Bedrettin KELEŞTEMUR

Tarih: 03.04.2025 19:58

SİYASET ÜZERİNE (DÖRTLÜKLER)

Facebook Twitter Linked-in

SİYASET ÜZERİNE (DÖRTLÜKLER)

Bedrettin KELEŞTİMUR

SİYASET

Siyaset mi, maşeri vicdanı delik deşik etti!

Mazlumun hevesini, kaprislerine esir etti

“Her gurup kendi çevresiyle hoşnut olmakta”

Sözüm altın diyerek, çevresine beşik etti

 

SİYASET

Siyasetin uzun sürmez sefası

İnsan kimyasını bozar havası

Sinir harbidir, her sıklet kaldırmaz

Çoğu zaman, gıybet kokar nefesi

Toz bulutuyla bulanır hevesi

 

SİYASET

(Akrostiş Şiir)

Siyaset, hayatla barışık olmak!

İhlasla, huzurda güvende olmak

Yaşamak isterim bir ömür boyu

Adaletle her gün yüz yüze olmak!

Sermayem, iyilikler, infak yolu!

Esenlikle bir akıl yürek olmak

Talebim, ‘talim terbiye okulu’

 

SİYASET

(Akrostiş Şiir)

Siyaset, sinirleri alınmış dil!

İhlas ile yürüyüşünde adil

Yüreği titrer, milletin derdiyle

Âşıktır vatana her bir ferdiyle

Selâm-Kelâm arasında, gel-gitler

Elem, keder, dünyamızda ağıtlar

Tâ ezeldendir, siyasette mahfil

Girmesin aramıza şerle, gafil!

 

SİYASET 

Siyaset, kırık fay üzerinde 

Hamaset derseniz, yerli yerinde 

Kavga, ikbal olunca daha çetin

Hesap, kitap ve ikna pazarında 

Anadolu, sağduyu der seslenir

Yürekler bir ses olunca hislenir 

Bil ki, yürekler akılla beslenir

 

SİYASET DERSİ

Siyaset, daha ziyade hamaset

İçine dökülür zehir, haset!

Yüreğiyle gelene selâm et, sohbet et

Akıl ile vicdanı kendine rehber,

Sabırla, sadakate refakat et

Erdemli siyasete, edep rehber!

Terazi yüreğinle istikâmet

 

SİYASET Mİ?

Siyaset mi, “hamle üstüne hamle”

Kaskatı taşları işliyor damla

Marifetten nasibini almışsa;

Arar hikmeti, insanoğlu mumla!

 

SAĞDUYU

Sağduyu, ‘ferasete’ çağrı gibi

İfrat, tefrik; her biri ağrı gibi

Kanayan bir yara olmasın derim!

Derdim, halkımın yanık bağrı gibi

 

SAHTE GÜNLER

Sahte günler, sanal güller istemem

Muhabbettir, gönülden gönüle akan

Aşk rıhtımı, gayri rıhtım istemem

Dağlardan süzülüp, gözyaşı döken,

Irmaklar olsun, çorak toprak istemem

 

TAASSUP NEDİR

Taassup, aklın üzerinde mengene

Gözü körlük, gönül karanlığı! 

Zafiyet, güvensizlik, 

Tomur tomur şüphe,

Adli katleden hüküm,

İfratın galeyanı, benliğin azameti! 

Buz tutan, dertlenmeyen yürek! 

Vicdansızın kanaati, kopkoyu bir mazi,

Her şeyiyle fantezi bir ati! 

 

Taassup, İçi kof, dışı küf bağlamış fikir hokkabazı! 

Taassup, kendi gölgesine kadar uzanan nefret! 

Taassup, cehaletin kopardığı kasırga

Taassup, idraki yok sayan idraksizlik! 

Taassup, Işıktan karanlığa kaçış! 

Taassup, sevgisizlik ve seviyesizlik! 

Velhasıl taassup, çoraklaşan gönül! 

Çoraklaşan toprak! 

Taassup, kanayan yaramız! 

Aşksız, yarsız, sevdasız,“sız”larla biten

Suya düşmeyen izler…

 

YÜREKSİZE

Yüreksize verme meydanları

Şer kokar, ışık vermez şamdanları

Âşık değilse, işine aşina

Hayra dokunmaz, tütmez dumanları

 

İÇME NANERDİN SUYUNDAN 

Kahpe, kahpedir; vazgeçmez huyundan 

İçme aman ha, namerdin suyundan

Vakarınla ders ver, cümle âleme 

Hak dostları ülfet alsın toyundan

 

İÇİM YANAR

Seçim der, geçim der, içim yanar der

Sevgisi, iman olunca vatanın 

Aha, şurada, derdim kanar der

Şâhadet borcu olunca atanın

Yüreğim, ulu davayı anar, der

 

HÜZÜN İSTEMEM

Hasretim, yürek dolusu huzura

Ülkemde gözyaşı, hüzün istemem

Zindan olmasın, düşmesin nazara 

Üşüyen gözyaşı, hazan istemem

Nedim ol âleme, gül sun pazara

İstemem, ateşte kazan istemem

 

TUZAK MI?

"Müslüman, Müslüman'ın kardeşidir"

Kardeş, kardeşe tuzak mı kuracak!

Bu sofra, bu ahenk, yürek aşıdır

Gül, dikeninden uzak mı duracak?

 

NEFİS TORBASI

Siyaset, haset urbasını atsın

Sofrasına, gül çorbasını katsın

Gül remzidir, Resulün nazarında;

İçinden nefis torbasını atsın

 

KALMADI VEFASI 

Ne yareni, ne de vefası kaldı dünyanın 

Ne mahşeri, ne de sefası kaldı dünyanın 

Çarpmayınca yürek, nice fetihler için 

Ne seferi, ne de kal ‘ası kaldı dünyanın


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —