KÖPRÜLER...

Yollar, köprüler ve tüneller

Hak yolunda semaya açılır eller

Dalgalar, dağları açmak için yükselir

Diller, bir hoş sedaya dilek açar

Yoldur insana zaman denen arkadaş

Kim bilir hangi durakta, hangi nefeste

Şu meçhul yolcunun kaderi...

 

YEŞİLİ Mİ SEVERSİNİZ

Yeşili mi seversiniz, beyazı mı?

Beyazda kış, yeşil de bahar muştusu!

Kâinatta iki rengin koşusu

Her kışın soluğu olur, bahara

Nefeslenir kâinat, çiçek çiçek

Soğuğun, sıcağın birlikte coşkusu

Şubat'ta sıcak arar, Temmuz'da soğuk

Birbirini besler, içinde ahenk

 

KANDİL... KANDİL...

Kandil kandil semadan nur yağacak 

Diller duada, kalbe nur doğacak

Seher vakti, huzurla ağaracak

Gözler ışıl ışıl güne yönelecek

Her kandil mümine vuslat vaktidir

 

KÂİNATA AŞKLA...

Kâinata aşkla yönel

Aşkla, vuslat şarkısı söyle

Hicabın sevdada adı!

Edeptir yahu...

Merhamette, Uhud'u görür!

Reyhan kokusu alırsınız

Sevgi, gönül gözlerini açar

 

İYİ İNSAN

İyi insan olma yolunda gayretin,

Hamiyetli bir duruşa hasretin

Şu kalbini bir yokla, ferasetin

En kutlu fetih, gönüllere akın!

Bu gönülle cihan fethine yakın...

 

YETMİŞ YIL...

Yetmiş yıl o kadar şey öğretti ki,

"Ölümlü-Dirimli" fani dünyayı!

Kâh hüzne uyanır, kâh sevince

Dünyanın değişen nice boyası

Her geçen gün değişen hevesi

Benlik duvarları içinde kaldı!