Bedrettin KELEŞTEMUR


TARİHİN BAŞLADIĞI YERDE

FİKİR BAHÇESİ


TARİHİN BAŞLADIĞI YERDE

Bedrettin Keleştimur

Gönlüm, tarihin başladığı yerde

Çığlığın, feryadın bittiği yerde

Mehmet’imin ayak bastığı yerde

Mazlumun ayağa kalktığı yerde

Yürürüm bir büyük sevdaya doğru…

 

Malazgirt’te başlar, asrın müjdesi

Alperen ruhudur, fethin gözdesi

İstanbul, İslâm’ın kutlu sözdesi

Yürür millet bir büyük fethe doğru…

 

KAÇIRDIĞIM GENÇLİK

Söyle, gençliğinde ne kadar koştun?

İşine, aşına ne kadar coştun!

Ferhat oldun mu, aşılmaz dağlara?

İhtiyar dünyam, başıma dert aştın!

Artık kalk gidelim gençliğe desem?

Gözyaşım belki uzanır gençliğe!

Fatihlerin fethettiği çağlara;

Aklım, fikrim, yüreğim feda olsun…

 

ŞAŞIRDIM KALDIM

Kış mı bu, bahar mı şaşırdım kaldım!

Gök mavi, toprak hâki, sıcak bir gün

Günü yüreğime aşırdım aldım!

Yalancı bahar, zemheriden bir gün

Suları arkından taşırdım, saldım

Çiçeğin dalından düştüğü bir gün

 

KEDERLE YAS TUTMAYALIM

Gün olmuyor ki, musalla taşının başında

Yaşlı gözlerle birlikte saf tutmayalım!

Ecel vakti demez, genç-yaşlı kaç yaşında

Ulu’l emre gelin, kederle yas tutmayalım

 

EY DOST

Ey dost, hergün tevhitle kalbi yıka…

Her cana, tebessümle dağıt, sadaka

Ömür merdiveninden çıka çıka;

Sen Hakk’a kul ol, gözden perde kalkar

Sükûnetle endişen bir bir kalkar!

 

ÜMİTLERE CAN

Ümitlere can olur; ihlas, gayret

Sevgi suyu yolları açar, hayret!

İkilik değil, şu faniye birlik…

Birlik olmanın ülfetini seyret!

 

GÜN YÜRÜSÜN

Selâm, Selât, duayla güzel güne

Gün yürüsün, gül açsın gönüllerde

Canlar, muhabbetle uyansın güne

Ansın Hakkı, birlesin gönüllerde

 

GECENİN YARISI

Gecenin yarısı sessizlik sarmış!

Issız bir vaktin girdabında yüzer

Kulaç atar idrakim karanlığa;

Karanlıklar yorgan vermiş, düş vermiş;

Heyhat idrakim karanlığı süzer…

 

ÇALINIR DERDİM

Fırat kenarında sükûta erdim

Binlerce yılı zamana serdim

Tarih konuşsun dile gelsin dedim

Sazın tellerinde çalınır derdim

Dünya bir oyun eğlence, kedermiş

Oyun bitmez ölüm yolunu kesermiş

 

CUMA SABAHI

Cem eder gönüller Cuma Sabahı

Uzanır günün feyz-i ihramıyla

Minberden mihraba taşınır sükût

Âlemi rabıta eder, şu gönül

Selâm günün vaktine, selâmete

Asırların edep yürüyüşüne

Birlik şuurunda saf tutanlara

Arifler, Sıddıklar, şehitlerle bir…

 

CUMA GÜNÜNE

 Davamızdır, “yeryüzü mescit olsun!”

İnsanlar, ‘hür, adil, güven içinde’

Başı dik, alnı açık, mesud olsun

Saf olsunlar, ‘sıra dağlar içinde…’

Manevi zenginliği, İhlas olsun.

 

DEPREME…

Gün geçer acısı artar depremin

İlim göç etmiş marifet yanında

Nice yıldızlar kayar bu dünyadan;

İhlas göç etmiş, kanaat yanında

Ülkemin doğuşu, kalbi sükûnet;

Âlim göç etmiş hamiyet yanında

Gün geçer, acısı artar dünyamın;

Yıldızlar kayar, ışığı yanında…

 

SAKINIR KENDİNİ

Riyadan uzak, sakınır kendini

Ufuktan ufka gezinir yüreği

Sabırdan ilmek dokunur hayata

Taş yerinde ağır, taşınır kelâm

El3azığ Şehriyle bilinir adı

Mahzun yüzünde okunur sevda…

 

GÖK MAVİSİ

Şubat’ın on ikisi, bahar kokusu

Ulu dağlar beyaz elbise giymiş

Gök mavisinde sonsuzluk yolcusu

Tatlı bir esinti huzura doymuş!