KURAN’DA AFFETMEK…
Bedrettin KELEŞTİMUR
Bizim dinimiz, ‘ümitsizlik…’ dini değil!
İnancımız ne diyor;
“Kolaylaştırınız, güçleştirmeyiniz…
Sevdiriniz, nefret ettirmeyiniz…”
Kuran buyuruyor, “Allah kimseye gücünün yetmeyeceği bir şeyle mükellef tutmaz. Kazandığı (iyilik) kendi lehine, işlediği kötülükte kendi aleyhinedir. (Ey Mü’minler! Şöyle dua ediniz;) “Rabbimiz! Eğer unutursak veya hata edersek, bizi mes’ul tutma! Rabbimiz bizden öncekilere yüklediğin gibi, bize de ağır bir yük yükleme! Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmeyeceği şeyleri de yükleme! Bizi affeyle, bizi bağışla ve bize merhamet buyur! Sen bizim Mevla’mızsın; artık kâfirler topluluğuna karşı bize yardım eyle!” (Bakara, 286)
Artık şirkten vazgeçerlerse, şüphesiz ki Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.”
(Bakara, 192)
En büyük tehlike, ‘şirktir…’
Allah’a, ‘ortak koşmaktır…’
Kuranda birçok ayette buyruluyor; “Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir…”
Bizlerden istenen nelerdir?
Allah’a, ‘kulluk görevini…’ emredildiği şekilde yapmaktır!
Hz. Kur’an, “Allah’dan bağışlama isteyiniz…” diyor!
“O sabredenleri, o doğruluktan şaşmayanları, o elpençe divan duranları, o nafaka verenleri ve seher vakitlerinde o istiğfar edip yalvaranları (görür) (3/17)
Bizlerden şu kısa hayatımızda istenen belli düsturlar var;
Sabretmek,
Doğruluktan ayrılmamak,
Sadakaları açık veya gizli şekilde vermek,
Fakirlik korkusuyla çirkin işler yapmamak,
Tevbe etmek, kendimize çekidüzen vermek,
Allah için harcamak, öfkeleri yutmak, insanları affetmek,
İstiğfar etmek!
“Ve onlar çirkin bir günah işledikleri yahut nefislerine zulmettikleri zaman Allah’ı hatırlayarak hemen günahlarının bağışlanmasını dilerler. Allah’dan başka kim bağışlayabilir? Bir de onlar, bile bile, işledikleri (günah) üzerinde ısrar etmezler” (Ali İmran, 135)
“Doğrusu Allah, kendisine ortak koşulmasını affetmez. Ondan başkasını (diğer günahları) ise dilediği kimseler için bağışlar ve mağfiret buyurur. Her kim Allah’a şirk koşarsa gerçekten pek büyük bir günah ile iftira etmiş olur” (Nisa, 48)
Kul/ veya insan hata yapar,
Kusur işler!
Günah işlemek, insanın fıtratındadır/ yaratılışındadır!
Affedici, Rahman ve Rahim olan Allah’tır!
Yüce Yaratıcı bizlere/ kuluna sürekli olarak,
“Bağışlanma kapısını…” açmıştır!
“Muhakkak, Allah, inkâr edenleri ve zulmedenleri ne bağışlar, ne de doğru bir yola eriştirir.” (Nisa, 168)
“İnkâr ve Zulüm…”
İnancımız, “Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız…”
Bizim yolumuz da ne olmalıdır;
“İman ve Salih amel…”
İnsan, haksızlık yapabilir?
Önemli olan nedir?
Haksızlığını görebilmek ve ‘durumunu düzeltmektir…’
“Sizi yeryüzünde halifeler yapan, size verdiği şeylerde, sizi denemek için, kiminizi kiminizden derecelerle üstün kılan O’dur. Şüphesiz Rabbin, cezası çabuk olandır ve O, bağışlayan, esirgeyendir.” ((En’am, 165)
İnsan, “Yaratılanların en şereflisi…”
İnsan, “Yeryüzünün halifesi…”
“Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakınırsanız, O, size bir Furkan (hakkı batıldan ayırt edecek bir anlayış) verir ve günahlarınızı örtbas eder, sizi bağışlar. Allah büyük lütuf sahibidir.” (Enfal, 29)
Nefsimizi hiçbir zaman temize çıkarmayız;
O bizlere, ‘kötülüğü…’ emreder!
O halde, bizim mücadelemiz; ‘nefis mücadelesi…’ değildir!
Nefiste, ‘dünya…’ vardır;
Dünyanın, ‘menfaatleri…’ vardır!
O menfaatlerin çoğu zaman;
Sınırları/ veya ölçüleri aşan mücadelesine şahit olursunuz!
Bütün meselemiz nedir?
“İnsan merkezli…” düşünmektir!
Hak ve hukuk sınırlarını aşmamaktır!
“Ey kavmim! Rabbinizden mağfiret isteyin, sonra O’na tevbe edin ki, üzerinize gökten bol bol bereket indirsin ve sizi kuvvetinize kuvvet katarak çoğaltsın. Gelin günahkâr olarak dönüp gitmeyin.” (Hud, 52)
Tevbe istiğfar etmek,
Affedilmeyi istemek,
Kulluk görevlerimiz arasındadır!
Yüce Allah ne buyuruyorlar; “Rahmetim, gazabımı geçti…”