Bedrettin KELEŞTEMUR

Tarih: 13.10.2023 20:59

BARIŞI KONUŞALIM

Facebook Twitter Linked-in

BARIŞI KONUŞALIM

Bedrettin KELEŞTİMUR

Anadolu, üç kıtanın birbirine en fazla yaklaştığı değerleriyle birlikte anılan farklı bir coğrafya…

Tarihte ilk şehir devletleri Anadolu Coğrafyası üzerinde serpilecektir. 

Üç Tevhit Dininin üzerinde filizlendiği Coğrafya da, Anadolu Coğrafyasıdır…

Kafkasları, Balkanları, Basra’yı çok yakınınızda hissedersiniz…

Bu bağlamda da, ‘tarihin en zor coğrafyası olarak anılır…’

Türkiye bir bakıma, “Ortadoğu’nun kalbi sayılır!” 

Dile kolay Ortadoğu Coğrafyası 4 asır boyunca Türk Hâkimiyetindedir…

Öyle bir hâkimiyet ki, “Sulhu çimlendiren bir Coğrafyadır”

18 ülkeden oluşan Ortadoğu ülkelerinin toplam yüzölçümü, ‘5.178 bin km2'dir. 

Bu tanıma göre Orta Doğu ülkeleri; “Türkiye, Suriye, Irak, Katar, Kıbrıs, Ürdün, İsrail, Lübnan, İran, Filistin, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Umman, Kuveyt, Bahreyn, Yemen ve Mısır'dır.” 

Günümüzde, Ortadoğu Coğrafyasının en muhtaç olduğu/ veya hasretini çektiği, “Sulh ve Barışın Sürekliliğine olan derin alakasıdır!”

“Ortadoğu…” başlığı altında yazdığımız bir şiirimizde şöyle sesleniriz;

“Kırıldı kabzası, Ortadoğu’nun

Gitti sulhu salah, zulüm kök saldı

Altı asırlık huzurun rüyası

Sökün etti yerini vahşet aldı.

Dövüldü, sövüldü öz yurtlarında…”

Ortadoğu’ya yazık… Kanayan yara hiç durmadı! Kan ve gözyaşına bulandı toprak!

Fitne ateşi o kadar büyüdü ki, ‘bir büyük belaya…’ asrın en büyük felaketine dönüşmekte…

Bu coğrafyada, “Sulh ve Barışı haykıracak kahramanlar yok mu?”

Tevhit inancımız ne diyor;

“Bir insanı kurtarmak, bütün insanlığı kurtarmak gibidir”

“Bir insanı öldürmek, bütün insanlığı öldürmek gibidir”

Acımasızca, insafsızca, merhametsizce; ‘haddi aşan saldırılar…’ 

Akif’i dinleyelim;

“Kanayan bir yara gördüm mü yanar ta ciğerim,

Onu dindirmek için kamçı yerim, çifte yerim!

Adam aldırmada geç git, diyemem aldırırım!

Çiğnerim, çiğnenirim hakkı tutar kaldırırım!

Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu…”

Her halükarda, ‘mazlumun yanında olacağız’

Olanca gücümüzle de, haykıracağız!

Evet…

Biz kutsi değerlerden bahsediyoruz!

İnsanı, ‘kâinatın efendisi’ olarak gören değerlerden…

İnsanı, ‘yaratılmışların en şereflisi’ gören değerlerden…

O değerler ne diyor; Şimdi söylemek isterim;

Barış adına, İnsan ve insanlık öldürülür mü?

Barış adına, Kin, nefret, öfke tohumları atılır mı?

Barış adına, ‘kutsallar çiğneniyor’

Değerler, ‘ayaklar altına alınıyor’

Ortadoğu’nun bir başından öte başına; “Sulhu ve Barışı konuşalım!”

Bir ülkenin aydınları olarak da, var gücümüzle haykıralım!

İnsanı, insanlığı yaşatmak için…

Akif’in, “tükürün…” şiiri bir an geldi hafızama…

“Bakmayın hem tükürün çehre-i murdarımıza!

Tükürün; Belki biraz duygu gelir arımıza!

Tükürün cebhei lakaydına Şark’ın tükürün!

Kuşkulansın, görelim, gayreti halkın, tükürün!

Tükürün milleti alçakça vuran darbelere!

Tükürün onlara alkış dağıtan kahbelere!

Tükürün Ehl-i Salib’in o hayâsız yüzüne!

Tükürün onların asla güvenilmez sözüne!

Medeniyet denilen maskara mahlûku görün;

Tükürün maskeli vicdanına, tükürün!”

Doğruları yazmak bizlerin vicdan borcu…

Filistin-İsrail savaşında, “çocuklar ölüyor… Yaşlı ihtiyarlar ölüyor… 

İnsan ve insanlığın en ulvi değerleri ölüyor!

Bizler, “Sulh ve Barışı Konuşalım…” derken, “fitne dörtnala koşuyor!”

Feraseti bağlanmış insanlığın! 

Son nefesimize kadar, “sağduyuya çağrı…” diyoruz!

Hak, Adalet, Hukuk, Dürüst ve Samimiyet zırhına o kadar ihtiyacımız var ki!


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —