15 MAYIS’A HUZURLA UYANMAK
15 Mayıs sabahına milletçe huzurla uyanmak isteriz.
Sandıkta, ‘milletin iradesi’ vardır.
Türkiye Büyük Millet Meclisi, bu milletin ‘temsil yeridir’
29 Ekim 1923’lerden 14 Temmuz 2023 tarihine…
Bir asrı bulan Erdemli bir yolculuk…
Bir şiirimizde şöyle diyoruz;
“Güneş doğar, adilane
Bilge gözler, salihane
Bakışlarda, âlimane
Döner âlem, zarifane
Toprak, su, ateş, hava…
İnsan gelir birgün tava!
Sabır, sükût yolu tava
Vuslatın koşusu, sefa
Karanlık düşer mi reva?”
Kâinatta muazzam bir düzen/ nizam var.
Bütün ahengini kendi içerisinde taşıyor.
Ruhum o manayla dolup taşıyor.
O ahenk üzerinde yürüyelim. Hayatı, o ahenk üzerinde güzelleştirelim.
Siyasetin diline şöyle bir bakıyorsunuz!
O ahenkten bir kopuşu/ sağa veya sola yalpalamayı görüyoruz.
“Siyasetin Dili” şiirimizde şöyle sesleniyoruz;
“Siyasetin dili, “soğan” kokuyor”
Çarşı-Pazar, hesap-kitap okuyor!
Kürsülerde; ümit, moral, adalet
Her ne istersen üzerine dokuyor
‘Yeni Nesil’ ‘Yeni Yüzyıl’ ne dersen,
Vaatler; yeşil, pembe, gri kat kat…”
15 Mayıs Sabahına uyandığımızda,
“Yüksek bir moralle, güvenle ayağa kalkalım!” derim.
“Perşembe’nin Gelişi” isimli şiirimizde ise şöyle sesleniriz;
“Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan,
Belli olur, der ecdat; feraset!
Dünü iyi oku, her hamlene ders;
Yeneceğin en büyük düşman, ‘haset’
Bütün mesele, ‘gönül insanı’ olmadan geçiyor.
İnancımız bizlere, ‘haset etmeyiniz’ diyor.
Şu geçen kısa zaman içerisinde de, “siyasetin hamlelerine” şahit olduk!
“Siyaset mi, hamle üstüne hamle
Kaskatı taşları işliyor damla!
Marifetten nasibini almışsa;
Arar hikmeti insanoğlu mumla!”
İnancımız, “İlim, Müslüman’ın yitik malıdır!”
İlmi arayıp bulmak ise üzerimizde farzdır…
Her aydın gibi bizlerde, “Dertliyiz!”
Bizim derdimiz, ‘memlekettir’ efendim!
“derinden bir, “Oy!” çekerim yanlışa
“Yanlış hesap, Bağdat’tan döner” derim!
Dönmezse, derdimi eker içime…
İçimde yangın, derdimle halleşir
Sabır değirmeni, ‘dert öğütür’ derim”
Kur’an’da, “ASR SURESİ” MANASIYLA hepimizin yüreğinde olmalı!
“Asra yemin olsun
Şüphesiz ki insan, gerçekten hüsrandadır!
Ancak iman edip salih ameller işleyenler;
Birbirlerine hakkı tavsiye edenler,
Ve birbirlerine sabrı tavsiye edenler müstesna”
Birbirimize, kol ve kanat olacağız!
Hangi manada, ‘hakkı ve sabrı tavsiye ederek’
Birbirimizi, ‘derin bir gaflete karşı…’ uyaracağız!
Gözümüzü, gönlümüz/ yüreğimizle birlikte açacağız!
Uyanık olacağız!
Huzura, güvene, sağlığa, esenliğe, birliğe, erdemli yüreklere merhaba…
Niyet, amel ve istikamet…
Sadece bir doğru üzerinde yürümek…
Samimi ve dürüst olmak…
Bu ülkede, ‘kin ve husumeti’ öfke duvarlarını yıkmalıyız!
İman cevheri üzerinde, ‘sevgiyi ve merhameti inşa edelim’