Abdulhak Akpolat

Tarih: 01.03.2023 16:00

DUA İLE YAŞAMAK, HUZUR İÇİNDE YAŞAMAKTIR

Facebook Twitter Linked-in

DUA İLE YAŞAMAK, HUZUR İÇİNDE YAŞAMAKTIR

 

Bir insanın Allah’a iman ettiğini gösteren önemli alâmetlerden birisi de duadır. Dua eden insan, kendisinin âciz ve zayıf bir kul olduğunu, istediklerini kendi başına yerine getiremeyeceğini ve bunları ancak kendisine Allah’ın verebileceğini kabul etmiş olur. Dua, Allah’a kul olmanın en saf, en temiz, en samimi ifadelerindendir. Kur’an’da da mü’minlerin temel vasıflarından birinin “sabah akşam sabrederek Allah’a dua etmek” olduğu şöyle haber verilir: “Rablerine, sırf O’nun rızasını ve cemaline kavuşmayı umdukları için, sabah akşam yalvaranlarla beraber, sıkıntılara karşı candan sabret.” (Kehf, 18/28)

 

Dua eden insan, gönlünde bir ferahlık ve rahatlık hisseder. İsteğinin yerine getirileceği hususunda ümitvar olur. Dua ile yaşamak, huzur içinde yaşamaktır. İnsana en çok huzur veren duygulardan biri, kendisini seven, onu düşünen, onu gözeten ve ona değer veren birilerinin olduğunu bilmesidir. Bu açıdan bakınca, her şeyi işiten, her şeyi bilen, her şeyi gören, her şeyden haberdar olan, her şeye gücü yeten, dertlere derman olan, sıkıntıları gideren, ihtiyaçlara cevap veren bir Zat’ın, Allah’ın varlığını kabul etmenin huzur ve mutluluğu tahmin bile edilemez. Bu sebeple bir mümin, daima Rabbiyle beraber olmanın mutluluğu içinde olmalı, günlük hayatın her aşamasında O’nu unutmamalı, hayatın zorluklarına karşı O’na dua ve niyazda bulunmalıdır. 

 

Hiç kimsenin sesimizi duyamayacağı yerde sesimizi duyan, hiç kimsenin göremeyeceği yerde bizi gören, hiç kimsenin bilemeyeceği niyetlerimizi, düşüncelerimizi ve sırlarımızı bilen, hiç kimsenin yardım edemeyeceği durumlarda bize yardım edebilecek olan, hiç kimsenin bizi umursamadığı zamanlarda bile bizi dikkate alan bir Zat’ın rahmet ve sevgisine mazhar olmaktan daha öte bir mutluluk düşünülebilir mi? İşte dua, bu sevgi ve rahmet kaynağına bağlanma başvurusudur. Bu bakımdan dua, huzur içinde yaşamaktır. "Bana dua edin, duanıza karşılık vereyim.” (Mü’min, 40/60) mesajını kavramış olarak yaşamaktır.

 

Mevlana, duanın kabulü noktasında şöyle buyurur. Pişmanlık ateşiyle dolu bir gönülle ve nemli gözlerle dua ve tevbe et. Zira çiçekler, güneşli ve ıslak yerlerde acar.”

 

İnsanın hayatındaki en değerli an, Yüce Rabbine yöneldiği ve onunla baş başa kaldığı zaman dilimidir. Allah ile baş başa kalmanın en güzel vasıtası ise, duadır. Dua eden insan, bütün benliği ile Allah’a yönelir ve Ondan istek ve dilekte bulunur. Duasız gönüller, huzursuzdur ve dinmez bir ızdırap içerisindedir. Gerçek huzura, ancak Allah’a dua edip O’nun rahmet kapısını çalmak, O’nun izzet ve azameti karşısında secdeye kapanıp ibadet etmek ve O’nu anmakla kavuşulur. Nitekim Yüce Allah, Kur’an-ı Kerim’de şöyle buyurmaktadır: “Dikkat edin! Kalpler ancak Allah’ı anmakla huzur bulur.” (Ra’d, 28)

 

İnsanlar, çevrelerinde meydana gelen olaylardan etkilenebilir ve işlerinin düzensiz gitmesinden dolayı üzülüp sıkılabilirler. Ancak bu gibi üzüntü ve sıkıntıların geçici olduğunu bilmeli, bütün hayatı sarsacak bunalımlara ve strese düşmekten kişi kendini korumalıdır. Çünkü o, hayatın ağır yükleri altında acze ve sıkıntıya düştüğünde, kendisine şah damarından daha yakın, onun en gizli sırlarını bilen ve her şeye gücü yeten Yüce Allah’a güvenir, O’na dua ve niyazda bulunur, O’nun engin lütuf ve keremine sığınır. O’ndan başka, sıkıntılara çare, dertlere deva, hastalıklara şifa ihsan edenin olmadığını bilir. Çekilen sıkıntıları, ebedî mükâfat vesilesi, bir imtihan olarak değerlendirir ve teselli bulur.

 

Öyleyse; kardeşlerim gelin, duaların kabul olduğu bu mübarek Ramazan ayında gönüllere huzur, dertlere deva, dertlilere şifa veren Yüce Allah’a gönüllerimizi açalım, dua etmeyi ihmal etmeyelim. Peygamber Efendimizin şu hadis-i şeriflerini daima hatırımızda tutalım: “Duayı terk etmek, Allah ve Resulüne isyan etmektir, günahtır.” (Heysemi, Ed’iye 2, Hadis No: 17194)  “Kim Allah’a dua etmezse, Allah ona gazab eder.” (Tirmizi, Daavat 2; İbn Mace, Dua, 1.)


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —