NİSAN AYINDAYIZ…
Bedrettin KELEŞTİMUR
Nisan ayı bugün, dağlar ve ovalar
Yağmur, yağmur, şifa dolar kovalar
Yürür kâinat doyasıya yeşile…
Nisan yağmuru, derde derman devalar…
Nisan ayı, bizim kültürümüzde, ‘baharın başlangıcını müjdeleyen bir aydır!’
Bu ayda, dostlara sözümüz, “bahar kokulu içli sözler sözle!” deriz. Her sözünüzde, ‘seher yelleri essin’
Bahar misali, güven aşıla… Gözler, daha aşina olsun… Gözelerinde, ‘gönül çeşmeleri…’
Geliniz dostlar, “Baharı gönlümüzde yaşatalım. Kasvet, kuruyan dalları atalım!”
Nisan ayının insanı cezbeden doyumsuz güzelliği, “Bayramlık giyinmiş dal, budak. Bir kilim deseninde her yer. Bu ayda, gönül ufka muhabbet besler. Ufuk, gök kubbeye odaklanır…”
Baharı solukla, bir derin nefes… Gök mavisi, sonsuzluğa tebessüm edelim. Vadiler, ılgıt ılgıt derin bir nefes; Göğsüme çarpar coşkulu tebessüm… Baharı solukla, bir engin ufuk, gözlerim dalar gider hülyalara… Kâinatta pırıl pırıl tebessüm… Ben, bahara vurgunum dersem, yeridir…
Bahar mevsiminin en güzel, en latif vakitleri şüphesiz ki, Nisan ayıdır… Ağaçların çiçeklendiği, toprağın mis gibi koktuğu bir aydır/ bir dönemdir…
Nisan ayı, halkımız arasında; “yağmur ayı…” olarak da nitelendirilir. Kırkikindi yağmurları da, bu aya rastlamaktadır. Bu ay Farsça ’da, “ilk meyve-taze mahsul !” anlamına da gelmektedir. Nisan yağmurlarıyla birlikte, “toprak yeşermeye başlar, çiçekler tomurcuklanır ve tabiat neşv-ü nema bulur!” Nisan ayı, insan salığı açısından da önemlidir Oksijeni bol olan bir aydır Bu ay içerisinde daha fazla doğayla başbaşa olunmalı, daha fazla dağlarda, bayırlarda, kırlarda gezinti yapılmalıdır. Şehrin, kalabalığından, gürültüsünden daha fazla kaçmalıyız… İnsanı, daha fazla dinlendiren, zihin olarak doğaya daha fazla dokunabileceğimiz bir aydır. Nisan ayından itibaren artık, “çilek, çağla, can eriği, limon vs. meyveler…” zenginliğimizi müjdeler. Eskiler, ecdattan kalan gelenekler… Bu gelenekler arasında, “Nisan yağmuru” biriktirme geleneğine kulak kabartalım. “Nisan yağmurlarının şifalı olduğuna inanılır!”
Bakara Suresi 22. Ayette şöyle buyrulur, “O Rabbiniz, sizin için yeryüzünü bir döşek, göğü de bir binâ yaptı. Gökten yağmur indirip onunla size rızık olarak çeşitli meyveler, ürünler çıkardı. O halde, siz de gerçeği bile bile Allah’a ortak koşmayın!”
Yağmur, ‘rahmettir, berekettir, rızıktır, şifadır, hayattır…’
Nisan ayı içerisinde ki önemli günleri de sizlerle paylaşalım; “1 Nisan, Dünya şaka günü, Kanserle Savaş Haftası (1-7 Nisan), 2 Nisan Dünya Çocuk Kitapları Günü,
4 Nisan, Dünya Sokak Hayvanları Günü, NATO Günü,
5 Nisan; Avukatlar Günü, 7 Nisan, Dünya Sağlık Günü;
10 Nisan, Kardeşler Günü; Türk Polis Teşkilatının Kuruluş Günü;
14 Nisan, Şehitler Haftası (14-20 Nisan)
15 Nisan, Dünya Sanat Günü; Turizm Haftası (15-22 Nisan)
16 Nisan, Dünya Ses Günü; Biyologlar Günü
18 Nisan, Dünya Miras Günü, Köşe Yazarları Günü
19 Nisan, Kitap Günü ve Kütüphaneler Haftası (19-25 Nisan), Şiir ve Yaratıcı Düşünce Günü
23 Nisan, Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı…
30 Nisan, “Dünya Dürüstlük Günü…”
“BAHAR DAĞIT!” şiirimizde şöyle sesleniriz,
“Âleme tebessümle, sadaka dağıt
İçindeki tasayı bir bir dağıt
Tevazuunla kanat aç, gönüllere;
Gönüller kapısından, ‘bahar’ dağıt
Bahar, “yeşil, huzur, çiçek, uygarlık”
Rüzgâr ol âleme, ‘esenlik’ dağıt
Bahar, tomur tomur, çiçek diriliş!
Gün doğumu kadar, sıcak, esenli
Esen rüzgârın firuze nağmesi
Dokunur bahara nişan düşmesi
Bahar çelengini al da gel, gayri, Dalın üstüne konan bülbül olsun!
Toprak kokusunu al da gel, gayri; Vatan hasreti sinemde gül olsun