NERDE BİR AĞIT
Bedrettin KELEŞTİMUR
Nerede bir kâğıt, nerede bir ağıt
Kederden dolu düşler orda, oku…
Yaydan çıkan oku, Yemen’de bulur
Kanlarını sebil yapan bir doku…
Kırmızı karanfil, güller arası
Elif der, yürek çarpan rüyası
Yoktur, şahadetten gayri boyası
Kendi şarabını doldurur saki…
Meydan meydan gez vatan toprağını
Gör, burçlarda gizemli bağını
Efsanelerle süsler çağını
Bulunmaz sözümde bir ses afakî…
Bayrak dalgalandıkça güzelleşir
Dost, manası derin sözde halleşir
Kaderi bu ya, kederi bölüşür
Bölüşür, ruhumda taşır misakı…
Nerede bir ağıt, orda destanım
Bin yıl uğrunda iz sürdüğüm anım
Canımdan toprağıma düşen kanım,
Elbet şehadetle kalacak baki…
İLBER ORTAYLI'YA
İlmin marifeti, gönülleri kuşatır
Sevgi ilmeği bir çağlayana dönüşür
İnci taneleri misali gözyaşlarında;
Okunur bütün erdemlikler satır satır;
İçimizden biri, ne evla bir düşünür
BİR YILDIZ DAHA KAYDI
Bir yıldız daha kaydı şu âlemden
Ey fani âlem, gözyaşı elemden,
Gayri ne kaldı ki, ellerimizde?
Sükûtla, koca bir sabır yolcusu!
"İlber Ortaylı!" Hoş bir seda bıraktı
Nehir gibi doğdu, kendi mecrasında;
Lütufkâr edayla, deryaya aktı...
HER GECEYİ...
"Her geceyi, kadir bilen bir ümmet"
Şu kâinat üzerimize zimmet,
Çalışmak, hergün daha çok çalışmak!
Yüce Yaratıcıdan bekler himmet
Sabır, hayat yokuşuna gayret
Şükürle manevi huzuru seyret!
MART’IN ON NEŞİ
Mart'ın on beşi, lapa lapa kar...
"Mart soğuğu kazma kürek yaktırır"
Derelerden kar suları akar
Kış hükmünü usul usul sarkıtır
KADİR GECESİNE
Kadr ü kıymetini bilmeye geldim
Âminler yükselir her yakarışta
Devlet i Canana tesbihe geldim
İkramıdır, hakkın lütfu keremi
Rahmet dileyip huzuruna geldim
Yarabbi! Huzuruna kabul eyle (âmin)
Kadir Gecesi, Rabbimin nimeti
İnsan, hakkın âlemde emaneti
Bir ömrü bir gecede arındırmak
Her türlü kötülükten sakındırmak
Âleme rahmet rahmet nur yağacak
İnşallah gün, Tevhide ağaracak
Kalpler, hakkın nuruyla yıkanacak
KÂİNAT ÜŞÜMEKTE
Bir tılsımlı denizde, dalgalar pupa yelken
Vücudum zerre zerre beynimden solumakta
Huzuru çimlendiren erenler bahçesi
Bütün güzellikleri zamana içirmekte…
Zamanki kanatlanmış bin bir kuş misalinde
Şairlerin dünyası masallar devşirmekte…
Erenler dergâhında, Somuncu Baba derler
Elinin yoğurduğu, nefesi pişirmekte! ..
Işığın raks edişi yağmurlara dolanmış
Süzülürken damlalar renkleri emzirmekte
Gözlerim bunalırken çıkılmaz zirvelere
Buz tutmuş yüreğinden yol verip geçirmekte
Gecemi dinlendiren semanın altın tası
Kandil kandil yüzerek sevgiler uçurmakta
Uçun uçun dalgalar; köpükten alevlerle
Yüklenin buzdağına, kâinat üşümekte…
DÜŞME
Düşme, düşman tuzağına
Mahkûm olma, azığına
Selâm ver, memleket dağına!
Benim dağım, onun bağına yeğdir
Günümüz, çığlığı duymayan çağdır
Fitne, fesat, öfke, kurulu ağdır!
Kâh yaman, kâh zalimdir dünya
ORDU MİLLET OLMAK
"Ordu-Millet" olmak, çok başka bir şey
"Hürriyetsiz yaşayamam" diyen millet!
"Hazır ol cenge ister ister isen sulh-u salâh"
Erdemli insanın feraseti başka bir şey
Sulh içinde geleceği korumak sevdası!
O sevdada yatar, "Ordu-Devlet" ideali
BAKTIN MI?
Baktın mı bugün dağlara, taşlara
Soframıza gelen nimete, aşlara
Gönül gözesinden akan yaşlara
Yarabbi, lütfu keremine geldik
Kadir Gecesi, ikramına geldik
Orucun sabrıyla sükûta erdik
Rahmetin, kana kana içtik geldik
HAKKIN ESMASIYLA
Hakk’ın esmasıyla oku, âlemi
Cematı, nebatı ve mahlûkatı
Hep dile gelsin, yazsın hak kalemi
"Ben insanın sırrıyım" der, Yaratan...
Aczimizle, çaresizliğimizle...
Hakkın rızasına ermiş kul olmak...
Mum kimin erimek, vuslata ermek..
Şu fani dünyada, arınmaktır
NAMAZ VE ZAMAN
Namaz ve zaman ruhumuzu okşar
Vakit, beş dilimde hakka münacat
Seccade ve insan iki garip dost;
Can dostun seccade, öper alnından!
Kalbe şifa veren merhemi, sabır!
DÜNYA FANİ
Dünya fani, hayat kısa,
Şu âlemde düşme yasa
Gelip geçer; keder, tasa
Boşa tüketme nefesin
Gitme peşinde hevesin,
Ah! Dizin, başın dövesin
Aşktır, hüsrandan korur seni
Düşme mihnete, vurur seni
Ancak, can dost sorar sen