FİTNE NEDİR
Bedrettin KELEŞTİMUR
Kur’an buyuruyor, “Hem öyle bir fitneden sakının ki, (geldiği zaman) içinizden sadece zulmedenlere dokunmaz (umumi olur)! Ve bilin ki şüphesiz Allah, azabı pek şiddetli olandır.” (Enfal, 25)
Fitne sözlükte, “Karışıklık, kargaşa, ara bozumu, fesat” anlamlarına geliyor.
Abdülgani Nablusi fitneyi şöyle açıklar; “Fitne Müslümanlar arasında bölücülük yapmak, onları sıkıntıya, zarara, günaha sokmak, insanları isyana kışkırtmak…”
İslam Âlimleri, “yetmişten fazla fitne çeşidi olduğunu…” belirtiyorlar!
Hadis, “Fitne, küfürden eşettir” Şirk, küfür; fitnedir…
“Fitne tamamen yok oluncaya kadar kâfirlerle savaşın” (Bakara, 193)
Günah; fitnedir… Her türlü fesat; fitnedir…
Bela, Musibet; fitnedir… Zarar verme, azap; fitnedir…
Sapıklığa düşürme; fitnedir… Delalet; fitnedir…
İçki, kumar; fitnedir… Yalan, aldatma, iftira; fitnedir…
Fitne ile ilk akla gelen kavram; kötülüklerdir!
“Fitne çıkarmak, adam öldürmekten daha kötüdür.” (Bakara, 191)
Fitne ile ilgili Hadisler;
“Din, dünya menfaatine alet edilince, fitneler zuhur eder.”
“Fuhuş yayılınca fitne çoğalır”
Burada hemen şunu görebiliyoruz, “fitne, sadece o fitneyi çıkaranları değil; toplumu bilumum etkiliyor”
Burada, bizim üzerimize düşen nedir, “Toplumu, fitne ateşinden korumak…”
“Ve bilin ki, mallarınız ve çocuklarınız (sizin için) ancak birer imtihandır. Büyük mükâfat ise ancak Allah katındadır.” (Enfal, 28)
Malların ve evlatların çokluğuyla övünmek, gururlanmak, kibirlenmek… Hayatı bir kibir vazosu olarak görmek! Kendi dışındaki insanları ‘küçük görmek, aşağılamak vs.’ Bütün bunların İslam’da yeri yoktur!
Dilde, düşüncede, fikirde, hayatın bütün aksesuarında, “hayır istemek…”
İnancımız, ‘güzel sözü’ meyve veren bir ağaca benzetiyor!
“Allah’a ve Resulüne itaat edin; birbirinizle çekişmeyin; sonra içinize korku düşer de (size heybet veren) rüzgârınız (kuvvetiniz) gider; o halde sabredin! Şüphesiz ki Allah, sabredenlerle beraberdir.” (Enfal, 46)
Bir toplumda, ‘fitne kıvılcımı’ nasıl çıkar?
İnsanların birbirleriyle çekişmesiyle!
Birbirleriyle, ‘ayrışmasıyla…’
Bizlere ‘heybet’ veren nedir?
İnancımızın getirdiği, ‘kardeşlik ruhudur…’
O ruhun verdiği, ‘vakar, edep ve de dayanışmadır…’
Bir önemli noktaya parmak basmak istiyorum;
“Birbirimize sabredeceğiz…”
Birbirimizi seveceğiz…”
Birbirimizin kabahatlerini örteceğiz…”
Burada topluma, ‘bakan göz…’ önemlidir!
O gözler, bir arı kovanındaki gözler gibi olursa; ‘petek petek bal doldurur…’
O gözlerde, nefret dolu bakışlar olursa; ‘yeni açan gülleri bile soldurur…’
“İnkâr edenler de birbirlerinin dostlarıdırlar. Eğer siz bunu (birbirinizle yardımlaşmayı) yapmazsanız, yeryüzünde bir fitne ve büyük bir fesat olur” (Enfal,73)
Burada karşımıza çok güzel bir kavram çıkıyor, ‘ittifak…’
Kendi içimizde ki ihtilafları, ‘ittifaka taşımak…’
Milyonlarca aklın, ‘bir akıl olması…’
Kâbe’de ki manzaraya, O manzarada ki, ihtişama bir bakınız!
Saflar, bir vücut olmuşlar... Pervane misali aşk ritminde dönüyorlar!
O ritmi, hayatın her safhasında; ‘görmek ve yaşamak…’ isteriz!
Ramazanlı günler, Oruçlu olduğumuz şu haller,
Bizleri, ‘daha uyanık…’ yapıyor...
Daha dikkatli, daha berrak düşünebiliyorsunuz…
Ve İslam’ın bizlere ikram ettiği, “Kardeşlik...” bir model kavram oluyor.
Bir nitelik, bir şuur, koruyucu bir zırh haline geliyor.
Günümüzde, ‘anarşizm belası…’ o kardeşlik zırhını hedef almıştır...
O sebepledir ki terör, ‘inanca…’ karşıdır.
O inancın verdiği, ‘iradeye…’ karşıdır.
“Fitnenin küfürden daha eşet…” olduğu düşüncesini sizlerle bir daha paylaşmak isterim
FİTNE
Fitne, fesat, ikilik kol gezerken,
İyilikler sağırlaşır, duyulmaz!
Tilkiler, türlü hileyle tozarken,
Nifaktan, halis niyetler duyulmaz!
FİTNE
Fitne, bin bir tuzak kurmuş ülkemde
İlk değil, son da olmayacak; tuzak!
Mehmed’im tuzağı, tuzakla bozar
Huzura bayrak sarılır, ülkemde
Ülkem mavi atlas, bozkır Anadolu…
FİTNE UYKUDA
Fitne uykuda, uyandırma onu
İfratın, canları yakan okunu
Tefrikin, birliği bozan şokunu,
Nefretle yaşatmayın vatanıma…
Edep yahu derim, geçmiş anıma
FİTNE FESAT
Fitne, fesat tozu dumana katar
Sis perdesi çöker, gözler üstüne
Neredesin basiret, güneşler batar;
Ağlar vatan, gözyaşları üstüne
FİTNE İŞGAL PEŞİNDE
Fitne, fesat, dalga dalga yayılır...
Ölüm kusan gecelere uyanır
İnsanlığın çığlıkları duyulur
Gün, silinmez hecelere uyanır
Pusular, kahpe pusular kurulur
Acılar, körpe canlara uyanır
Ufuklarda, can yakıcı füzeler...
Zaman ‘ah çeken’ bir güne uyanır
Firavunlar, Nemrutlar şer peşinde
İnfial haline beşer uyanır...
Fitne, zulüm ateşiyle birlikte;
Tohumlarını döke döke eser!
Gaflet, uykusundan nasıl uyanır?
Fitne, fesat işgal peşinde koşar
Ruhsuz kalan dünya; bu işe şaşar!
Kendi kökleri üstünde uyanmak...
Uyanmak değil, “utanma vaktidir!”
İnsan olmanın onuru yerlerde...
Kıyama kalkmak, kaldırma vaktidir!