MEVSİM BAHAR OLUNCA
Bedrettin KELEŞTİMUR
Mevsim bahar olunca gel diyorsun
Sensiz hayat kuru bir dal diyorsun
Gönül fermanını yağmurlara yaz
Hasretle kapısını çal diyorsun
Göçmen kuşlar dağ, tepe aşar gelir
Irmaklar, vadilerden taşar gelir
Hayalim, umutlarım koşar gelir
Ayrılık şarkısını çal diyorsun
Bekledim, güneşin doğduğu yerde
Sevdanın, hicabın olduğu yerde
Dermanın, yüreğin yandığı yerde
Feleğin kapısını çal diyorsun
TÜRKİYE RUHUMUN BÜTÜN EZBERİ
Aşığım tarihin kutlu yoluna
Hafızamın yüklü sandığı mazim
Lokman nasihati anlat oğluna
Atiye adil nesil olsun ZAMAN
Türkiye’m, ruhumun bütün ezberi…
Malazgirt’te dinle ‘Fetih Süresin…’
Gönül sırlarında kale göresin
İnsan hayatını halde yorasın
Atiye adil nesil olsun ZAMAN
Türkiye’m, ruhumun bütün ezberi…
Bir ömür feryadım kopsun aşkına
Fırat, Dicle, Aras taşsın aşkına
Denizler köpürsün vatan aşkına
Atiye adil nesil olsun ZAMAN
Türkiye’m, ruhumun bütün ezberi…
İmanım, ihlasım bağrında yangın
Kuru sevda değil, çağrında engin
Vatan toprağıdır, emsalsiz zengin
Atiye adil nesil olsun ZAMAN
Türkiye’m, ruhumun bütün ezberi…
En âlâ makamın sana şehadet
Nöbetinde olmak bile ibadet
Vatan toprağını aşkla imar et
Atiye adil nesil olsun ZAMAN
Türkiye’m, ruhumun bütün ezberi…
RENK CÜMBÜŞÜ
Tabiat renk cümbüşü, anlatıyor âlemi
Vahdet şuuru taşıyor, yetmiş iki bin âlemi
Toprağın nabzında cıvıl cıvıl muhabbet;
Haykırıyor insana, asıl berzah âlemi! .
FETHİ GEMUHLUOĞLU’NA
(Akrostiş Şiir)
“Fethi Ağabey” oldu gönüllerin,
Emeği, gülistan oldu, güllerin
Terkisinde, sevgi dolu heybesi
Hırkası, ‘Yunus kokulu’ ellerin
İhlasla yıkanmış, duru dillerin
Gel der, ‘nefis duvarını’ yıkarak
Ebede doğru takvayla akarak
Muhabbet ister, söze hikmet gerek
Ulu bir çınara döndü gölgesi
Hilkati aşk olanında serveti
Lisân-ı hâl ile dolar halveti
Usulü cedittir, ilme daveti
Merhaba derim, ‘asrın muhtarına’
Sevgi dolu yürekle yürüyüşüne…
BAHAR BİR ÇİÇEK GİBİ
Kâinat bir ağaç gibi
Âdem, kâinatın soy ağacı
Ağaç bir çekirdek gibi
Çekirdek, varlığın hülasası
Cennet, bir bahar gibi
Bahar, Hak’tan rahmet muştusu
Bahar, bir çiçek gibi
Çiçek, vuslatın nur perdesi…
DALINDAN KOPAR
Al yaprağı eline, rengine bak
Yeşili bahar, sarısı güz kokar
Üşüyen güneşi dalından kopar
Yıldızlarla birlikte göğsüne tak...
GÜL DALINA KÜSMÜŞ
Nerde o eski baharlar, paharlar
İçimdeki yangına ses vermiyor
Birlikte nefeslenirdi seherler
Gül dalına küsmüş neşe vermiyor
SOĞUK DÜŞLERİN FERYADI!
Kar düştü saçlarıma, ölüm nişanıdır, bu!
Üşüyorum, ta derinden; ayrılık anıdır, bu!
Göçmen kuşlar gibiyiz, kelebek canıdır, bu!
Kış ve bahar; iki dünya; Gel-Git devranıdır, bu!
Kâinat zikir halinde, arzın şükranıdır, bu!
Kışı, ‘Lahavle’ dedirtir, kulun hüsranıdır, bu
Soğuk düşlerin feryadı, ruhun hicranıdır, bu!
Özlemimiz baharadır, canların düğünüdür, bu!