Bedrettin KELEŞTEMUR

Tarih: 09.06.2024 19:34

HAZİRAN AYINI KONUŞMAK

Facebook Twitter Linked-in

HAZİRAN AYINI KONUŞMAK

Bedrettin KELEŞTİMUR

Haziran Ayına bir şair, bir sanatçı gözlüğüyle bakalım. Estetik manada zamanın akışını değerlendirelim. “seyreyle aşk nehrini bozkırlara can verir!” Bozkır Anadolu bizlerin muhabbet dünyasıdır. Onunla dolar, onunla taşarız. Arı kovanına benzeriz… Kâh bal yapmak için Bozkır Anadolu’ya yayılır. Kâh kendi kovanımıza çekiliriz…

12 ayın içerisinde, “en uzun günü/ veya günleri Haziran Ayı içerisinde görebiliriz!”

“21 Haziran tarihinde güneşin yükseklik açısının en yüksek olduğu ve günün en uzun olduğu zaman dilimidir” O zaman diliminde, toprak mahşerinde kendimizi buluruz.

Haziran Ayının çağrısında ne vardır?

“Uzun günler geldi, haydi toprağa

Ya Bismillah! Çapa, bele, küreğe!”

Canların toprakla buluşma vaktidir. 

Toprak, insanoğluna, ‘ha gayret der’ 

Bağ, bahçe bizleri bekler… Alın terinin, emeğin toprağa bulandığı şu günlerde, ‘sofranın bereketini düşünürüm’ O berekette, kutlu bir hayat serüveni önümüzde uzanır, gider.

Haziran Ayı, “buğday hasat ayıdır!” Güzel Anadolu, ‘tahıl ambarı…’ olarak da bilinmektedir.

Haziran Ayına bu vesileyle bizler, ‘sevgi, minnet ve şükran ayı da diyebiliriz’

Çiftçi bahçesindedir… Yetiştireceği sebzeler için hâsıl yerlerini pür dikkatle hazırlamaktadır.

O da, kendi toprağının piridir, ustasıdır… 

Toprağa bir vefalı dost olarak gelir… Çapasıdır, belidir, küreğidir, kazmasıdır, tırmığıdır, yüreğidir, tırnaklarıdır ve hayatı daha erdemli kılan sabrıdır…

Hâsıl ettiği yerlere, ‘kâh tohum atar, kâh fidelerini dikkatle toprakla buluşturur’

Haziran Ayında ziraatçılar; “biber, salatalık, domates, semizotu, ıspanak, kereviz, lahana, karnabahar, kabak, patlıcan, bamya, pırasa, fasulye, havuç, roka, maydanoz, nane, taze soğan, marul, dereotu…” ekim ayıdır. 

Bu ay içerisinde bahçenizde, “çilek, kayısı, kiraz, vişne, erik, şeftali, dut…” yiyebilirsiniz!

Bütün bunları bizler, ‘kırsal kesimlerde/ veya köylerimizde…’ konuşuyoruz. 

Türkiye’de artık, ‘kırsal kesimlerde yaşayan insanlarımız nüfusun ancak yüzde 6,7’larını oluşturuyor’

Beş milyon insan neredeyse, 85 milyon insanı besliyor!

Şehirli olduk ya… Topraktan da koparıldık… Ne âlâ!

Haziran Ayı” isimli şiirimizde şöyle sesleniriz;

“Haziran, huzur veren ayın adı

Alır sazı eline, yaz şarkısı

Zeytuni bakışlarda, dut sofrası

İlhamıdır şaire, mevsimin tadı

Reyhan kokulu, seher yeli eser

Aşk ile tozar, yeşilin irşadı

N’olaydı her dem Haziran Sabahı!

Arz-ı endam eder, vuslat havası

Yaz ayları, dört mevsimin balayı

Isısı düşer toprağa, meyveye…”

Dostlardan haber gelir, “Dut Mevsimi Geldi…” 

“Dut Mevsimi” ile ilgili yazdığımız bir şiirimizde şöyle diyoruz;

Sıcaklarla dut mevsimi geldi mi?

Vişne, kiraz, erik oldu, olacak

Toprak ana, gül yüzüyle geldi mi?

Günümüz neşeyle doldu, dolacak

Hızır, İlyas bir araya geldi mi?

Gönül selâmını aldı, alacak!”

Gönül Selâmını, şair dostlarımız büyük bir ferasetle almışlar. 

Kış aylarında, ‘geceler uzundur…’ 

O uzun gecelerde kurulan sohbet meclisleri… 

O meclislerde ikram edilen ürünlerin herbiri, ‘yaz aylarında çekilen emeğin ürünüdür’

Bizim insanımızda, ‘paylaşma/ veya üleşme geleneği…’ asırların mirasıdır.

Ağaç deriz de, ‘yol kenarlarında ecdadın sadece hayrat için diktiği ağaçlar vardır.

Bu ağaçlarda ağırlığı, ‘dut ağaçları…’ oluşturur.

“Yolda, dağda, tepede dut ağacı

Derler bizde, “seferberlik ağacı”

Dut, badem, ceviz, Anadolu kokar!

Sanki dallarını açmış duacı…

Tarihim, kültürüm, yeşil elbisem;

Örtünür dağlar, vadiler yol boyu

Tatlı bir esinti, ruhumda desem”

Bugünkü yazımızda, şehirden kaçtım sizler için birazda toprağa dokunayım dedim.

Toprağa dokundukça; suya, ağaca, yeşile boyandım. Hatıralarla eskiyi yâd ettim.

O hatıralarla hislendim, köyümde huzura erdim, arındım diyebilirim.

Haziran ayı ile birlikte, ‘sıcak günlere merhaba deriz’

“Sıcak meyveye düşer, olgunlaşır,

Sıcak gönle düşer, hasbileşir,

Sevgi dolu bakışlarda sımsıcak

Sıcak, söze düşer, özde közleşir”


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —