KENDİ GÖNÜL LİMANIMIZ -2-
Zıtlar ikilem değil,
Hayatın senfonisi
Ak, karayla bilinir
Birbirinin hamisi! .
Karıştırma!
Sapla, samanı karıştırma
Sözü, kinle yarıştırma
Bir söylersen, on dinle;
Sükûtu, korkuyla karıştırma!
Kurt dadanır,
Meyveye kurt dadanır
Kendi haline bırakılan;
Sürüye kurt dadanır…
Sür tarlayı!
Tohum at, sür tarlayı
Nerede yağmur varsa;
Oraya sür tarlayı!
Yarınlara
Taşınır yarınlara
Umut dolu bir nesil
Kültür ve Sanat ile
Taşınır yarınlara!
Çalmasın,
Türküler, biz/siz çalmasın
Taşında çınlar feryadım;
Ülkemde, çanlar çalmasın!
Boşalır,
Vermeyen el/ boş alır
Mütevazı toprağa
Gökten rahmet boşalır! .
Yârin gözü iki çeşme
N’ olur yaramı deşme
Aşk gözünü doldurur;
Ab-ı hayat olur çeşme! .
Kanat ol!
Uçmak için kanat ol
Dosta güven ver, yar ol;
Yârine kol, kanat ol.
.Eski Dostlar,
Anılarda Eski Dostlar
Mazi, perde perde açılır;
Işık gibi doğar, Eski Dostlar
Hazar, dalgalı ve pervasız bir deniz
Hani, nerede kaldı o öfkeniz?
Yıkılmadı mı yoksa ‘kızıl dünya’
Ki, kalın duvar gibidir perdeniz…
Duman olur,
Zirveler duman olur
İçinde çığlık kopar;
Etraf toz- duman olur
Parça bütünde güzel
Hakka esaret güzel
Dertlere şifa veren;
Hazreti Furkan güzel…
Kestirir,
Ağaç yontar kestirir
İnsan sevmediğini
Ki, gözüne kestirir…
Uyutulur,
Anne kucağında yavru,
Ninniyle uyutulur…
Suni gündemle,
Millet uyutulur…