Bedrettin KELEŞTEMUR

Tarih: 23.02.2026 17:16

ÖMER OLMAK

Facebook Twitter Linked-in

ÖMER OLMAK

Bedrettin KELEŞTİMUR

Ömer olmak, "ölmeden önce ölmek"

Nokta kadar şüpheyi sorgulamak!

Nefsi hevesleri yerle bir etmek

Hak bildiği yol; teraziden şaşmamak!

Dert ile dertlenmek, Ömer'in yolu...

Ömer, asrının ‘adalet ışığı...’

Var mı, günümde; o yolun aşığı?

Yangınıdır, ‘mum gibi erir yağı...’

Adalet aşkıdır, Ömer’in yolu...

 

BİLİR MİSİN?

Günah nedir, vebal nedir, bilir misin?

Masum nedir, mazlum nedir, bilir misin?

Ah çekenlerin, ‘ahını…’ duyar mısın?

Dağlarında kökleri var derinlerde!

İnsanın kökü başında, bilir misin?

Yanarım ben, köksüzlere yanarım

Otlar gibi sağa sola savrulana

 

RAMAZAN GELDİ...

Ramazan geldi, haneme şen geldi

İftar sofralarında, neşen geldi

Sahur vaktinde, ayrı bir güzellik,

Hayır ve hasenatta coşan geldi

Sahurda bereket, iftarda nusret

Gün boyu sabırda, şükrana hasret

Yedisinden yetmişine meserret

Hasretle iyiliğe koşan geldi

 

RAMAZAN AYININ MANEVİ ZIRHI

Ramazan ayının manevi zırhı,

Öyle bir koruyucu kalkan ki,

Cehennemden azad olma mührü,

Gönül kafesinde hissedersin!

Kalbi huzur, kalbi sükûn muradın,

O murada vasıl olma durağın!

Kâh imsak vaktidir, kâh iftar vakti...

Geceler, sükûtun sessiz çığlığı

Tesbih tesbih ruhuma işler zaman

Sabırla, tahammül çeker varlığı 

Kâmil insan olmanın özleminde...

Maveraya tebessüm eder düşler

 

AĞLARIM

Gece oldu mu, uykularım kaçar

Ağlarım geçen günahkâr ömrüme

İnşallah kapımı, dualar açar

Dualar, bedel olur mu ömrüme?

"Yarab! Rahmetin gazabını geçti"

Senden, yine sana iltica ederiz

 

GECELER...

Geceler, sükûtun sessiz çığlığı

Tesbih tesbih ruhuma işler zaman

Sabırla, tahammül çeker varlığı 

Kâmil insan olmanın özleminde...

Maveraya tebessüm eder düşler!

O düşerde, kedersiz güne uyanmak...

 

SÜKÛT İNLERMİŞ

Rüzgâr sert esermiş bizim illerde

Hoyratlar yeşermiş bizim dillerde

Derin vadilerin serinliğinde;

Sükût inlermiş bu ıssız yollarda

Fırtınalar, ruhumun derinliğinde

 

VATAN

Vatan imanla yükselen sevdamız

O sevda candır, kandır, terimizdir

Şan, şöhret, makamda yoktur adımız

Hak yoluna feda nefesimiz

Haram azık yolunda iz sürenler

Gaflet içinde hayat sürenler

Sürünür elbet yerlerde ihanet

İhanete her yerde öfkemizdir

 

ADIM

Yetmişine merdiveni dayadım

Dört mevsimi aynı ruhla boyadım

Kâh sabır, kâh ahde vefa adım

Tebessüm eden yüze selâm verdim

Gün doğarken, batarken imtihanım

Bir romana sığacak kadar anım

Seyrü seferdir hayatta imanım

Kâh şükür, kâh hakka şükrandır adım

 

KAPALI ÇARŞI

Kurulur tezgâhlar büyük özenle

Açılır her dükkân hayır duayla

Paylaşır yürek tartısı mizanla

Aşk ile şevk ile işine hayla

Layıktır şehre tarihim izanla

Işığı Elâzığ’ın doğasıyla,

Çarşımız tadını rengini taşır

Ak alınlar ter döker adaletle

Resmini çizer, bu gönül hasretle

Şarkısıdır, “dükkânlar karşı karşı”

İçinde eser şehrin latif rüzgâr

 

YAKARIŞ 

Dilimizde selâm, selât, yakarış 

Kederli dünyamıza karış karış 

Gece-gündüz demeden gayret, hizmet;

Anadolu'mun gözyaşına varış 

Deprem iki hece; ölüm kusan gece

Göçükte asıl kopan kıyamet nice 

Kızıl kerpetenler sığmaz avuca

Bedri hamiyetli ellerle yarış

CUMA SABAHI

(Akrostiş Şiir)

Cem eder gönüller, Cuma Sabahı

Uzanır güne, feyz-i ikramıyla

Minberden mihraba taşınır sükût

Âlemi rabıta eder şu gönül

Selâm günün vaktine, selâmete…

Asırların edep yürüyüşüne…

Birlik şuurunda, saf tutanlara…

Arifler, Sıddıklar, Şehitlerle bir…

Hür olmanın edep izzet menzilinde

İhlasla kıyamda durmanın hazzı

 

MALAZGİRT’TE BULUŞMAK

Malazgirt'te buluşmak, bir hoş seda

Bin yetmiş birden; bin dokuz yüz yetmiş bire...

Erhan Saraçoğlu, Arif Nihat Asya;

Ve ötekiler... Ruhumdan bir payda...

O seda, günümüzde yankılanır...

Hafızalarda... Hatıralarda... Yüreklerde...

Dede Nüzhed ile birlikte olmak...

Vatan sevdasının asırlara taşımak!

 

HER SABAH

Her sabah, yeni güne uyanırız

Her sabah, yeni bir başlangıçtır

Acaba, hangi renge boyanırız?

Filleri durduran kuşlar, kırlangıçtır!

Kaderi, kendimiz yazmış sanırız?

Ağır imtihanlardan sınanırız!

 

SEVGİNİN TARİFİ...

Beyaz gül, kırmızı gül

Utancın, al al rengi!

Şefkat, rahmet damlası

Ab-ı hayat bengi!

Sevgi, safi ve duru

Süt beyazı ahengi!

Şemse bak, nurdan rahle

Rahleye, düşer dengi!

İlahi Vecdi üstünde

Sema, yüreğime mihengi...

Sevgi, ‘tebessüm eder’

Tebessümü, ‘sadaka’ bil!

Sadakat ile kıyamda,

Hak içre bu tende can!

“Her insan bir âlemdir!”

Gözyaşı mürekkep gönül kalemdir

Güller arasında sevdam lalemdir


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —