Bedrettin KELEŞTEMUR

Tarih: 18.08.2024 19:58

MALAZGİRT

Facebook Twitter Linked-in

MALAZGİRT

Bedrettin KELEŞTİMUR

Malazgirt’i düşünmek,

Asırlara; 

Asırlar içindeki sırlara, 

Sabır ökçesiyle zamana kulaç atmak gibidir. 

 

Romanlara, Hikâyelere, Fıkralara, şiirlere… 

Kitaplara sığmayacak kadar büyük bir zaferi; 

Zaferin tacını vicdanların sessiz çığlığında, 

Nesillere armağan etme gibidir.

 

Malazgirt Ovası, 

Tarihin okunduğu bir ulu rahle!

Gür seslerin ülkeye büründüğü günlerdi. 

Altaylardan kopan çığlıklar, ünlerdi. 

Dualarla, dudaklar çınlardı! 

Malazgirt, bir ulu çadır, mahşeri dinlerdi. 

Bir aydınlık düş, yay kirişi olurdu! 

Zamane, keman olur, en tiz seste solurdu!

 

Malazgirt’ten, o kutlu ovadan uzanırdı kaleler, surlar! 

Yüce dileğe doğru yol alırdı, Alpler seferler! 

Nehirleri gazi, dağları kahraman olduğu neferler! 

Bir vecd ile açılır çağlar, Türk’e muştudur zaferler!

 

Bugün yüreğimi aldım da, Malazgirt’e vardım. 

En çekilmez yaralara, sevdalarımı merhem yapıp sardım! 

Düşündükçe, Ulu Hakanı; Elli bin tuğu! 

Memleket kadar büyük sevdalarıma erdim!

 

Ahlât, rüyalarımın şehri, şehriyarım! 

Sen Şah’sın, ben gedayım! 

Özüm Türkmen’dir, sözüm amandır benim! 

Birliğe, dirliğe yolum, yolağım kurbandır benim! 

Oradan bir hilal nakışı gibi süzülürüm, Malazgirt’e. 

Orada başlar, tarihin zafer alayları! 

Sanki nurdan heykeller yürür, mübarek adımlarla!

 

Malazgirt tarihin bir Ulu Kapısı, 

Türk’e, kan ile yazılır vatan tapusu 

Cihan Sultanının o narin yapısı, 

Ebu’l Feth bizlere gönül tuğrası! 

Sultanu’l Adil üç kıtanın şanlı muştusu!

 

Malazgirt’i düşünmek, 

Gazali asrından bir hoş sedadır! 

Farabi, Biruni, İbni Sina’yı edadır! 

Divan şehrine, Kaşgar’a yolculuk, 

Balasagun’da, Yusuf Has Hacip’le sohbettir! 

Bilgiye, hikmete her dem sırlara yoldaştır! 

Türk'ü vuslat haliyle bir daha anmak, 

O hali yaşamak, o hali dertlenmek, yanmaktır! 

 

MALAZGİRT

Malazgirt, tarihe yazmış adını

Meydanlar içinde, ‘Vatan Tuğrası’

Fethi Mübin’le, yükseltir şanını

Artuk, Afşin, Danişmendi, Buğrası…

Malazgirt ders; muallimi Alparslan

Vatanı aşk ile sevmek ibadet!

 

MALAZGİRT GAZİ

Gazi Malazgirt, vatanın limanı

Şer güç yıkamaz, tevhitle imanı

Müjde Malazgirt, fetihler anası

Kutsi Hadiste okunur manası;

Malazgirt’ten İstanbul’a yol gider

Zafer alaylı tuğlu meydanlar gider

 

MALAZGİRT YOLUNDA

Malazgirt yolunda uhrevi hava

Gül Bahçesi’nin nahif esintisi

Dertlerinden azade eden deva!

Bulutlarda kalbimin çarpıntısı

İnmiş yeryüzüne cennet-i meva

Malazgirt’te mahşerin görüntüsü

Titretir âlemi, makam-ı neva

Vatandır insana en kutlu yuva

 

MALAZGİRT KUTLU SEFER

Malazgirt Ovası, ruhumun duası

Alparslan ordusu, mahşer kurgusu!

Rabbim vermiş Türk’e, zafer doğası!

Şehadet, Allah katında sorgusu!

Vatan olmaya hey! Kahraman nefer

Ebedi Devlet için kutlu sefer

 

MALAZGİRT 

Gittim, gördüm Malazgirt Ovasını

Havasında gül, reyhan kokusunu 

Murat Vadisinde durdum, dinledim;

Aksaçlı erenlerin duasını…

İndin mi Ahlat’a, Van Deryasına?

Alplerin aşkla cihat sevdasına…

Garip dünyanın, Cihangir Hakanı

Vatan olmaya… Devlet olmaya Hey…

Malazgirt Meydanı duyar, o anı!

 

MALAZGİRT’TE

Malazgirt Meydanı karanfil kokar

Canlar, ol mübarek terini döker

Gazi Alparslan, elli bin neferi

Geçilmez denilen surları söker

Nur üstüne en evlâ sabır çöker

Sabrın gaza meydanında seferi

 

MALAZGİRT OVASINDA…   

Boğum boğum kıvrılan dağlar omuz omuza 

Ağrı’dan Toroslara taştan set oluşturmuş 

Diz çökmüş eteğinde su gibi akan zaman 

Malazgirt Ovasında tarihi buluşturmuş 

 

Fırat Nil’in kardeşi, Tunaysa yay kirişi 

Ok menzilinde takvim yapraklar tutuşturmuş 

Afşin’i, Danişmend’i, Mengücek’i, Artuk’u 

Edebi Devlet için dört yana at koşturmuş 

 

Erzurum’dan Haleb’e, Artukoğlu diyarı 

Kartal Yuvası bize Belek’i çağrıştırmış 

Coğrafyadan vatana bir kutlu ve uzun yol 

Sade ok ve yay değil, güzel dil konuşturmuş 

 

Ferhat’ın hasretinde dağlar, ötesinde sır 

Perde perde kalkarak ışığa kavuşturmuş 

Erzurum’un barıyla, Elazığ’ın mayası 

Kerkük’ün hoyratıyla halini soruşturmuş 

 

Asırların nağmesi Hayrilerin dilinde 

Emrahlar, Zihnilerle ezgiler konuşturmuş 

Fırat sen hazinesin, mazin kadar zindesin 

“Yedi Küpeli Gelin” çehreler değiştirmiş


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —