Bedrettin KELEŞTEMUR

Tarih: 05.01.2023 16:52

ÜÇÜNCÜ YEREL BASIN KURULTAYI YAPALIM

Facebook Twitter Linked-in

ÜÇÜNCÜ YEREL BASIN KURULTAYI YAPALIM

Sıklıkla paylaşırım… Bir asrı dolduran Cumhuriyet Tarihinde kaç defa, ‘yerel basın kurultayı yapılmıştır…’ 2023 yılına girdiğimizde, ‘dünden bugüne yerel basınımızın durumu nedir?’

Her türlü haberin, bilginin geniş kitlelere ulaşmasını/ toplum vicdanında paylaşılmasını isteriz!

Hemen ifade edelim, “bilginin her türlü kirlilikten uzak doğal haliyle paylaşılması…” 

Bir yanda, asrımız için, ‘iletişim asrı’ diyeceğiz. İletişim Teknolojilerinin geliştiği bir asırda olacağız.

Gel görelim ki, ‘yerel basını ihmal edeceğiz’ Sükûtu hayale uğramak diye bir söz vardır değil mi?

Koskoca Cumhuriyet tarihimizde, “iki yerel basın kurultayı…” yapılıyor. Bu eksiğimizi hala niye görmeyiz! Bazı şeyler garibime gider.

Birinci Basın Kurultayı, “25-27 Mayıs 1935 tarihinde yapılacaktır…”

Her yıl yapılması düşünülen, ‘Basın Kurultayının ikincisi…’ ne zaman yapılacaktır?

Kırk yıl sonra, “19-21 Aralık 1975 tarihleri arasında İstanbul’da toplanacaktır!”

2. Basın Kurultayının üzerinden 48 yıl gibi bir zaman dilimi geçmiş… Hal böyle iken 3. Basın Kurultayını yapmamışız!

Şunun hemen altını çizelim, ‘yerel basın farklıdır…’ 

Kendi insanıyla içiçedir.

Üzerinde düşünüldüğü zaman, ‘şehrin edebi mahfili…’ 

Yaşadığımız şehirde, ‘bunu gördük’ Bizlerde bu şuurla hareket ettik.

Yerel Basının önemini biliyoruz. Özellikle de, ‘bilinmesini’ istiyoruz.

Bizler, ‘yerel basınımızı milli mücadelenin içerisinde kendi insanının değerleriyle bütünleştiğini…’ görüyoruz.  Gazi Atatürk’ün bilhassa isim babası olduğu gazeteler vardır; Sivas’ta; ‘İrade-i Milliye Gazetesi’ Ankara’da, sonra ismi “Ulus” olarak da değişecek olan, “Hâkimiyet-i Milliye Gazetesi…”  Gazi Atatürk’ün, “Vakit Gazetesinde mahlas isimle Hatay Meselesini konu alan 5 makale yazdıklarını…” biliyoruz.  Elâzığ İlimiz ’de, “Satvet-i Milliye Gazetesi…” Milli Mücadeleye destek veren önemli gazetedir. 

Gazetecileri, ’21 asrın vakanüvisleri…’ olarak da tanımlarım. 1975’lerden günümüze, Basın Camiasının içerisinde, ‘eğitimci-yazar olarak…’ gözlemim, Gazeteci yaşadığı şehrin, ‘hafızasıdır’

Kars’tan Edirne’ye kadar şehir kültürünü soluklayan bir Türkiye, ‘yerel basının her bakımdan güçlü ve nitelikli yayınlarıyla…’ geleceğe, ‘gayretli ufuklar açabileceğini…’ söylemek isterim.

Bizim, ‘teklifimiz’ birincisi Ankara’da (1935) ikincisi İstanbul’da(1975) gerçekleştirilen “Yerel Basın Kurultayının…” yapılmasıdır.

 

Basın Tarihi, bir bakıma insanlık tarihidir.

Bakara Suresi 31. Ayette şöyle buyrulur;

“Ve Âdem’e bütün isimleri öğretti, sonra eşyayı meleklere gösterdi.

‘Eğer sözünüzde samimi iseniz bunların isimlerini bana söyleyin’ dedi”

Rahman Suresi 3-4. Ayette ise şöyle buyruluyor;

“O insanı yarattı. Ona açık ve berrak şekilde düşünmeyi ve konuşmayı öğretti.” 

İnsan,  “düşünen, konuşan ve akleden sosyal bir varlık!”

İlk insanla birlikte, “okuma…” ve “yazma…” kültürü var mıdır?

Alâk Suresinde (1-5 ayet) şöyle buyrulur; “Oku yaratan Rabbin adına,

İnsanı bir kan pıhtısından yaratan! Oku, çünkü Rabbin sonsuz Kerem sahibidir.

(İnsana) kalemi kullanmayı öğretendir, insana bilmediğini belleten!” 

Hz. Âdem’e, “on sayfalık suhuf gönderildiğini…” biliyoruz.

Kur’an bizlerden; “ilim sahibi…” olmamızı, insanlığa faydalı olmamızı istiyor.

Tarih ve Medya sorularına vereceğimiz cevaplar, “bir kapı veya anahtar” niteliğindedir.

Medya, “Her çeşit bilgiyi bireye ve topluluklara aktaran; Eğlendirme, bilgilendirme ve eğitme gibi üç temel sorumluluğa sahip; görsel, işitsel ve hem görsel, hem işitsel araçların tümüne medya diyoruz.”  Önemli olan nedir; “Medyayı, doğru kullanmak…”

Kültürel dokuyu güçlendirerek kullanmaktır. Bir diğer ikinci önemli kavram; “Tarih Kavramı…”

Tarih, “İnsan topluluklarını, bu toplulukların yaşayışlarını, birbirleriyle ilişkilerini,

Kültür ve medeniyetlerini; ‘yer ve zaman’ göstererek,  ‘Sebep-sonuç ilişkisine’ dayalı olarak anlatan bilim dalıdır.”

Medya Tarihi incelenirken en önemli konu başlığı; “Basının Doğuşu ve Gelişimidir!”

Bütün bunlar,  “binler yılı…” içerisine alan tarihi bir süreçtir. Bizlerden önce yaşanan…” medeniyetleri bileceğiz? Her medeniyet, kendisinden bir sonraki medeniyeti mutlaka etkilemiştir.

Coğrafya üzerinde, “medeniyetler de” birbirlerini etkilemiştir. Bir kilit soru daha, “Basın Kavramı”

Basın, “Her çeşit haberi ve fikri, belirli aralıklarda basarak, Topluma ulaştıran tüm yayın ürünleridir.”  İlk insandan günümüze olan yolculuğumuzda, “Basın Kavramı…”

Veya “İletişim Kavramı…” ve dolayısıyla da, “Haber Kavramı…”

Bu kavramlar gerçekte, insanın; “öznesi…” olarak bilinir! İnsandaki, “öğrenme tutkularının…” bir bileşkesi olarak gözlemlenir. İnsanın sosyal bir varlık olduğunu söyledik. .olup bitenleri öğrenmek;

Kendi bilgilerini/ birikimlerini de bir başkasıyla paylaşmak isteyecektir.

İşte bütün bu ihtiyaçlar; “öğrenme merakı…” haberleşme eylemini doğurmuştur.

Bu bağlamda, “Haberleşmeyi…” nasıl tarif edebiliriz?

Haberleşme; “Biri alıcı, diğeri verici olarak nitelendirilen, iki kişi, iki taraf arasında, herhangi bir aracı olmadan yapılan haberleşmeye, “Doğrudan doğruya haberleşme” diyoruz.

Bu tür haberleşmenin başlıca özelliği, “yüz yüze” ve “sözlü” oluşudur.

Bu tür haberleşmenin, “yayılma alanı…” oldukça sınırlıdır.

Yazının icadıyla birlikte; “haberleşme eylemi” diğer kişilere veya “üçüncü şahıslara” aktarılması sağlanmıştır. Bu eylemin, tarihi birçok devrelerden geçerek günümüze gelindiğini;

Bugünkü anlamda, “dördüncü kuvvet…” dediğimiz, “Basının Doğuşunu” görüyoruz.

O halde, “Basın nedir?” sorusuna; “Haberleri toplama ve bu haberleri yayma aracı…” olarak da tanımlarız. Şunu söyleyebiliriz, “Basın, ilk insan topluluklarıyla yaşıttır.”

İlk insanla birlikte, “iletişim kavramının” var olduğunu söyledik. O halde, “İletişimi” nasıl tanımlarız?  İletişim; insanlar arasındaki düşünce ve duygu alışverişi olarak ele alınmaktadır 

İletişimin amacı, alan ve veren arasında bilgi, düşünce ve tutum ortaklığı yaratmaktır.  

Bir gazeteci, bir fert olarak; “İletişimin 4 ana kuralı” olduğunu söylemek isterim.

Bu kurallar bir bakıma, ‘iletişimin felsefesidir…’

Bu kurallar nelerdir? “Sevgi, dürüstlük, örnek olmak ve güven ortamı…”

Sağlıklı bir toplum anlayışı için bu dört temel faktör şarttır.  Basın tarihimizi inceleyiniz; Şehirlerimizde aydın hareketinin cazibe merkezleri, ‘gazeteler ve dergiler’ olmuştur. 

Bir gazeteci olarak; ‘insanımızı, şehrimizi ve de mesleğimizi seveceğiz’ 

Daha güçlü, daha duyarlı, daha katılımlı,  toplumun bütün katmanlarına ulaşabilecek bir yerel basın dileklerimizle…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —