MUŞ ALPARSLAN ÜNİVERSİTESİ’NDE ELÂZIĞLILAR GECESİ
Muş Alparslan Üniversitsi’nin kuruluşundan itibaren çok önemli mesafeler aldığını görmekteyiz.
Şunu rahatlıkla ifade edebilirim, ‘sağduyuyla geleceğe baktığımızda…’ Müştak Baba’nındı makamının bulunduğu Muş Alparslan Üniversitesi, “doğunun parlayan yıldızı…” olacaktır, inşallah!
Coğrafyayı Vatan yapan Malazgirt-1071’in Muş insanı üzerinde de manevi bir ruhaniyeti/ o ruhaniyetin esintisi olduğunu içtenlikle söyleyebilirim.
Özellikle de, Muş esnafında, “Ahi Evran Kültürünün bütün canlılığıyla yaşadığına şahit olmuşumdur.
Geçtiğimiz gün ( 23 Kasım 2022 Çarşamba Günü Saat, 19.00) Muş Alparslan Üniversitesi’nde görev yapan Elazığlılar bir araya gelerek bir sohbet faslı oluşturmuşlardı.
Hemen burada şunu ifade edebilirim. Bizim tarihten günümüze/ bugünlere taşıdığımız güzel/ erdemli geleneklerimiz var. Muş İlimizde bu sohbetlere, “Divan…” diyoruz. Anadolu Sohbet Kültürünü, Elâzığ Şehrinde, “Kürsübaşı Sohbetleri” olarak anıyoruz. Bu sohbetlerin bizim dilimizde adı, “Muhabbettir…” Bu kavramın kökünde, “Sevgi, Dostluk, Kardeşlik Hukuku, Yarenlik…” vardır.
Diyarbakır’da bu sohbetlere, “Velime…” Urfa’da, “Sıra Geceleri…” Sivas, Tokat, Gümüşhane’de, “Herfene…” Gaziantep’te, “Barak Odası…” Erzurum da ise, “Bar Odası…” olarak biliriz.
Azeri Şair Nebi HEZRİ bir şiirinde;
“Muhabbet sonsuzdur, ömürse kısa
Ne olur, sadakat ebedi kalsa!
Kimin yüreğinde bir tel kırılsa,
Benim yüreğimdir, benim yüreğim
Muş ile Elâzığ İlimiz arasında o kadar kalbi, hasbi, içten köprüler kurulmuş ki, “bizim sözümüz sadece sağlık ve esenlik içerisinde…” o köprülerin daim olmasıdır.
Muş Alparslan Üniversitesi Sosyal Merkezde yapılan Elâzığ Gecesine, Muş Alparslan Üni. Rektör Yrd. Prof. Dr. Ulaş Çağdaşa, Eğitim Fak. Dekanı Prof. Dr. Esin Kaya, Spor Bilimleri Fak. Dekanı Alper Karadağ, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekan Yrd. Dr. Öğretim Üyesi Özmen İstek ile birlikte birçok saygıdeğer akademisyenler katıldılar.
Organizasyonu büyük bir özveriyle Muş Alparslan Üniversitesi Öğretim Görevlisi Rıfat Murat Ertaş ile Selahattin Aslan üstleniyorlar.
Fırat Üniversitesi’nden ismini burada yâd edelim; Dr. Hüsamettin Kaya; 40 yıl boyunca F.Ü.’nin sosyal ve kültürel faaliyetlerini omuzlamışlardı. Vefalı Dostlara her yerde ihtiyacımız olduğunu belirtmek isterim.
Yunus Emre’nin güzel bir sözü var;
“Gelin tanış olalım
İşi kolay kılalım
Sevelim sevilelim!”
Şehirle bütünleşen bir Üniversite…
Yaşadığı Şehre, ‘dost olan yüzler…’
O yüzler bir aradaydı… Her biri coşku doluydu… Hayat doluydu…
Birbirlerine güven veriyorlardı… Benim açımdan muhteşem bir tablo…
Elâzığ Şehrimizden gelen Meşk Grubu geceye ayrı bir çeşni kattılar…
Onların da isimlerini burada yâd edelim;
Klarnette Murat Çaka, Cümbüşte Mert Çaka, Ritim Sazda Alperen Kalmaz ve Def, Öner Katılmış… Bizim musikimizden biraz da bahsedelim;
Bizim Musikimizi anlatırken gözlerim kâh Harput Kalesi’ne, kâh Muş Kalesi’ne gitti…
Malazgirt’ten Harput’a doğru yol aldım…
Murat Nehri o kadar coşku ile akıyor ki…
Akşam Vaktinde, Kale’nin burçlarından Ovayı süzmek… Murat Nehri ile Karasu’nun iki kadim dost gibi ince bir yay çizerek akışı… O kadar muhteşem bir tablo ki…
Bizim Musikimiz, “Her makamda bir ayrı hoyrattır!”
Bizim musikimiz, “Her makamda Deli gönlüme hayrattır!”
Bizim musikimiz, Hz. Davut’tan almış ilhamı
Yetmiş bin âlemle paylaşır gamını, sevincini…
Bizim musikimiz, Kuşların cıvıltısı, suların şırıltısı, arıların vızıltısı, yaprakların hışıltısı kadar kâinatla konuşur…
Bizim musikimiz, Hekimlerin ilacı, zamana utacı olur…
Bizim musikimiz, Asırların içli nağmesi, feryadıma yâd olur…
Bu yazıyı, “Öğretmenler Gününün arifesinde…” kaleme alıyorum!
Bayrak Şairimiz Arif Nihat Asya, “Hocalar!” şiirinde şöyle seslenir;
“Her konuya tat veriniz/ Adsızlara ad veriniz
Bir gün küçüklere, bir gün/ büyüklere not veriniz!”
Arif Nihat Asya’nın, “Alparslan” şiiriyle sözümüze nokta koyalım.
Bir önemli teklifimiz de şu olacaktır;
O ki, bu millete 2053’leri, 2071’leri Hedef Gösteriyoruz…
Şehrin Meydanına da, Arif Nihat Asya’nın bu şiiri yakışır vesselam;
“Torunlarım dört yana, kol kol, gitsin;
Malazgird'den İstanbul'a yol gitsin!
Gelip sana çarpan gücü, yavaştan
Anlamazsa, haritadan sil, gitsin!
Şehidlerim, Tanrı'ya, al al, gitsin,
Yaralıma su verene bal gitsin!”