Menü Muş Şark Haber
Tarih: 19.04.2023 18:20
OTİZMLİ ÖĞRENCİ, GÖRDÜĞÜ TELEFON VE ARAÇ PLAKALARINI UNUTMUYOR

OTİZMLİ ÖĞRENCİ, GÖRDÜĞÜ TELEFON VE ARAÇ PLAKALARINI UNUTMUYOR

Facebook Twitter Linked-in

OTİZMLİ ÖĞRENCİ, GÖRDÜĞÜ TELEFON VE ARAÇ PLAKALARINI UNUTMUYOR

Muş Merkez Ali Kuşçu Özel Eğitim Uygulama Okulu 9'uncu sınıf öğrencisi otizmli Seyit Çelik, Görsel ve sayısal hafızası ile ön plana çıkıyor.

 

Muş Merkez Ali Kuşçu Özel Eğitim Uygulama okulu özel öğrencileri topluma kazandırmaya devam ediyor. Okul bünyesinde eğitim gören 9'uncu sınıf öğrencisi Seyit Çelik, Öğrendiği telefon numaraları ve araç plakalarını unutmayarak ve aynı zamanda kendisine geçmiş zaman diliminden sorulan herhangi bir tarihide hatırlayarak görsel ve sayısal hafızası ile farklılığını ortaya koyuyor. Çelik, dinlediği şarkılara da darbuka ile ritim tutarak algılama özelliğini sergiliyor.

Okulun Müzik öğretmeni Hatice Nur Bingöl, otizmli Çelik yapmak istediği çalışmalar olduğunu söyleyerek: "Seyit öğrencimiz müzik konusunda çok yeteneklidir. Doğuştan gelen bir yeteneği var. Şarkılara kolaylıklar eşlik edebiliyor. Ben de elimden geldiğince ona yardımcı olamaya çalışıyorum. Benim çaldığım müziklere darbuka ile eşlik ediyor. Çok iyi ritim kulağı var. Hemen algılayıp uygulamaya başlıyor. Bu yeteneği dolayısıyla onuna güzel işler yapmayı planlıyoruz" dedi.

Ali Kuşçu Özel Eğitim Uygulama Okul Müdürü Aydın Güngör, otizmli bireylerin almış oldukları eğitimle neleri başarabileceklerine Seyit Çelik güzel bir örnek olduğunu ifade ederek: "Okulumuz bünyesinde eğitim alan Seyit, otizmli bir bireyimizdir. Öğrencimizin diğer otizmli bireylerden yüzde 10'luk bir farklılığı var. Dünyadaki diğer otizmli bireylerde de bulunabilir. Öğrencimiz Seyit'in farklılığı öğrendiği herhangi bir telefon numarasını hafızadan silmiyor. Tamamını hafızada tutuyor ve ileri geri tarihlerini de çok net bir şekilde söyleyebiliyor. Herhangi bit yılın gününü sorduğumuzda hangi gün olduğunu söyleyebiliyor. Aynı şekilde öğrendiği araç plakalarını da unutmuyor. Bu anlamada hem görsel hem de sayısal yarınlara karşı fazla ilgisi olan otizmli bir öğrencimizdir. Buradan da şunu anlıyoruz. Otizm bir hastalık değil farklılıktır. Onların farkında olup ilgilenirsek, eğitimleri ihmal edilmezse bu bireylerin çok güzel şeyler ortaya koyabileceğini de görmüş oluyor. Seyit'in sayısal zekanın yanında müziğe çok fazla ilgisi var. Müzik ritimlerini çok iyi biliyor. Dinlediği şarkıların ritimlerini en güzel şekilde çıkarabiliyor. Aynı zamanda güzel şarkı söyleyebilen bir özelliği sahiptir" şeklinde konuştu. 

Otizm hakkında bilgiler aktaran Müdür Güngör; "Otizm Spektrum Bozukluğu; belirtileri yaşamın ilk üç yılı içinde ortaya çıkan nörogelişimsel bir bozukluktur. Her coğrafyada ve her sosyoekonomik düzeyde görülebilmektedir. Erkeklerde kızlardan 3-4 kat daha fazla görüldüğü bilinmektedir. Otizmin sebebi halen bilinmemekle birlikte tıbbi araştırmalar genetik faktörler ile birlikte çevresel faktörlerin de rolü olabileceğini göstermektedir. Bir çocuğunda otizm olan ailenin diğer çocuğunda da otizm görülme oranı yüzde 4-10 arasındadır. Otizm ile ilgili yapılan pek çok araştırmada, değişkenlik göstermekle birlikte görülme sıklığının yüzde 1 civarında olduğu belirtilmektedir. Sessiz, içine kapanık, nasılsa konuşur gibi bazı yanlış inanışlar ya da toplum tarafından damgalanma kaygıları otizmli çocukların tanı ve tedavisinde gecikmelere yol açabilmektedir. Unutulmamalıdır ki Otizm, ne kadar erken yaşta tanınır ve uygun bir şekilde yönlendirilirse, tedavisinde o kadar olumlu sonuçlar alınan bir bozukluktur. Otizm ismi aynı olsa bile her çocukta farklı belirtilerle görülebilir, her çocuğun klinik görünümü, tedavisi ve ilerleyişi aynı olmaz. En etkili tedavi yöntemi otizme yönelik özel eğitimdir. Otizmin tedavisine özel ilaç ya da aşı yoktur, ilaç tedavisi çoğunlukla otizme eşlik eden hırçınlık, aşırı hareketlilik, depresyon, yoğun takıntılar ve tekrarlayıcı hareketler için kullanılmaktadır. Dikkat edilmesi gerekir ki, güncel bilimsel verilere bakıldığında hiçbir alternatif tedavi yönteminin otizmi tedavi ettiğine dair kanıt bulunmamaktadır. Ancak aileler bu yöntemlere başvurarak ciddi maddi kayıplara uğrayabilmektedir. Bu yöntemlere yönelmeden önce mutlaka bir çocuk ve ergen ruh sağlığı uzmanından danışmanlık alınması gerekmektedir" ifadelerini kullandı.




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —