Bedrettin KELEŞTEMUR

Tarih: 19.06.2024 17:41

KURBAN BAYRAMINI İDRAK ETTİK

Facebook Twitter Linked-in

KURBAN BAYRAMINI İDRAK ETTİK

Bedrettin KELEŞTİMUR

Kurban Bayramı, “teşrik tekbirleriyle!” Arefe günü sabah namazından itibaren başladı. O tekbirlerin manevi ikliminde ( Allâhü Ekber, Allâhü Ekber lâilâhe illallâhü vallâhü ekber Allâhü ekber ve lillâhi’l – hamd) 4.ncü günün ikindi namazına kadar kutlu bir yolculuk…

Arefe Günü, artık kabir ziyaretleri, alışverişler, eksiklerimizin tedariki ile tatlı bir meşguliyet…

Yahya Kemal’in, “Süleymaniye’de Bayram Sabahı…” ruhani iklimimizi bütünüyle kuşatıyor;

“Senelerden beri rüyada görüp özlediğim

Cedlerin mağfiret iklimine girmiş gibiyim.

Dili bir, gönlü bir, imanı bir insan yığını

Görüyor varlığının bir yere toplandığını;

Büyük Allah’ı anarken bir ağızdan herkes

Nice bin dalgalı Tekbîr oluyor tek bir ses;

Yükselen bir nakaratın büyüyen velvelesi,

Nice tuğlarla karışmış nice bin at yelesi!”

O at yelesi, Fırat’ta kanat çırpıyor… Bir milletin, ulvi bir sedayla Harput Ulu Cami’de, ‘bir büyük velvele ile kıyamda kalplere dokunuşu…’

Kur’an ahlakıyla boyandığımız rahmet günleri… Şefkat ve merhamet esintileri… Öyle bir esinti ki, sizleri manevi iksiri ile arındırıyor… “Hayırda yarışan bir toplum olma saadetiyle bizleri buluşturuyor…” 

Anadolu insanını besleyen sohbet kültürü… O kültürün manevi atmosferini / veya rol modelini Allah Resulü ve çevresini kuşatan Sahabe oluşturuyor… Piri Türkistan-i Ahmet Yesevi’nin, ‘Hikmet Dersleri…’ Anadolu’nun manevi fatihi olarak da bilinen veliler ordusuna ikram oluyor. İlim, hikmet, marifet dersleriyle bizleri şu Kurban Bayramının nezih ortamında buluşturuyor.

İbrahim Suresi 24.ncü ayette şöyle buyrulur; “Görmedin mi? Allah nasıl bir misal verdi. Güzel bir söz, kökü (yerde) sabit, dalları gökte olan güzel bir ağaç gibidir” 

Şu mübarek Kurban Bayramı Günlerinde, ‘yeryüzünün de gökteki yıldızlar misali karanlığın üzerine aydınlığın ruhani bir atmosferde ışıl ışıl inişinin seyrine dalarız’ Şunu ifade etmeliyim, erdemli insandan, erdemli şehre doğru yürüyüşün manevi iksirini bizlere kurban bayramı ikram etmektedir. Bu coğrafya insanının üzerindeki manevi zırhın hikmetini şu günlerde idrak edebiliyoruz. Kurban Bayramında, ‘dört günümüzü sımsıcak duygularla ihata eden ilahi bir eğitim…’

Mehmet Akif Ersoy’un, “Bayram Şiiri…” dünün erdemli bakışını günümüze taşımaktadır;

“Âfâk bütün hande, cihan başka cihandır; 

Bayram ne kadar hoş, ne şetâretli zamandır! 

Bayramda güler çehre-i mâ'sûm-i sabâvet, 

Ümmîd çocuk sûret-i sâfında iyandır 

Her cebhede bir nûr-i mücerred lemeânda; 

Her dîdede bir rûh demâdem cevelândır. 

Âlâm-ı hayâtın iki kat büktüğü ecsâd 

Feyzindeki te'sîr ile âsûde revandır. 

Ferdâ-yı sükûn perveridir sâl-i cidâlin, 

Nevmîd düşen kalbe ümîd-âver-i candır.”

Bayram, ‘sevinçtir, neşedir, ümitsiz kalplere bile sükûnettir’

Kurban kelime olarak ‘yaklaşmak’ anlamına geliyor. Allah’ın rızasına ermek/ kazanmak için teslimiyet, samimiyet, hüsnüniyet, sabır ve sükûnet göstermektir. 

Allah’ın Resulü buyuruyorlar, “Sizden biri, beni, babasından, evladından ve bütün insanlardan daha çok sevmedikçe iman etmiş sayılmaz.” 

Sahabe, “Anam babam sana feda olsun yâ Resülullah!” sözünü sıklıkla kullanırlardı.

Bizler, bu sözün özüne baktığımızda; “Sahabe ’de İsmail’i bir teslimiyet…” görmekteyiz.

Bütün nefis duvarlarını yıkan, ‘fedakarane bir bağlılık…’ 

O bağlılıkta bizler, “Kur’an ahlakına şahadet ediyoruz!”

Nisa Suresi 69.ncu ayette şöyle buyrulur; “Kim Allah’a ve Peygambere itaat ederse, işte onlar Allah’ın kendilerine nimetler verdiği peygamberler, sıddıklar, şehitler ve sâlihlerle beraberdirler. Bunlar ne güzel arkadaştır!”

Muhammed Suresi 33.ncü ayette de şöyle buyrulur; “Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Peygambere itaat edin de sakın amellerinizi boşa çıkarmayın!”

Kurban Bayramı bizlere, ‘kalbi sükûn, kalbi huzur, kalbi hidayet, kalbi rahmet, kalbi merhamet…’ vermektedir. İnsana değer kazandıran manevi bir ikramın şükür edasıyla tekbir getiriyorsunuz!

Kurban Bayramı, bir ve beraber olma şuurunu; bu şuur etrafında insani değerlerimizi, âlâ-i illiyin seviyesine çıkarma gayretini ifade eder. O gayret bizlerden; adil, arif, zarif, narin, tevazu sahibi, empati yapmayı, haddimizi bilmeyi, paylaşmayı, yardımlaşmayı, sevgiyi, saygıyı ve güvenilir olmayı öğretir. Bu duygularla en yakınımızdan başlayarak halka halka genişleyen bütün canların kurban bayramı aynı zamanda, ‘milli bir seferberliğin reçetesini bizlere ikram eder’

O seferberlikte, insan sevgisinden vatan sevgisine yol alan o manevi güzergâhın ihyası ve inşasında bizlere büyük ufuklardan haber verir.

Hac Suresi 37.nci ayette ne buyruluyor; “Onların etleri ve kanları asla Allah’a ulaşmaz. Fakat O’na sizin takvanız (Allah’a karşı gelmekten sakınmanız) ulaşır. Böylece onları sizin hizmetinize verdi ki, size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah’ı büyük tanıyasınız. İyilik edenleri müjdele.”

Kurban Bayramının en büyük çağrısı bizlere, ‘kendin ol!’ diyor. Kendini bilen, Hakkı bilir.

Hak yolcusu, Dua için ‘vakfeye duracak’ Hesap vermek için, ‘kendisini hesaba çekecek’ 

Kâmil bir mü’min olabilmenin yolunda, ‘durulanacaktır’ 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —