REGAİB GECESİ
Zamanın en feyizli ve bereketli günlerine, yani üç aylara bizleri kavuşturan Yüce Rabbimize sonsuz şükürler olsun. Bu mübarek aylar içerisinde öyle mübarek geceler vardır ki; Allah’ın rahmet ve mağfireti, bu gecelerde mü’minler üzerine adeta sağanak yağmur gibi yağar. İşte o mübarek gecelerin ilki, idrak edeceğimiz mübarek Regaib Gecesi’dir.
Regaib; kelime olarak kıymetli ve değerli şeyler, bol bol nimet ve rahmet, çok iyilik ve ihsan, büyük feyz ve bereket anlamına gelmektedir. Yüce Rabbimizin mü’min kullarına rahmet ve mağfireti, lütuf ve keremi, sevap ve mükafatı bu gecede bol bol ihsan edildiği için bu geceye Regaib Gecesi denilmiştir.
Bu gecede rahmet melekleri, mü’minleri hayra, iyiliğe, ibadete her zamankinden daha çok çağırmaktadırlar. Bu davete koşan, dünya ve ahiret saadetine erer. Bu nedenle Sevgili Peygamberimiz (sav), bu gecede çokça namaz kılmış, dua ve niyazda bulunmuştur.
Bu gece, kulun yalvarış ve yakarışlarını Yüce Mevla’ya sunacağı ve O’nun sonsuz rahmet ve mağfiretinden bol bol yararlanacağı umut, huzur ve müjde gecesidir. Bu gece, bundan sonra peş peşe gelecek bir dizi mübarek gecelerin, Mirac ve Berat gecelerinin, on bir ayın sultanı mübarek Ramazan ayının ve Kadir gecesinin habercisidir. Bu sebeple Regaib gecesinde manevi gücümüz artacak, kalplerimiz huzur bulacaktır.
Bu gece, duaların Allah’a arz edilmesi, pişmanlık gözyaşlarıyla günahların silinmesi, yapılan ibadetlere verilen sevabın katlanması bakımından büyük bir fırsattır. Bu gecede nefis muhasebesi yapılmalı, ana sermayemiz olan ömrümüzün nerede tüketildiği gözden geçirilmeli, amel defterimize neler yazıldığı, Mahşer günü kurulacak büyük mahkemenin tek Hâkimi Yüce Allah’ın hakkımızda nasıl bir hüküm vereceği düşünülmelidir. Çünkü Yüce Rabbimizin ikram ettiği bu dünya hayatını ibadetle değerlendirmeyenlerin o gün pişman olacaklarını ve: “Keşke ahiret hayatım için bir şeyler yapıp gönderseydim!” (Fecr, 89/24) diyeceklerini, Kur’an-ı Kerim bizlere haber veriyor.
İdrak edeceğimiz Regaib Gecesi, öncelikle Rabbimize, ailemize, milletimize ve ülkemize karşı görev ve sorumluluklarımızı hatırlatmalı, hatalarımızdan ve günahlarımızdan tevbe etmemize vesile olmalıdır. Nitekim Yüce Allah, engin rahmetine sığınıp, tevbe etmemizle ilgili olarak şöyle buyurmaktadır: “(Ey Muhammed!) De ki: Ey kendilerine kötülük edip aşırı giden kullarım! Allah'ın rahmetinden ümidinizi kesmeyin. Doğrusu Allah, günahların hepsini bağışlar. Çünkü O bağışlayandır, merhamet edendir.” (Zümer, 39/53) Ayrıca büyüklerin gönülleri alınmalı, eş ve dostlarımızın hatırları sorulmalı, garipler aranmalı, yetimler gözetilmeli, yardıma muhtaç kimselere yardım edilmelidir. Aramızdaki kırgınlıklar, dargınlıklar, şahsi çıkar hesapları bir tarafa bırakılmalı, hoşgörü, kardeşlik ve birlik içerisinde olunmalıdır.
O halde idrak edeceğimiz Regaib Gecesi hürmetine tevbe ve istiğfar ederek günahlarımızın bağışlanması için Rabbimizden af dileyelim. Ruhumuzu karartan, bizi hak yoldan uzaklaştıran kötü duygu ve düşüncelerimizi kalplerimizden atalım. Allah ve Resulünü bizlere unutturan şeyleri bir tarafa bırakalım. İbadetin zevkinden bizi mahrum eden nefsimizin fena isteklerine dur diyelim. Gönül sarayımızı bulandıran kin, düşmanlık, kıskançlık, haksızlık ve zulüm çamuruna düşmekten sakınalım. Allah için aramızdan dargınlıkları ve küskünlükleri kaldıralım. Dünyamızı saran düşmanlıklara karşı birlik ve beraberlik içinde olalım. Gönüllerimizde iyilik, fazilet ve bilgi ışığını yakalım. Böylece çevremizi ve birbirimizi aydınlatalım.
Kalplerimiz hep bu güzel duygularla dolsun. Regaib Geceniz mübarek olsun.