Turgut Demirel

Tarih: 30.09.2013 00:00

KERVAN BÖYLE YÜRÜMEMELİ…

Facebook Twitter Linked-in

Bazen bir konuyu yazarken yazacağım kelimeler konusunda kararsız kalırım. Aklıma gelenleri yazıya dökmek isterim ama yapamam. Çünkü aklıma gelenleri yazsam işim zor. Ya mahkemelik oluyoruz ya da kötü çocuk oluyoruz. İyi de olan biteni nasıl yazacağız? Suya sabuna dokunmadan, kıyısından köşesinden yani ’light‘ yazsak anlamıyorlar. Sert yazsak “mamalarını kestik onun için yazıyorlar” diyorlar. Ama artık bu kervan böyle yürümemeli…
   
Şimdiye kadar, yolsuzluk, usulsüzlük ve rüşvet denildiğinde, akla sadece yatırım yani ihale yapan kurum ve kuruluşlar gelirken, bu gün için, Devlet Tiyatroları, Türk Dil Kurumu, Üniversiteler gibi; ilimin, sanatın, eğitiminin yapıldığı ve toplumsal kültürümüzün oluşmasına yol açan kurumlarda da yolsuzluklara rastlanır olması bu toplumsal kanser olarak nitelenen rahatsızlığın giderek yayıldığını göstermektedir.
 
Yolsuzluk ve usulsüzlüklerle ilgili olarak Muş’ta da o kadar çok olay geçiyor ki, bazen anımsamakta zorlanıyoruz. Çok şeylerin döndüğü iddia ediliyor fakat ne kadar doğru, iddialarla ilgili olarak idareye veya savcılığa bildirilmiş mi, gerekli inceleme ve soruşturma yapılmış mı, mal varlıkları incelenmiş mi? Bilemiyorum ancak bugünden itibaren elinde bilgi ve belgesi olanların ulaştıracaklarını kamuoyu ile paylaşacağımızdan kimsenin şüphesi olmasın.
 
Rüşvet vermediği için işi aksayan, ihale sonrası dönen cambazlıklardan mağdur olduğunu iddia eden ya da ticaret imkânlarından faydalanamayan sayısız esnaf ve müteahhit bizleri görünce konuşuyor ama korkusundan tam bir kanıt vermek istemiyor. Kızdığınızda da ‘‘Yoksa beni ortadan kaldırırlar’’ diyorlar.
 
Peki, bu iddialar neden her dönem gündemde? Yıllardır karar verme konumunda olan idarecilerin her iktidar döneminde bulunduğu mevkide olması olabilir mi bilemiyorum ancak bir veya bir kaç kişinin yaptığı diğer kurum çalışanlarını zan altında bırakmamalıdır. Doğanın gereği olarak kasanın içinden bazı çürükler çıkabilir. Bu kasanın tamamını etkilemez.
 
Kasanın içindeki çürükleri ayıklamak için ne yapıldı? Yıllardır kurdukları düzenle gerçekleştirdikleri usulsüzlüklerde, rüşvetten, yolsuzluktan, görevi kötüye kullanmaktan dolayı bir kurumumuzun çürüklerden ayıklandığını gördünüz mü? Bugüne kadar hiç idari veya savcılık nezdinde soruşturma veya inceleme başlatıldı mı? Bugüne kadar hesap veren oldu mu veya veren olacak mı? Bunları da zaman içerisinde göreceğiz…
 
Yolsuzluk ve usulsüzlükle mücadele tek başına hiçbir kuruma veya kuruluşa bırakılamayacak kadar önemli. Başarıya ulaşmak için demokrasinin vazgeçilmez unsuru olan, Yasama, Yürütme, Yargı erklerinin yanı sıra medya ve sivil toplum kuruluşlarının hep birlikte, milli bir mutabakat çerçevesinde mücadele etmesi gerektiği kanaatindeyim.
İnsan, yaptığı yanlışların faturasını ödemeyeceğini mi sanıyor? Biliyor ki her yanlışın bir bedeli var! Yaptığı yanlışların bedelini ödeyemeyeceğinin farkına varamayacak kadar insan nasıl körleşir? Gerçekten anlamıyorum…
 
 
 
 
 

Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —