KENDİ GÖNÜL LİMANIMIZ (1)
Ben olmasın,
Al yanakta ben olmasın
Sen var iken, biz var iken
Her sözün başı ben olmasın
Tuzak olur!
Toprak hâki, tuz ak olur
İlim/Hikmet göç etti mi?
Nefis cana tuzak olur!
Dağda şaki, yolda tuzak olur
Hâkimdir! .
Kapın çalan ha, kimdir?
Er kişinin vicdanı;
Kendisine hâkimdir
Kapanmaz!
Dil yarası, kapanmaz
Açma, tefrikaya kapı;
Aralarsan kapanmaz
Gıybet olur,
Her kem söz, gıybet olur
Yalanın adı, iftira;
Sızlatır gıybet olur.
Taş koyulur!
Taş üstüne taş koyulur
Girme namert fendine;
Yol üstüne taş koyulur
Nehir olur!
Çay, pınar; nehir olur
Hüzün yağmurları akar;
Gönülden göze nehir olur
Çekmeli,
Göze sürme çekmeli
Akıl, izan olmayanı
Göz önünden çekmeli!
Soldurma,
Gülü kokla, soldurma
Halka tepeden bakıp,
Gönülleri soldurma!
Kötü söz, od yatağında taş olur
Güzel söz, bal peteğinde aş olur!
Yazmış yazın!
Kader yazmış yazın
Gönlünü hep ferah tut,
Kışa dönmesin yazın!
Kanadım,
Sanat, kolum kanadım
Kırılırsa kanadım,
Nerede kalır adım?
Kâinat nefes,
Davut’a ses verir
Bir karınca, kararınca;
Süleyman’a ders verir!
Gömülür,
Kumlara gömülür inat!
Bir seda; ey Sürekal;
İçindeki kini at!
Edep içre olmayan
Söze, saçma dersiniz!
Bir atımlık barutun
Adına, saçma dersiniz!