AĞIN İÇİN TEKLİFİMİZ
2018 Yılının Ağustos Ayında, “Ağın Düşün ve Sanat Dergisi ile Manas Yayıncılık…” Ağın İlçemizde tarihi bir program yapmışlardı.
O tarihi programı, Kanal Fırat Televizyonu 21 Mayıs 2023 Pazar Günü 4 Bölüm halinde tekrar yayınladılar. Ağın Dergisi, “Ocak- 1967 yılında Ağın Fikir ve Sanat Dergisi olarak Vakıf Özkul’un sahipliğinde yayın hayatına başlar!”
1967’lerden 2023’lere, yarım asrı aşan bir tatlı yolculuk…
Ağın İlçemizi bizler anlatırken şu ifadelere yer vermiştik,
“Ağın Türkiye’de en fazla okuryazar ilçemiz olarak bilinir.
Ağın, nüfusuna oranla Çanakkale’de en fazla şehit veren bir İlçemiz.
Bilgelik ve şehadeti bir araya getiren kutlu bir ilçe olarak da anılır.”
Ankara Ağın Kültür ve Dayanışma Derneği tarafından yayınlanan;
“Ağın Düşün ve Sanat Dergisinin Ocak-Mart 2023 sayısı elimizde…”
Ankara Ağın Derneği 19 Mart 2023 tarihinde yaptığı Olağan Genel Kurul Toplantısıyla Yeni Yönetime; Başkan Ahmet Metin Tözün, Samettin Akbaş, Mustafa Kamil Ateş, Aycan Celayir Atalay, Zenhar (Ayfer Yücelkan, Yusuf Kenan Özer, Mesut Demirel gelmiş bulunuyorlar.
Türkiye’mizde, Dergi Yayıncılığının zorluklarını bilenlerdenim.
Bütün bu zorluklara rağmen, Ağın Düşün ve Sanat Dergisinin Edebi Yolculuğuna İstikrarlı bir şekilde devam etmesi bizler için sevindiricidir.
Dergiler, bu coğrafyanın ‘fikir kaleleridir’
Dergiler, bu coğrafyanın ‘irfan ocaklarıdır’
Dergiler, sanat ve edebiyatımızın ‘atölyeleridir’
Dergiler, ‘edebi mahfillerimizdir’
Dergiler, basın dünyamızın ‘maşeri vicdanını’ yansıtırlar!
Dergiler, ‘edebi akımların’ hayat iksirleridir
Dergiler, ‘tefekkür dünyamızın limanlarıdır’
Kemaliye’yle, “Gurbet Gazetesi…”
Arapkir ile “Arapkir Postası…” hafızalarınıza gelir
Arapkir Postası Gazetesinin ilk sayısı, “1954 yılıdır!” Dile kolay, 69 yaşında…
Arapkir Postası ile ilk akla gelen isimler arasında,
“Nevzat Sever, Fehmi Gür ve Fethi Gemuhluoğlu…”
“İz Bırakmak Kavramı…” üzerinde ayrıca duracağım!
Öyle bir şeyler yap ki, sizden sonra gelen nesiller…
Sizleri hayırla ansınlar!
Ağın’da iz bırakan isimler arasında;
“Müderris Hüseyin Efendiyi, Şeref Hocaoğlu’nu,
Öğretmen Abdullah Lütfü’yü (tahtasız hocayı)
Destan Şairimiz Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu ’nu,
İrfan Fethi Gemuhluoğlu’nu, Elmas Yıldırım’ı,
Ve… diyeceğim daha nice güzel isimler!
Ağın İlçemiz, ‘elit bir insan dokusuna sahip…’
Sesi, sözü, muhabbeti, sanatı, edebiyatı, musikisi, ilmi, irfanı…
Ağın, “coğrafyamın tebessüm eden yüzü!” O yüze, ‘muhabbetimizi…’ artıralım!
O yüzler günümüzde, ‘insanlığın markasıdır’
2018 Yılının Ağustos Ayında bir şeyler söylemiştik…
Ağın İlçemizde, “Çınaraltı Sohbetlerini başlatalım!”
24 Ocak 2020 Elâzığ Depremi ve sonrasında, “pandemi dönemi…”
06 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş Merkezli,
“Asrın Kıyameti…” diyebileceğimiz deprem hayatı bütünüyle etkilemişti!
Artık, ‘vuslat zamanıdır’ Bir araya gelme bir bakıma da, ‘dertleşme zamanıdır’
Anadolu Coğrafyası, “Sohbet ve İrfan Meclisleriyle…” bilinir.
Bu meclislere Elâzığ’da, “Kürsübaşı” Diyarbakır’da, “Velime” Sivas ve Gümüşhane’de, “Herfene” Muş İlimizde, “Divan” Urfa’da, “Sıra Geceleri” Erzurum’da, “Bar” Gaziantep’te, “Barak” Kerkük’te, “Çayhane” isimlerini veriyoruz.
Türkiye’nin, en nezih ilçeleri arasında yerini alan Ağın İlçemizde de, “Çınaraltı Sohbetlerini!” başlatalım. Bu sohbetler zaman içerisinde, “Bilgi Şölenine” dönüşür. Ve aynı zamanda, “Şura Meclisi” olarak da anılır. Ağın İlçemiz için öncelikli teklifimizdir. İnşallah bu teklifimize Kaymakamımız ve Belediye Başkanımızda sıcak bakarlar… Şüphesiz ki, ‘geleceğe birlikte yürüyeceğiz’
DOST YÜREKLİ NURİ SESİGÜZEL…
Mehmet Özbek, merhum Nuri Sesigüzel için şöyle diyordu; “Anadolu Barak havalarını seninle tanıdı. Köylüydün amma, şehirli insanlara türküler dinlettin. Moderndin, “elma” demesini de, “alma” demesini de bildin. Sevdin, sevildin. Dost yürekliydin…”
86 yaşında aramızdan ayrılan Nuri Sesigüzel Urfa’nın Birecik İlçesinde 1943 yılında dünyaya gelecektir. Daha küçük yaşlarda, Halk müziğine gönül verecekler. Bu milletin sevda dolu yüreğine dokunacaktır. Yanık bir seda Fırat’ın suları gibi çağlayacaktır.
Daha 18 yaşında, 1961 yılında İstanbul Radyosunda; ‘profesyonel sanatçı kimliği ile zirvelere doğru yürüyecekler…’
Türkülerde bizim hikâyemiz vardır. Sevinçlerimiz, acılarımız, çığlıklarımız, feryatlarımız içiçe…
“Başında yazması var, Burnu hızmalı gelin, Karakaş gözlerim elmas, Kahverengi gözlerim, Dolana, Aynaya baktım, Öksüz oğlan, Bir fincan kahve olsam, Sarı Sabahlık, Ağlayan gözlerim, Saç Beyaz Oldu…” türküler… Bizleri söyleyen türküler… Kültürüm, Sanatım, Edebiyatım, Musikim…
1963 yılında, “Kara Yılan” filmi… Bir Milli Mücadele Hikâyesidir. O hikâye ile rahmetli Nuri Sesigüzel Sinema Sektörüne ilk adımını atacaklar. Bir ömür boyu bu milletin kültürünü soluklayan bir isim oldular. Sesiyle, sözüyle, sanatıyla sevildiler, sayıldılar…
Selahattin Alpay ne dediler; “Biz ekmek yiyorsak onun sayesinde yiyoruz. Çünkü halk müziğinde bir çığır açmıştı. Her şeyden önce kişiliği tartışılmaz. Kimseye nasip olmayan bir şöhrete haizdi. Kendi dinleyicisine, halkına hiçbir zaman saygısızlık yapmadı. Benim kendisinden aldığım huyu karakteri buydu!”
Dost Yürekli, ‘bir sanat efendisi…’ daha göç etti. Onlar bir dönemdi. İnsanına daha yakın/ veya onun gönül iklimine dokunabilen erdemli insanlardı. Mekanı cennet olsun. (amin)