Bedrettin KELEŞTEMUR

Tarih: 02.01.2026 20:04

YENİ YILA (DÖRTLÜKLER)

Facebook Twitter Linked-in

YENİ YILA (DÖRTLÜKLER)

Bedrettin KELEŞTİMUR

Yıllar, biçe biçe geçer ömürden

Geçmiş yıllardan, sürgün yemiş gibi

Zaman düşe kalka geçer ömürden

Şu günler artık, yorgun düşmüş gibi

Kışın soğuğu içimize işler

Karakış içimize çökmüş gibi

 

YENİ YILA

Yeni yıl, ömrün gökkuşağı olsun

Seni saran ihlas kuşağı olsun

Dostlarla erdemli bir bağı olsun

Olsun, sevgiden gözyaşı damlasın

Gözyaşı, kalbi yumuşatan imlasın

 

GEÇMİŞİN MUHASEBESİ

Geçmişin muhasebesini yaptım

Gönlüme bahardan bir çelenk yaptım

Yeni yıla, kardan kartpostal yaptım

Umutlarımı geleceğe sakladım

Bugün her türlü hüznü yasakladım

 

GÜZEL DÜŞÜN

Güzel düşün, düşlerin gül koklasın

Sevgi harmanında kalbin yoklasın

Güzel düşlerde umutlar yeşerir

Umutlar, sabırla bizi beklesin

Yeşeren umutlar, baharı saklasın

Hep içimizde, baharı saklasın

 

DOSTLA MUHABBET

Dostla muhabbet ne mübarek şeymiş 

İçimizi aydınlatan dolunaymış

Zaman niye çorak, şimdi anladım!

Sohbetsiz günlerde nakışlar kaymış

Sevgiyi yoğuran bakışlar kaymış

 

YENİ YIL

Yeni yıl, karla, donla karşıladı

Beyaz örtüsüne büründü dünya

Rahmetin essin yurdumun üstünden

Duru bir çehreyle göründü dünya

Selâm verdik sağa, sola, âleme

Takvimden bir yaprak düştü kaleme

Çoğu gitti azı kaldı, şu ömrün

Zahmeti, çilesi kaldı şu ömrün

 

MALAZGİRT

Malazgirt diyarından selam olsun

Yeni yıla fütüvvet aşkıyla gir

Harput, Muş, Ahlat’tan selâm olsun

Yeni yıla, tarihin aşkıyla gir

Vuslat şarkısıdır bize ülküler

Ülküler, şu ömrün bestesi bize

 

YENİ YILA

Ayaza çekmiş geceyle, ‘yeni yıla’

Merhaba derken, ‘üşümesin ülkem’

Yüreklere, ‘umutla’ yeni yıla;

Ah! Işıkları üşümesin ülkem… 

 

YENİ YILA

Yeni Yıla; her sözü niyet bilir

“Hayra niyet et ki, hayır bulasın!”

Hak Yolu, ‘ümit…’ şanlı bayrak bilir;

İman bize, ‘derde deva’ bulasın

 

YENİ YILDA

Yeni Yolda, ‘elimden tutsun adalet’

Adaletle kol kola verir, asalet

Gözyaşı, ‘gönlü düşürmesin yere’

Her yüreği, ‘dost gözüyle ihya et’

 

YENİ YILA

Yeni Yılda, ‘yeni sayfa’ açalım!

Tarihe, ‘yeni ufukları’ yazalım

Bir akıl, bir yürekle yürüyelim

Dağlar geçit vermezse yollar açalım!

Niyetler halis, sevda bir olunca

Gaye-ufuk-insan aşkla dolunca

Atiye, ‘hasret köprüsü’ kuralım

Erdemli insandan sual edelim!

 

YEDİ BAŞAK VEREN

Kıyama kalkar su, huşu içinde

Dökülür deryaya, koşu içinde

Damla damla akan gözyaşı değil;

Yedi başak veren düşü içinde

 

Yeni nesil ümit dolu, hınç dolu

Sana rehber olsun ecdadın yolu

Oğuz’un Kayı, Kınık, nice kolu

Domaniçler sürgün versin yeniden

 

İKİBİN YİRMİ ALTI YILINA

İki bin yirmi altı yılına girdik…

Bir yılı daha yüreğimize sardık

Sarıldık bizler, dua girdabına!

Bu dünya, ‘girdaptır’ çıkmaya vardık!

Gönül çıramızı yakmaya vardık…

 

YENİ YILA MERHABA

Dün geçti, bir koca tarih oldu

Sevabı, günahıyla sarih oldu

Aynaya düşen, ya kızıl, ya mosmor,

Gün batarken ah, ufuk merih oldu…

Şair, envarı teşbihte, mahir oldu

 

YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK

Yeni eserler, yeni kitaplar…

Yeni bir yıl, yeni dönem...

Yeniçağ, yeni bir siyaset...

Yeni bir sayfa, yeni bir gün…

Yeni bir şeyler söylemenin zamanı

 

YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK

Yeni yılda, yeni şeyler söylemek

Hasretini çektiğimiz ufuklar

Usanmadan, yeni şeyler dilemek

Işıl ışıl doğsun bize şafaklar

Bugün, dünden daha ileri yürü

Alınlarda ışıldasın ilmin nuru

 

ÜŞÜMEK

O kadar çok özledim ki, karı, kışı...

Yüreğimi ıslatır, gönül alkışı

Ne zaman kara trenin kalkışı?

Murat vadisinde ufku özledim

Karın üstünde kestane közledim

Yürümek istedim, tipiye doğru

Başlar mı, sağımda solumda ağrı

Üşümek... birazda hakkımız olsa

 

İKİ BİN YİRMİ ALTI…

İki bin yirmi altı, doludizgin;

Karla, tipiyle, fırtınayla geldi

İnsanımız ne mahcup, ne de üzgün!

Yeni yıla, yürek bakışıyla geldi

O bakışlar, ufukta hep süzülsün 

Çözülmeyen, bilmeceler çözülsün!

 

ŞÜKÜRLER OLSUN

Şükürler olsun, gökten rahmet iner

Dünyanın rengi, dirilişe döner 

Toprağın buğulanan kokusunda,

Göğsüme bir huzur bir güven siner

İçimdeki fırtınalar diner

 

RIZKIMIZA KEFİL

Rızkımıza kefil, yüce Yaratan

Nedir, içinizde şüpheleri aratan?

"Haddini bilen, Hakka yakın olur!"

Ey akıl, vücudunun akıncı beyi!

Olmuşsun şu dünyaya derebeyi!

Görmez misin içindeki harabeyi?

"Kendin ol!" Hakka yakın, vuslata er!

 

SOSYAL MEDYADA

Sosyal Medyada cümle âlem kışı paylaşır

Beyazlara bürünmüş güzel vatanımı

Bir güzel ahengi, güzel dilekle söyleşir

O dileklerde hep düşünürüm anımı

Bir akıl, bir yürekte işlerim kolaylaşır

 

MÜŞFİK BİR DOST

Sen, müşfik bir dostsun zihnimi açtın

Takva yolu tuttun, haramdan kaçtın

"Arkadaşının yolu üzerinde"

Nice amansız geçitlerden geçtin

 

DÜNYA

Dünya her anıyla cihat meydanı

Her karış toprağı mescit sana

Her nefes alış-verişin ibadet

Ehli sufi gözüyle gör meydanı

Âleme nankör olma, sor meydanı

 

TEVHİT BOYASI

Bizim tek boyamız, tevhit boyası

Gecemiz, gündüzümüz vuslat rüyası

Niyet et sen hayra, alametine

Çalınmazsa hak yoluna mayası;

Münafıkın çıkar birgün foyası...

 

ORTADOĞU…

Ortadoğu'nun bir başka yüzü 

Karanlık gözelerden akan suyu 

Tarihin sükût etmediği yüzü

Kan ve irinle beslendiği suyu

Suları kaynar, ta derinden yine

Çeker dünyayı, oyundan oyuna 

Kin, nefret, öfkenin atlıları…


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —