Bedrettin KELEŞTEMUR

Tarih: 28.06.2024 20:48

ELAZIĞ’IN MANEVİ İKLİMİ

Facebook Twitter Linked-in

ELAZIĞ’IN MANEVİ İKLİMİ

Bedrettin KELEŞTİMUR

“Elazığ Şehrinin Manevi İkliminden” söz ederken, bu nezih erdemli şehrin, “Türk Dünyasının ‘Vuslat Şehri’ olduğundan sıklıkla söz etmiştik.

Anadolu Coğrafyasında, Gönül Coğrafyamızda Elazığ Şehri, “Tarihi buluşturan bir Şehir!” olarak da anılmaktadır. Harput’ta, ‘9 asrı aynı anda teneffüs edebilirsiniz’ Bu bağlamda Harput, “Tarihin efsanevi şehri!” Harput günümüzde, “Açık Hava Müzesi!” olarak bilinir/ veya tanımlanır.

Harput’a çıktığınızda sizleri kendisine cezbeden, ‘manevi bir sıcaklık…’ hissedeceksiniz! O sıcaklık, “âlimlerin, şehitlerin, sadıkların, sıddıkların verdiği manevi sıcaklıktır” 

Üryan Baba türbesi, Üç Lüleli Çeşme, Ulu Cami… Mansur Baba Türbesi, Buzluk Mağarası, Belek Gazi Anıtı… Harput’ta, ‘mekânlar ve makamlar içiçe…’ Her biri koruyucu birer zırh gibi, ‘asırlara şehadet edecektir’ Harput’ta, İmam Efendi’de; “193 Harbini, Erzurum’un Kurtuluşunu Yaşarım!”

Harput’tan, “kâh Halep’e, kâh Menbiç’e, kâh Kerkük’e uzanırım!” Bir söz vardır, “coğrafyayı tefekkür ederek geziniz! Harput’tan Kafkaslara, “Dağıstanlı Hoca nazarıyla bakarım!” O nazarla, “Bir Millet Oluşun Erdemliğini…” yaşarım. Peygamberimizi Sancaktarı, “Abdulvahap Gazi…”

Abdulvahap Gazi’nin Elâzığ, Sivas, İznik ve Bayburt’ta türbe ve makamları bulunmaktadır.

Hiç Alacakaya’ya gittiniz mi?

Alacakaya’nın ‘Yalnızdamar Köyü’nde’ Sahabe Makamı… Kab Bin Malik, Hz. Ömer döneminde Diyarbakır seferinden dönerken; burada şehadet şerbeti içmiştir! Coğrafyayı, “gül-i zar yapmışlar!”

Alacakaya İlçesi Çakmakkaya Köyü’nde, “Tarihi Demirkapı Han…”; Bu Kapı, “4. Murat’ın Bağdat Seferi (1638) hatırasıdır. Bu Kapı, “Gülek Boğazı’ndan Karadeniz’e ulaşan kervanların konaklaması…” istirahat etmeleri için yapılmıştır! Bu mekânlar, ‘coğrafyamın tarihi kimliği üzerinde taşıyan işaretleridir’

Hacı Hulusi Yahyagil (Efendi) Bu muhterem Zatı, Çanakkale’de, Anafartalar Conkbayırı Muharebesi’nde görüyoruz… Kafkas İslam Ordusunda, Gence ve Bakü ve Karabağ’ın işgalcilerden temizlenmesi harekâtında bulunur. İstiklâl Harbi'nin Antep, Urfa ve Sakarya muharebelerine iştirak eder… Coğrafyamın bir bakıma, ‘manevi zırhı’

1071 Malazgirt Zaferinden sonra Türkleri Anadolu’dan çıkarmak için, tarihi Haçlı Seferleri,

(1096-1270) düzenlenecektir. Hıristiyan dünyası bu seferlere, “yeniden fetih!” ismi vermişlerdir. Bu seferlerin başlangıcında, “Belek Gazi’nin…” gösterdiği kahramanlıklar ve Selçuklu Sultanı tarafından, “Türk Orduları Başkumandanı” tayin edilir. Belek Gazi’nin hayatı, “gaza meydanlarında…” geçecektir

Urfa kontu Josselin de Courtenay’ı, Kudüs Kralı Bauoun’i mağlup ve esir ederek Harput’a hapsetmesi tarihin seyrini değiştiren büyük başarılar arasında sayılır. Bu büyük Gazi, “Menbiç Kalesi’nin kuşatılmasında!” şehadet şerbetini içecektir.

Harput’ta, Doğu’ya ve Güneydoğu’ya şöyle bir uzandığınızda; Bingöl’de, Yusuf Harputi… Bitlis’te, Abdurrahman Tagi… Diyarbakır’da, Şeyh Yusuf Hemedani… Erzincan’da, Terzi Baba… Erzurum’da, Abdurrahman Gazi… Hakkâri’de, Taha-i Hakkâri… Kars’ta, Muhammed Karsi… Malatya’da, Hamid-i Aksarayi, Somuncu Baba, Arapkirli Ömer Baba… Mardin’de; Musa bin Mahin Mardini,

Yunus bin Yusuf eş-Şeybani… Siirt’te; İsmail Fakirullah, İbrahim Hakkı Erzurumi...

Şanlıurfa’da; Hayat bin Kays el-Harrani, Şeyh Mesut Horasani… Şırnak’ta; Ahmet Cezeri…

Bu coğrafyada bizler gerçekten ‘manevi huzur’ buluyoruz

O huzurun kaynağında, ‘cennetten beslenen bir nehir’ Fırat’tır…

Sahih Hadislerde şöyle buyrulur;

“Seyhan, Ceyhan, Fırat ve Nil Cennet nehirlerindendir.” (Müslim Cennet 26) Ebû Hüreyre’nin rivayet ettiği aynı hadis-i şerifin Müsned’deki meali de şöyledir: “Dört nehir cennetten fışkırmıştır: Fırat, Nil, Seyhan, Ceyhan.”

Fahrüddin er-Râzî ise Mü’minûn Sûresinin 20. ayetinin izahında, İbni Abbas’tan (ra.) şu rivayete kaydeder:

“Cenab-ı Hak cennetten beş nehir indirmiştir: Seyhun, Ceyhun, Dicle, Fırat ve Nil.”

Fırat Nehrinin Türkiye sınırları içerisindeki uzunluğu, 1263 km’dir! 

Fırat, bir büyük ‘medeniyet havzasıdır’ O havzanın manevi ikliminde, Harput tarihin kadim bir şehridir!

Hz. Mevlana ve Ailesi, Belh Şehrinden yola çıkarak Anadolu’da ilk geldiği durak; Elazığ-Karakoçan’ın, “Okçular Beldesi…” olacaktır. Hz. Mevlana’nın ‘çocukluk yılları…’ Harput iklimiyle soluklanacaktır

13. yy Anadolu’nun “aydınlanma çağı…” fütüvvet dönemidir. Bu dönemlerde; Hoca Ahmet Yesevi, Yunus Emre, Mevlana, Emir Sultan, Somuncu Baba, Ahi Evran, Hacı Bektaşi Veli…

19. yy Anadolu’nun “hüzün çağıdır…” Sürekli alınan yenilgiler; toprak kayıpları, Anadolu’ya yönelen göçler… Ve özellikle de, Osmanlı’nın 1800’lü yıllardan sonraki, Çalkantılı Dönemleri…

 

Cenab-ı Allah (Hicr, 9. Ayet) buyuruyor; “Kur’an’ı kesinlikle biz indirdik; elbette onu yine biz koruyacağız” Bu dönemde, bu coğrafyanın üzerinde esen; “aşılayıcı rüzgârları…” görmekteyiz!

Evet! Bu sıkıntılı ve çalkantılı dönemlerde; altını çizerek ifade etmek istiyorum; “Aydınlanma Hareketini…” görmekteyiz. O aydınlanma hareketinin manevi öncüleri, “Halid-i Bağdadi Hazretleri…”

Ve o iklimin Palu’da ki izdüşümünde; “Şeyh Ali, Septi, Mahmut Samini Hazretlerini” rahmetle anıyoruz!

Ağın’da, “Ulubatlı Hasan’ın emsali…” bir yürekli bahadır; tarihe ismini ‘Bağdat Fatihi’ olarak yazdıran, “Genç Osman…” Genç Osman, “4. Murat’ın Fetih Ordusuna…” Ağın’dan iştirak edecektir.

Palu’nun maneviyat iklimi insana huzur veriyor.

Halid-i Bağdadi Hazretlerinden yürüyen bir kutlu silsile; “Şeyh Ali Sebti, Mahmut Samini ve İmam Efendi…”

Bir rivayet, Şeyh Ali Septi Hazretlerinin; Dünyaya geldikleri Köy Cılsutun / Kırkdirek…

Bu köyden , “kırk kadar Veliyullah yetişiyor…” Bu köy şimdi idari olarak Mardin Savur İlçesine bağlı…

En son Nobel Ödülünü alan Aziz Sancar’da, Mardin’in Savur İlçesinde dünyaya geliyor.

Bu coğrafya da, tarih, mekânlarla elbet dile gelecektir. Her Artuklu Dönemi, her Osmanlı Dönemi eserlerinde; kadim bir muhabbet sedası yükselecek…

Coğrafyayı bizlere, “vatan yapanlar…” Her karış toprağını, “inşa edenler…” ihya edenler.

Hafızalarda yerlerini alacaklar, “can bulacaklar…”

O tarihi kimlik içerisinde, “Bir Türkmen Aşiret Bey’i, Karacimşid Bey’i, bu coğrafya insanı okumalı ve bilmelidir…” diyoruz.

Elazığ’da/ Harput’ta, bu diyarlarda ‘tarihi tefekkür ederek yaşamak’ inanın bizlere ‘manevi bir haz…’ veriyor.

Elazığ’da, “Sekratlı Ali Bey’in Konağını…” duydunuz mu? Bu konakta, “Doğu Anadolu’nun Düşman İşgalinden Kurtarılması…” Ve dahası mı, ‘Milli Mücadele’ belki ilk defa dillendirilir

Kim tarafından, “Atatürk…” tarafından. Harput, gerçekten ‘tarihi buluşturan şehir’


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —