Bedrettin KELEŞTEMUR

Tarih: 23.01.2024 18:32

VEFA ÖYLE BİR KAVRAM Kİ

Facebook Twitter Linked-in

VEFA ÖYLE BİR KAVRAM Kİ

Bedrettin KELEŞTİMUR

Bugünlerde en fazla ihtiyacımız olan öyle bir kavram var ki, 

O insana sımsıcak gelen kavrama bizler, ‘vefa’ diyoruz.

O kavram yaşandığı zaman/ veya hayata dokunduğu zaman,

Huzura eriyorsunuz, ‘sefa…’ buluyorsunuz!

Vefa, “(sevgide) bağlılık”

Vefalı insan, “güven ve emniyet duyulan kimse!”

Sevgi ve sadakat o kadar geniş bir yelpazeye sahip ki,

O yelpazede bizler, “İman ehlinin duruş kimliğini görebiliyoruz!”

Ey dost, “söz veriyorum vefalı duracağıma…”

O duruşta ki, “Alperen ruhunu özlüyorum!”

İnancımız, “İçinizde hayra çağıran ve hayırla yarışan bir topluluk olsun!”

Bu bizim inancımızın ortaya koyduğu bir felsefe…

Tarih şuurunun dayandığı temellerden birisi…

İnsanı yaşatmanın ulvi gayelerinden birisi…

İnsanı, ‘kimliğiyle buluşturmanın’ yegâne hedeflerinden birisi…

Sevgiyi ve saygıyı inşa etmenin erdemli hareketlerinden birisi…

İnsani değerlerle buluşmanın eylemlerinden birisi…

Çırpınırdın Karadeniz’i bilirsiniz… Oradaki mısralarda, ‘vefa bir özge şuurdur’

“Ayrı düştüm dost elinden

Yıllar var ki çarpar sinem

Vefalı Türk geldi yine

Selâm Türk’ün bayrağına!”

“Selâm Türk’ün bayrağına…” mısraı o kadar derin bir felsefeye sahip ki;

“Sözünde duran, vadettiklerini yerine getiren sadıkane bir dost!”

Vefa bizim inancımızda, “Yaratıcıya itaatle başlayan kutsi adımda, aile, akraba, yakınlar, dostlar, arkadaşlar ve bütün varlık âlemiyle sadakat temelli bir rabıta kurmaktır!”

Fuzuli’yi dinleyelim; “Her kimden vefa istediysem ondan cefa gördüm; kimi gördüysem vefasız dünyada, onun vefasızlığını da gördüm!”

Yazılan onlarca hayat romanında en çok nelere şahit olmaktayız, ‘vefadan uzaklaşan yüzler…’ 

Vefasızlığın, bir ömür boyu süren, ‘baş ağrıları…’

Cemil Meriç, “Karakter ne kadar kuvvetliyse, vefasızlığa o kadar az kabiliyetlidir!”

Vefasızlık karşısında, o kadar çok öyle sosyal, psikolojik depremler yaşadık ki, bunu tarif etmenin imkânı yok… Asırlarca Anadolu insanının gönüllerinde taht kuran, bu milletin ‘vefalı dostu…’ Mevlana ne diyorlar; “Vefasızlara gitme, onlar birer yıkık köprüdür!”

“İnsanım Ben!” şiirimizde şöyle diyoruz;

“İnsanım ben, yüreğimin sesinde!

Doğduğum gibi yaşamak isterim

Hayır, hayır; nefsimin pençesinde

Günahlardan kurtulmak isterim

Saf, duru, temiz, berrak su sesinde

Hayata özgürce akmak isterim

Ak, mavi, yeşil renklerin hasında;

Gülistan şehrini görmek isterim!”

Hz. Ali (kv.), “Kimseden vefa görmesem de, vefa göstermeye devam edeceğim!”

Vefa da, ‘insana hizmet…’ olduğu ölçüde de, ‘insanı yaşatmak…’ şuuru vardır.

Bu köşemizden, Fırat Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fahrettin Göktaş’a bir teklifimiz olmuştu;

“Fırat Üniversitesi Kampüsüne üç kapıdan giriliyor. Bu kapılara tarihi şahsiyetler; Çubuk Bey, Belek Gazi ve Fahrettin Karaaslan’ın isimlerinin verilmesi…” 

Bu teklifimizde, “bu milletin tarihi ve efsanevi kahramanlarına/ veya şahsiyetlerine ahde vefa duygusunun yaşatılmasıdır!” 

Tarihi ve kültürel köprülerin kurulması, o köprülerin ihya edilerek genç nesillere anlatılması kadar güzel bir şey olabilir mi?

Bu köşemizde, “Av. Fikret Memişoğlu’nun isminin eski Elâzığ Öğretmen Evi’ne verilmesi…”

Sadi ne diyorlar, “Bülbülden vefa ummayın; çünkü her dem başka bir gül üzerinde öter!”

Vefa da, ‘samimiyet, dürüstlük, hakkaniyet, kalıcılık, güvenilir olmak…’ gibi hassasiyetler gözetilir.

Ahmet Bin Kays, “Cömertlik olmayınca malın, vefa olmayınca arkadaşın hayrı yoktur!”

Siyaset için sıklıkla ne deriz, “siyasetin zemini kaygandır…” O kaygan zeminde siyasetin dostluğuna güvenemezsiniz. Gün gelir, ‘ikbal kapıları…’ vefa duvarlarını yıkabilir.

 Necip Fazıl, “Sevgilerin en büyüğü; bir ömür boyu sürendir. Vefasızlığın en büyüğü; sevdiğini terk edendir!” 

İnsan bu dünyada yaşadıkça nelerle karşılaşmıyor ki?

Mevlana ne diyorlar; “Dostlarını daima vefa ile hatırla can! Arayan sen ol, bulan sen; tanıyan sen ol, kucaklayan sen. Kula vefası olmayanın Hakka vefası olmaz!”

Mesela, “Ata dostlarını ziyaret bir vefadır!”

İnsanların sözlerini korumaları bir vefadır

İnsanların günahlardan kaçmaları Hak katında bir vefadır!

Ra’d Suresi 20.nci ayette şöyle buyrulur; “Onlar, Allah’a verdikleri sözü kesinlikle yerine getirirler; verdikleri sözden dönmezler!”

Nefsimizle, hevesimizle, dünyanın gelip geçici menfaatleri uğruna, “Hakk’a verdiğimiz sözü az bir bedelle satmayacağız!”

Ahde Vefa da neler vardır, “emanetleri ve verdiğimiz sözleri korumak…” 

En kutlu yolculuk, ‘gönüllerde yaşayan yolculuktur’ 

Vefalı dost sizlere, ‘sadece gönül gözlüğü ile bakar…’ 

O gözlerde, ‘gaye, ufuk, esenlik, hoşgörü, insana huzur ve güven veren bir eda vardır’


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —