ŞİİR, GÖNÜL SOHBETİ
Allah var, tasa keder bilmeyiz biz!
Hakk için gözyaşını silmeyiz biz
Fetih kervanı, Doğudan Batıya…
Nizam-ı Âlem için yürürüz biz
Yaşlısı duada, genci seferde
Nöbet anı, ibadettir neferde…
BİLİNMEZ
Baş nerede, gövde nerede bilinmez!
Acı bir sızı göğsümde silinmez!
Garip bir zamanın, garip oyunu!
Asıl toy kimin, kimedir bilinmez
İÇİM YANAR
Seçim der, geçim der, içim yanar der!
Sevgisi iman olunca vatanın,
Aha şurada derdim kanar der
Şahadet borcu olunca atanın,
Yüreğim ulu davayı anar, der.
YA HÂK DİYEREK
Otuz bir Mart, kar taneler yüzümü
İbretle gökyüzüne dalan gözümü,
Gönlüme çevirdim, Yâ Hakk diyerek
Zikir ehline adadım sözümü!
DOST KIL
Yarab! İlmiyle neslimizi maruf
Âleme sadıkane zarif dost kıl
Canlar içinde hikmetiyle arif
Gönüller Sultanına lâtif dost kıl
SAHABE MEŞREBLİ YÜZLER
Ecdadın kutlu selâm ve selâtı üzerinize
Fırat’ta, Dicle’de abdestlerini aldılar
Kelâm ettiler, kâmil bir ruha erdiler
Şefkat dolu, fetih yürekli nazarlar
Her biri yıldız olup, aktılar Anadolu’ya…
TEVHİD DİLİ
İlk insanla birlikte tevhit dili
Divanesi, gariplerdir dünyanın
Hak yolunda şehadettir bedeli
İki âlemi kuşatan künyenin
Âşıkların, yarenlerin dert dili
SAYILI GÜNLER
Sayılı günler çabuk gelir geçer
Ömrümün baharını yer tüketir
Sükûtum sabrı yudum yudum içer
Bilirim beni günahım titretir
DÜNYA
“Dünya, oyun eğlenceden ibaret”
Sarmasın seni başka bir hararet!
Akıl ve ilim sahibine yönel;
Sağduyu ister, insana basiret
Gönül gözüyle hakikate yönel;
Etmesin seni dünyaya esaret!
TEVAZUU
Tevazu kanat çırpar Kaf Dağı’na
Oradan Ashab-ı Kehf Konağı’na
Bülbülün nidası, ahu zardadır!
İnleyen nağmeyle döner bağına
Fethi Mübin’in nazarı surdadır
Surlarda gedik açacak çağına
Söyleyin ey yâr gelmedi mi çağına!
BİR YÜRÜDÜK
Biz vefalı dostlarla bir yürüdük
Ne kırdık, ne kırıldık gönüllerde
Bir büyük sevda, ülküyle yürüdük
Kahramanlar yaşar şimdi dillerde
Saflarla, omuz omuza yürüdük
Hiç durmadı; yağmur, tipi, sellerde
Asra mührünü vurarak yürüdük
ORUÇLU
Oruçlu insan daha zinde, daha
Emindir, şuur denizinde yüzer
Gözler, daha ışıl daha yürekli
Bakarsın gönül, deryalarda yüzer
Kanat çırpan martıları gördün mü?
Sanırsın engin ufuklarda yüzer
SESSİZ BİR GEMİ
İnfakla, sevgiye maya çalarsın
Oruçla, dolunay gibi doğarsın
İhlasa gün ağır ağır ağarsın
Sessiz bir gemi gibi yürür zaman!
ORUÇLU
Oğul, reyhan kokulu günlerdesin
Sabırla, hak yolunda seferdesin
Sahurdan İftar Vaktine nur yağar;
Dilden kalbe ikrarla değerdesin