Bedrettin KELEŞTEMUR

Tarih: 25.09.2023 20:35

KAHRAMANLAR

Facebook Twitter Linked-in

KAHRAMANLAR

Bedrettin KELEŞTİMUR

Kahramanlar, hakka vuslatı bilir

Bâki âleme hasreti de bilir

Korkmaz zalimden, boyun eğmez zulme!

Deryada damla olmayı da bilir

Tevazu kanatlanır, Kaf Dağı’na,

Atlanır, zatıyla gönül bağına!

Yıldırımlar düşer küfrün ağına

Kahramanlar, aşkla sevdaya yürür

O sevda, vatanımdır, imanımdır hey!

 

YAZIKLAR OLSUN

Ey mazim, ey tertemiz sevdam benim

Mahzun olma, izinde yol alırım!

Artık, dert etmem; top, gülle atana

Gafletin, ihanetin hasmı benim!

Dost bilene, sadık bir dost kalırım

Kızıl kıyamet koparıp batana,

Cehaletle, soluk alıp verene,

Riya kiriyle, ahdi kirletene!

Yazıklar olsun, nefret yolcusuna…

 

AHİRİ YÜKÜNDE TAŞIRSIN

Sorarlar, ‘yükünde ne var’ Ey Yolcu!

Her zaman çul ve çaput mu taşırsın,

Nefsin tuzaklarında mı yaşarsın?

Fenadan Bekâya her insan yolcu

Bil ki, ahiri yükünde taşırsın…

Gururla yükselir mi göğe başlar?

“Cehennem ateşi, insan ve taşlar!”

 

DOST…

Dost, dosta selâm eder, rahmet diler

Omuz verir, deryada dalga olur!

Şefkatiyle yanar, gözyaşı siler

Dost, dostun vicdanında bilge olur

Dost, dosta kelâm eder, sohbet olur

Sohbeti gönüllerde şefkat olur

Şefkati, feryatlara ziynet olur

Dost, dostun vicdanında bilge olur

 

CAHİLE…

Cahille, düz ova yokuş gibidir!

Âlimle yokuşlar meydan gibidir

Serden geçtiler, kalbe dokundular

Bir ömrü bezemiş nakış gibidir

 

HAK ÂŞIKLARI

Allah yaratmışsa, güzel yaratmış! 

Bizlere, hak sevgisini aratmış!

Gecenin rahmine ışığı atmış

Tefekkür dünyamıza rahmet yağmış

Hak âşıkları dünyayı bilirler

Mekânı amelleriyle süslerler

GAZETECİ…

Gazeteci, kâlem, kelâm, sohbet ehli

Aydın hareketinin odağında!

Zihni, fikri edebi yolculuk

Eleştirel düşüncenin çarmıhında!

Titreyen vicdanlara ses olur

Ekin tarlasının başındadır!

Canhıraş bir yürekle tohumu atar;

İbret tohumudur, ders tohumudur!

Gazeteci, asrın vakanüvisi

Taliminde, gün be gün haberinin

Haber, yüreğimin albenisi…

Ses getirir, haberin debisi

Hafızalara kazınır boyası

Haber hamalıdır, gazeteci!

Kamu ve sivil arasında köprü;

Tarih, o köprülerde yazılır

 

İKİ NEFES ARASI

İki nefes arası, koşar ömür

Bahara nişan olur, açar tomur

Zamana dokunur, yürek çelengi;

Yol ver dağlar, sırrına göçer ömür!

 

GÜN SENSİZ DOĞDU

(Şehit Eşine)

Gün sensiz doğdu, gecem sensiz geçti

Rüzgârlar bile sensiz sükût etti

Ay yüzünden de belliydi hıçkırık

Sükûtu hayra yoramadım, ey yâr

 

GÜN DOĞANDA

Gün doğanda, güne selâm verin

Gülen yüzlerle, selâmete erin

Huzuru aşk ile sükûtla yorun!

Sabırla nefesleri, gönle serin!

 

HARPUT’TA

Halep’te gözyaşımı,

Kerkük’te gönlümü bıraktın

Fırat vadisinde hüznümü;

Harput’ta,  dua mı bıraktım!

 

EY YOLCU

Dur yolcu diyemezsin gün doğacak

Gün batacak bir gün üzerimize

İyilerin kabrine ışık doğacak

Dileriz, rahmet yağsın üzerimize (âmin)


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —