Bedrettin KELEŞTEMUR

Tarih: 06.03.2026 17:26

SAVAŞ VE BARIŞ

Facebook Twitter Linked-in

SAVAŞ VE BARIŞ

Bedrettin KELEŞTİMUR

Barış ve Savaş; gündüz-gece gibi

Savaş, çözülemeyen gece gibi

İçinde kâbus dolu düşler taşır

Rüzgâr, vücuda inen kamçı gibi

Savaşı murat eden, ölüm taşır!

Sulh sükûnetle düşen yağmur gibi

Toprağın kokusu yüreğe taşır

İnsana bahar sevinci aşılar

 

SAVAŞ İLLETİ

Bu illete, zulme dur demeli...

İçinde yoktur, insanın emeli

Sinsi bir firakla sarsan temeli 

Firavun oyununa dur demeli

 

Tevhit yolundan kopan kopana

Gaflet pençesine düşen düşene

Hak bildiği yoldan sapan sapana

Şeytanın oyununa dur demeli

 

SAVAŞI RAMAZAN AYINA...

Savaşı, Ramazan ayında seçmek

Kalenin içinden gedikler açmak

Ayrılık tohumlarını saçmak!

Bu savaş; fitne, tefrika savaşı

 

"Böl, parçala, yönet" sinsi tuzağı

Basireti olmayan görmez uzağı

Kurulan tezgâh, keder, tutsak ağı!

Bu savaş; fitne, tefrika savaşı

 

21.NCİ ASIR

Yirmi birinci asır; esaret asrı...

Kimse demesin; liyakat, cesaret asrı?

Sulh ile korunan, maharet asrı

Tarihin en çetin, zorlu yılları

 

Bu asırda, Fatih olmak, Yavuz olmak

Asra hükümran, çetin ceviz olmak!

Kalpleri birleştiren havuz olmak

Tarihin en çetin zorlu yılları

 

ZALİMDİR...

İnsana değer vermeyen zalimdir 

Her cinayet bizde, elim bir vaka

Ağaç der; gövdemde nice dalımdır

Ağacın gövdesinden dalı kesen

Hayata değer vermeyen zalimdir

 

Kurmalı,

Saatleri kurmalı

Sohbet ehli canlarla

Söz meclisi kurmalı

 

BÖLMEK...

Yahudi'nin savaşında, "bölmek..."

Ortadoğu'yu, lime lime bölmek!

Hedefinde, "Büyük İsrail" olmak!

"Baharı yaşamadan solmak" derler,

Çizmenin altında gezinenlere!

Yazıklar olsun, ihanet edenlere...

Şer güçlerle ittifak edenlere...

 

UNUTMAK

Unutmak, gönül defterinden silmek

Tebessüm eden yüzünü saklamak 

Hatıraları birer birer silmek!

Unutmak! Hasretin yürek yangını

 

FİTNE

Fitne, son sürat dünyayı geziyor

Zulüm, nice mazlumları eziyor

Kâlem, kelâmı bırakmış yazıyor!

Özürlü baş, bedene yük olurmuş

Yüreksize şu dünya dar olurmuş

Candan yürekli, onurlu insanın,

Hali, duruşuyla ebrar olurmuş!

 

MÜSLÜMAN ACISINA YANMALI

Müslüman, Müslüman'ın acısına yanmalı

Hüsnü zan ile anılmalı...

Yüreğindeki acı, vahdete taşır!

Gözyaşı, acının üzerine merhem gibi

Yanarım için için İslâm diyarına...

N'olur, başını dik tut yarına...

 

AL YAPRAĞI ELİNE

Al yaprağı eline, rengine bak

Yeşili bahar, sarısı güz kokar

Üşüyen güneşi dalından kopar

Yıldızlarla birlikte göğsüne tak

 

MART AYI

Mart ayı, baharlara sefer ayı

Mart ayı, göçmen kuşlara balayı

Kanat çırpar ufkumdaki hülyalar

Çanakkale'de kutlu zafer ayı…

 

SAĞDUYU ÇAĞRISI

Sağduyu çağrısı sulha çağrıdır

Sulhtan kaçan bataklığa saplanır!

Şerre kürek çeken bizden gayrıdır,

Zulüm kendi belasına katlanır

 

BARIŞIN KENDİSİ YOK!

Barışın adı var, kendisi yok!

Gün boyu, yalana sürülmüş katık

Ucube her söz, nihayeti batık!

Zaman güğüm düğüm; kâbusa yatık

 

BARIŞIMIZ YOK

Sevgi yüreğinde, nefret arama!

Öfkeyle, nefretle, yarışımız yok

Kötü çığırlara, fırsat arama 

Fesatla, fitneyle, barışımız yok

 

SAVAŞ

Savaş; simsiyah kara bulut gibi

Akar, ‘âdem’e cehennem rüzgârı

Veyl onlara; kötü çığır açanlar

Akılsızlar bu âlemden yüzgeri

Şura ehliyle ister gönlüm sulhu

 

SAVAŞ

Savaş; en son çare, nefsi müdafaa

Savaşla yıkılır; şehirler, canlar

Çocuk, kadın, yaşlı; çığlık çığlığa…

Feryadı, düştüğü yerleri yakar

Ülkeni, insanını sulhla koru…

 

BARIŞI ARAMAK

Barışı aramak, soylu insan işi...

Sabırla hele biraz sıkarsan dişi!

Görürsün zalimin sunduğu aşı

Zehirle pişmiş aştan kavruluruz

Akıbeti meçhul halde soluruz

 

BARIŞTAN YANA 

Âlem, barıştan yana durulmadı

Barış için öfkeler durulmadı!

Bizden sonraya sual sorulmadı

Hiç kimse huzur için yorulmadı

Haksız yere her savaş cinayettir

İnsan katletme nasıl bir niyettir

Böyle bir romanın adı cinnettir

 

BARIŞ MI YOKSA…

Barış mı, yoksa savaş mı kazanır?

Rahmetten gazaba uzanır mı yol?

Mümbit toprak döner mi birgün çöle?

Sorular, kendi içinde kanıyor!

İnsan, savaşla ölüme yürüyor

Barış, gün ışığı gibi aydınlık...

Savaş, gece karanlığında yorgun...

 

Üzüm, iki gözüm, barışta, tadım

Bazen yaz sıcağı, bazen güz bağım!

Her mevsim kendi rengini nakışlar...

İnsandır, hikmete tutkundur adım!

Adımla kimliğim, akıldan kalbe..

Sabır ekseninde yürüsün derim!

Huzur dolu bir dünya hasbelkader

Barış iklimine yürüsün derim

 

BELALARI SAVARIM

Belaları savarım, infak ile ihlas ile 

Hayırlara neferim, hizmet ile himmet ile 

Cemre ol; havasına, suyuna, toprağına 

Yüreğimle çekerim derdini, çile ile

Kan damlar gözyaşımdan;

Vatan oy, millet oy, can oy

 

SAĞDUYU

Sağduyu, ‘ferasete’ çağrı gibi

İfrat, tefrik; her biri ağrı gibi

Kanayan bir yara olmasın derim!

Derdim, halkımın yanık bağrı gibi

 

Gakkomun şiddetten arınmış huyu

Fırat gibi çağlar, serinmiş suyu

Öfkenin ördüğü derinmiş kuyu 

Benlik duvarını yık da, gel gayri

 

Gakkom merttir, vefasında sefa var

Dostluğunda sımsıcak bir hava var 

Tebessümünde sanki bir deva var

İkilik yolunu yık da gel gayri


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —